Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/1670 E. 2026/4449 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1670
Karar No
2026/4449
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/176 E., 2024/11 K.

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Kadastro sonucu; Kars ili, ... ilçesi, ... köyü 1 12... parsel sayılı taşınmazın 05.05.2006 tarihinde mera olarak sınırlandırıldığı, komisyon tespitine itiraz edilmesi sonucunda ... Kadastro Mahkemesinin ret kararı vermesi üzerine 12.08.2008 tarihinde kesinleştiği; 1 12... parsel sayılı taşınmazın senetsizden ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edildiği ve 05.05.2006 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Davacı vekili; ... köyü 1 12... parsel sayılı taşınmazın davalı Hazine adına, 1 12... parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına kadastro çalışmalarında tespit ve tescil gördüğünü ancak taşınmazların davacıya ait olduğunu ileri sürerek davaya konu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiş; keşifteki beyanında, dava konusu 1 12... parsel yönünden davadan feragat ettiğini bildirmiştir.

Davalı ...; 47 parsel sayılı taşınmazın adına kayıtlı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin 04.03.2020 tarihli ve 2015/138 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararı ile; dava konusu 1 12... parsel sayılı taşınmaz yönünden feragat nedeniyle, 1 12... parselin davalı ... adına kayıtlı olmadığı gerekçesiyle husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile; tapu iptali ve tescil davasının tapu malikine karşı yöneltilmesi gerektiği, davacının dava dilekçesinin sonuç kısmında davalı parsele yönelik husumetin davalı ...'ya yöneltildiğinin açıkça belli olduğu, bu hususun maddi hata kapsamında değerlendirilemeyeceği ve HMK'nın 124. maddesi uyarınca tarafta iradi değişiklik kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 17.05.2023 tarihli ve 2021/7916 Esas, 2023/2645 Karar sayılı kararıyla; davacı vekilinin 09.09.2015 tarihli 1. celsede "her ne kadar davalı ...'yı davalı olarak göstermiş ise de gelen tapu kayıtları itibariyle dosyadaki davalımız her iki taşınmaz yönünden de Maliye Hazinesidir, dava dilekçemizdeki maddi hatayı bu şekilde düzeltiyoruz" şeklindeki beyanı ve kayıt maliki Maliye Hazinesinin davada taraf olarak yer alması göz önüne alındığında Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 124. maddesinde de belirtildiği üzere hasmın yanlış gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığı ve anılan Yasa hükmünün gerçekleştiğinin kabulü zorunlu olup yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda taraf teşkili sağlandığına göre Mahkemece davanın esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilerek karar bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozmaya uyulmak suretiyle dava konusu taşınmaz üzerinde (A) ile gösterilen kısımda tarımsal faaliyetin var olduğu, ekonomik amacına uygun olarak davacı tarafça kullanıldığı ve davacı tarafın zilyetliğini aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla sürdürdüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, (B) ile gösterilen kısımda ise tarımsal faaliyetin olmadığı, uzun yıllardan beri toprak işleme yapılmadığı, sadece otunun biçilmesi ve hayvanların otlatılması şeklinde yararlanıldığı ve davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetlikle edinim koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle bu alana ilişkin olarak açılan davanın reddine karar verilmiş, ek olarak davalı ... Kişiliğine karşı açılan davanın, eldeki davada anılan tüzel kişiliğin davalı sıfatı olmadığından pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usul ve kanuna ve bozma kararının gereklerine uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin “j” bendi gereğince temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2026/1670, K. 2026/4449, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2026-1670-e-2026-4449-k-d54a16c8ce8f