Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/1492 E. 2026/1951 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1492
- Karar No
- 2026/1951
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2011/293 E., 2014/47 K.
Mahkemece verilen karar, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu, ... ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 18... ve 19 parsel sayılı 1.294, 52... ve 9.067, 92... yüz ölçümündeki taşınmazlar, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle; 1 18... parsel ... adına, 1 18... parsel ... adına; 1 18... parsel sayılı 2.451, 53... yüz ölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına, 1 18... parsel sayılı 6.845, 70... yüz ölçümündeki taşınmaz tapu kaydı nedeniyle ... adına tespit ve tescil edilmiştir. 1 18... parsel sayılı taşınmaz 14.10.2008 tarihinde taksim sonucu ... oğlu ... adına tapuda devir edilmiştir.
Davacı ... vekili; dava konusu 1 18... , 16, 19... parsel sayılı taşınmazların kadastro çalışmaları sırasında hatalı olarak davalılar adına tescil edildiğini, taşınmazın Hazine adına tapuda kayıtlı olduğunu, tapu kaydının kadastroda uygulanmadığını ileri sürerek taşınmazların tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. Davalılar cevap dilekçesi sunmamışlardır.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı Hazinenin dayanak tapu kaydının sınırlarının dava konusu taşınmazlara uymadığı, davacı tarafın iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ne var ki; Mahkemece, davacı Hazinenin iddiasını ispatlayamadığı kabul edilmek suretiyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve uygulama hükme yeterli bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece, öncelikle davacı Hazinenin dayandığı 31.12.19 37... sıra numaralı tapu kaydı tesisinden itibaren tüm tedavülleri ve (köy, mahalle, mevki, cins, sınırlar, yüz ölçümü, malik, hisse, geldi, gitti ve revizyona ilişkin tüm bilgileri içerir ve okunaklı şekilde) varsa tesis ve ifraz haritaları ile birlikte mahalli Tapu Müdürlüğünden (eski yazı tapu kayıtları varsa ... Genel Müdürlüğü Arşiv Dairesi Başkanlığından) ayrı ayrı sorulup getirtilerek dosyasına konulmalı, tapu kaydının revizyon durumu araştırılmalı, revizyon gördüğü taşınmaz ya da taşınmazların bulunduğunun anlaşılması halinde bu taşınmazlara ait kadastro tespit tutanaklarının onaylı örnekleri, taşınmazların kadastro tespiti kesinleşmiş ise tedavüllü tapu kayıtları ve revizyon gördüğü taşınmazlar ile bu taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösteren birleşik kroki getirtilmeli, dava konusu taşınmazların sınırında bulunan 1 18... , 18, 59... parsel sayılı taşınmazlara ait kadastro tespit tutanaklarının onaylı örnekleri ile varsa taşınmazlara uygulanan tapu veya vergi kaydı gibi dayanak belgeler, taşınmazların kadastro tespiti kesinleşmiş ise tedavüllü tapu kayıtları, hükmen kesinleşmiş olmaları halinde ise dava dosyaları getirtilip dosya arasına alınmalı, dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra mahallinde elverdiğince yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları, ziraat mühendisi bilirkişi ve teknik bilirkişinin katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır.
Yapılacak keşif sırasında, davacının dayandığı tapu kaydı ve 1 18... parsel sayılı taşınmaza revizyon gören tapu kaydı ile yapılacak araştırmaya göre varsa tapu kayıtlarının haritası/krokisi uygulanıp kapsamları 3402 sayılı Kadastro Yasası'nın 20/A maddesi uyarınca belirlenmelidir. Tapu kaydının haritası/krokisi yoksa, zemine uygun değilse veya uygulama kabiliyeti yok ise bu durumda tapu kaydının sınırlarına itibar edilmeli, bu amaçla dayanak tapu kaydı tesisinden itibaren tüm tedavülleriyle okunup kayıtta yazılı hudutların yerel bilirkişilerce zeminde gösterilmesi istenilmeli, yerel bilirkişilerin zeminde gösterdiği hudutlar teknik bilirkişiye harita üzerinde işaretlettirilmelidir. Kayıtta yazılı olup yerel bilirkişiler tarafından zeminde gösterilemeyen hudutların tespiti için davacıya tanık dinletme imkanı sağlanmalı ve bu suretle kaydın kapsamı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmelidir.
Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldığı, öncesinin mütegayyip eşhastan kalan yerlerden olup olmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalıdır. Yerel bilirkişi ve tanıkların kayıtların uygulanması ve taşınmazların tasarrufu hususundaki beyanlarının zemine uygunluğu komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, teknik bilirkişiden uygulanan kayıtların hudutları ile kapsamını belirtir, keşfi takibe imkan verir gerekçeli kroki ve rapor alınmalıdır. Ziraat mühendisi bilirkişiden taşınmazların tarımsal niteliğini bildiren, komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde toprak yapısı, eğimi, bitki desenini açıklayan, taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş ve sınırları işaretlenmiş fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Yukarıda değinilen hususlar göz ardı edilip eksik araştırma ve uygulama ile karar verilmesi doğru değildir.
Açıklanan nedenlerle davacı ... vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Davacı ... harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın Boğazlıyan 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 11.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.