Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/751 E. 2026/842 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/751
Karar No
2026/842
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/62 E., 2024/176 K. ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN (2010/427 E.) DAVADA BİRLEŞTİRİLEN (2010/427 E.) DAVADA

Asıl ve birleştirilen dava, ehliyetsizlik ve muris muvazaası hukuki sebeplerine dayalı terekeye iade, olmazsa pay oranında tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Asıl ve birleştirilen davada davacılar; muris babaları ...'in akıl sağlığından yoksun olduğu dönemde mirastan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak dava konusu taşınmazlarının satışı için dava dışı oğlu ...'i vekil tayin ettiğini, ...'in de murise vekâleten İzmir ili, Bornova ilçesi, ... Mahallesindeki dava konusu 2, 3 ve 4 nolu bağımsız bölümleri davalılar ... ve ...'a sattığını, ...'ın sonradan 3 ve 4 nolu bölümleri davalı ...'a sattığını, davalıların vekil ... ile işbirliği içerisinde ve kötü niyetli olduklarını, murise vekâlet tanziminde okuma yazma bildiği hâlde parmak bastırıldığı, satış bedellerinin ödenmediği ve dükkan kiralarının mirasçılara paylaştırılmaya devam ettiğini ileri sürerek davalılar ... ve ... adına kayıtlı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile murisin mirasçıları adına tescilini, olmazsa miras payları oranında davacılar adına tescilini istemiş, murisin terekesine temsilci olarak ... atanmıştır.

Davalılar; murisin işlem tarihlerinde fiil ehliyetini haiz olduğunu, satışların gerçek olduğunu, davalı ...'nin taşınmazı aldıktan sonra murisin dava dışı kızı ...'ye kiraladığını, davalı ...'un da iyi niyetli 3. kişi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.02.2016 tarihli kararıyla; dava konusu taşımazların mülkiyet durumuna göre davacıların payları oranında açtıkları davanın TMK'nın 701. maddesi uyarınca dinlenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacılar vekilinin temyizi üzerine Dairenin 11.11.2019 tarihli ve 2016/12122 Esas, 2019/5757 Karar sayılı kararıyla; Adli Tıp Raporuna istinaden murisin işlem tarihinde fiil ehliyetini haiz olduğunun tespit edilmesi karşısında ehliyetsizlik hukuki sebebi yönünden davanın reddinin isabetli olduğu, ancak muris muvazaası hukuki sebebine dayalı araştırma ve inceleme yapılmadığı, tanıkların yeniden dinlenerek murisin iradesinin araştırılması gerektiği gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.

Dosyaların devri sonrasında İzmir 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bakkal işleten ve maddi durumu iyi olan murisin taşınmaz satma nedeni bulunmadığı, satışların mal kaçırma amacıyla yapıldığı, kolluk araştırması ve tanık beyanlarına göre davalıların vekil ... ile yakın arkadaş olduklarının ve birbirlerini tanıdıklarının anlaşıldığı, iyi niyet savunmalarına itibar edilmediği, ödeme savunmasının ispatlanmadığı, satışlardaki amacın taşınmazların dava dışı oğul ...'de kalmasını sağlamak olduğu, bedel ile gerçek değer arasında fark bulunduğu, ehliyetsizlik hukuki sebebi yönünden davanın reddine dair önceki kararın temyiz aşamasında kesinleştiği gerekçesiyle ehliyetsizlik hukuki sebebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, asıl ve birleştirilen davalarda muris muvazaası hukuki sebebine ilişkin pay oranında tapu iptali ve tescil isteminin ise kabulüne karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar asıl ve birleştirilen davalarda davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, özellikle muris muvazaası hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil davasında davacıların miras payları oranında iptal tescil hükmü kurulduğu anlaşılmakla; asıl ve birleştirilen davada temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usule, kanuna ve bozma kararının gereklerine uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA, 1.750,85 TL bakiye onama harcının temyiz eden asıl davada davalı ...'den alınmasına, 3.571,18 TL bakiye onama harcının temyiz eden birleştirilen davada davalılar ... ve ...'dan alınmasına, Dosyanın İzmir 24. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 09.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/751, K. 2026/842, T. 09.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-751-e-2026-842-k-03c77b19f5e8