Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/6184 E. 2026/4347 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6184
- Karar No
- 2026/4347
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/121 E., 2025/74 K.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Kadastro sonucu, ... ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 79... parsel sayılı 59.3 60... yüz ölçümündeki taşınmaz, tapu ve vergi kaydı nedeniyle ... ... adına tespit ve tescil edildikten sonra 30.06.2000 tarihinde satın alma nedeniyle ... adına tescil edilmiştir. Aynı yer çalışma alanında bulunan 79... parsel sayılı 32.461, 03... yüz ölçümündeki taşınmaz ise hükmen ... ve müşterekleri adına 1999 tarihinde tescil edilen 79... sayılı parselden ifraz edilerek ... ve ... adına tescil edilmiştir. Davacı ...; çekişmeli taşınmazların dere yatağı olduğu iddiasına dayanarak tapu iptali ile adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Davalılar vekili; dava konusu taşınmazlardan 79... parsel sayılı taşınmazın ... Kadastro Mahkemesinin 1995/44 Esas ve 1998/35 Karar sayılı ilamı ile tescil edildiğini, davada Hazine ile davacının mirasbırakanı ... ’in taraf olduğunu, taşınmaz açısından davanın kesin hüküm oluşturduğunu; dava konusu 79... parsel sayılı taşınmazı, davalı ...’in tapu kayıt maliki ... ... adındaki şahıstan tapuya güven ilkesine dayalı olarak kadastrodan sonra satın aldığını, taşınmazlara davalı tarafın zilyet olduğunu, dava konusu taşınmazlara uzak mesafede bulunan küçük çay yatağının ... Genel Müdürlüğü tarafından değiştirilerek çay yatağının taşınmazı ikiye bölecek şekilde taşınmazdan geçirildiğini, çay yatağının baraj tahliye kanalına çevrildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 12.12.20 19... /4352 Esas, 2019/8383 Karar sayılı kararı ile, “Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın hüküm için yeterli olmadığı, çekişmeli 79... parsel sayılı taşınmaza revizyon gören tapu kaydı-vergi kaydı ile çekişmeli 79... parsel sayılı taşınmazın tesciline esas ... Kadastro Mahkemesinin 1995/44 Esas, 1998/35 Karar sayılı ilamın krokisi usulüne uygun şekilde mahallinde uygulanarak taşınmazları kapsayıp kapsamadığının belirlenmesi, Kadastro Mahkemesindeki davanın kesin hüküm olup olmayacağının değerlendirilmesi, taşınmazlar başında yeniden keşif yapılarak 3 kişilik ziraat mühendisi ve 3 kişilik jeolog bilirkişi kurulundan taşınmazların toprak yapısını, niteliğini, zirai durumunu, sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, fiilen kullanılan kanal ve yol bulunup bulunmadığını, taşınmazların imar-ihyaya konu olmaya başladıkları ve imar-ihyanın tamamlandığı tarihi, taşınmazların önceki ve şimdiki niteliğini, dere yatağı niteliğinde olup olmadıklarını, dere yatağından kazanılıp kazanılmadıklarını, halen aktif dere yatağında kalıp kalmadıklarını, aktif dere yatağında kalmıyorsa derenin etkisi altında kalan yerlerden olup olmadığını bildirir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği" belirtilerek karar bozulmuştur.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... Kadastro Mahkemesinin 1995/44 Esas ve 1998/35 Karar sayılı kararının eldeki dava için kesin hüküm niteliği taşıdığı, davacı Hazinenin dava konusu taşınmazların kadastro çalışmaları öncesinde aktif dere yatağı içerisinde kaldığı yönündeki iddiasının ispatlanamadığı, dava konusu taşınmazların içerisinden geçmekte olan dere yataklarının ... tarafından baraj suyunun tahliyesi amaçlı olarak yapılan kanal çalışmaları sonrasında dava konusu taşınmazlardan geçmeye başladığı, dere yatağının ... tarafından yapılan kanal çalışmaları sonrasında davalının mülkiyeti altındaki taşınmazdan geçerek taşınmazın bir kısmını dere yatağı haline gelmiş olmasının parsel maliklerinin, dere yatağı haline gelen kısım üzerindeki mülkiyet haklarının kendiliğinden sona ermesi sonucunu doğurmayacağı, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 708. maddesi hükmünün de uygulama alanı bulunmadığı gerekçesiyle çekişmeli 79... parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan davanın kesin hüküm nedeniyle reddine; çekişmeli 79... parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Mahkemece verilen karar, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R- Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usul ve kanuna ve bozma kararının gereklerine uygun olan kararın ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunun değişik 13. maddesinin “j” bendi gereğince davacı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 21.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.