Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/59 E. 2026/3721 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/59
- Karar No
- 2026/3721
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/808 E., 2024/1601 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/211 E., 2023/102 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -KARAR- Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. ... ili, ... ilçesi, ... Köyü çalışma alanında bulunan 1 35... parsel, 1 35... ve 1 35... parsel sayılı taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/7 payla ..., 6/7 payla ... adına tescil edilmiştir. Tefriken gelen dosyada; ... oğlu ... tarafından ... aleyhine açılan davaya asli müdahil olan davacı ... ..., satın almaya dayanarak tapu iptal ve tescil talebinde bulunmuştur. Birleştirilen davada davacı ... oğlu ... ... oğlu ... aleyhine satın almaya dayanarak dava açmıştır. Davalılar; davacıların senette daktilo ile yazılı bölümde isimlerinin bulunmadığını ve dava konusu taşınmazlarda hak sahibi olmadıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince; birleştirilen 2016/1 54... /53 Karar sayılı dosyasında; davacının dava dilekçesi ile 1 35... ,3 52... parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının iptali ile 07.08.1999 tarihli harici satış senedindeki hisse oranında adına tescili ile ayrıca 352 parselin davalı adına olan tapu kaydının iptali ile 800 m²'sinin 352 parselden ifrazı ile kendisi adına kayıtlı aynı yer ... nolu parsele tevhidine karar verilmesini istemesine karşın 08.09.2021 tarihli keşif zaptına geçen beyanında; birleştirilen 2016/1 54... /53 Karar sayılı dosyada yalnızca 1 35... parsel sayılı taşınmazın batı yönünde kalan ... nolu parsele kadar uzanan ve iki yol arasında kalan yeri dava konusu ettiğini, 1 35... ve 354 parsel sayılı taşınmazlardan hiçbir talebi olmadığını belirtmiş olup bu beyanın talebini daraltma niteliğinde, feragat mahiyetinde olduğu, davalı ...’un 08.09.2021 tarihli keşif zaptına geçen ve yargılamanın 11.10.2022 tarihli celsesindeki beyanlarında asıl davayı ve birleştirilen davayı kabul ettiğini beyan etmesine karşın birleştirilen dosya davacısının keşif zaptına geçen ve talebinin daraltmasına yönelik feragat kabul edilen beyanı önce alındığından ve feragat davaya son veren taraf işlemi olduğundan davalı ...'in sonra ulaşan beyanına itibar edilmediği, birleştirilen dosya davacısının 352 parselin batı yönünde kalan ... nolu parsele kadar uzanan ve iki yol arasında kalan yere ilişkin talebine ilişkin yapılan değerlendirmede; birleştirilen dosya davacısı ... oğlu ...'un dava konusu yeri kadastro tespitinden en az 20 yıl evvel kendi adına kayıtlı ... parsele yaptığı evin bahçesi olarak tel örgü içine almak suretiyle kullandığı, zilyetliğinin malik sıfatıyla ve ekonomik amaca uygun zilyetlik olduğu, dava konusu yeri satın aldığı belirtilen ... ..., ... oğlu ... ile ... ...'un ise dava konusu yeri hiç zilyetliklerinde bulundurmadıkları, asıl dava yönünden yapılan değerlendirmede; dayanak köy senedine konu yeri ... ..., ... oğlu ... ile ... ...'un satın alarak akrabalarına ev yeri vererek paylaştırdıkları, dava konusu 346 parselin harici satış senedine dahil alanda olmadığı, davacı ...'un ise dava konusu yerleri hiç kullanmadığı, davacının malik sıfatıyla zilyetlik iddiasını ispatlayamadığı, davacı vekilinin yemin delilini kullanmayacaklarını açıkça beyan etmesi karşısında davalı ... yönünden davanın ispatlanamadığı, davalı ...'un açık kabul beyanı bulunduğu, davacı ve birleştirilen dosyada davacı vekili tarafından uyuşmazlığın adi ortaklığın tasfiyesi hükümlerine göre çözümlenmesi talep edilmiş ise de taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi bulunduğunun sabit olmadığı, davacının bu iddiasını yazılı ve kesin delillerle ispatlayamadığı gerekçesi ile birleştirilen 2016/154 Esas, 2021/53 Karar sayılı dosyasında; davacı ... oğlu ... tarafından ..., ..., ... Köyü, 1 35... parsele yönelik açılan davanın kısmen kabulüne, 1 35... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi raporuna ekli krokide A harfi ile gösterilen 220, 90... yüz ölçümündeki alanın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile 352 parselden ifrazı ile ..., ..., ... Köyü, 1 35... parsele tevhidi suretiyle davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, kalan kısmı aynı hisse oranında davalılar adına bırakılmasına, davacı ... oğlu ... tarafından açılan ..., ..., ... Köyü, 1 35... parsel sayılı taşınmaza yönelik fazla istemin, 3 46... parsellere yönelik istemin feragat nedeniyle reddine, davacı ... tarafından davalı ... oğlu ... aleyhine açılan davanın reddine, davacı ... tarafından davalı ... aleyhine açılan davanın kabul nedeni ile kabulü ile; 1 35... parsel yönünden iş bu davada verilen ifraza ilişkin işlem yapıldıktan sonra davalı ... adına kalan 1/7 hisse ile ..., ..., ... Köyü, 1 35... ve 354 parsellerdeki 1/7 hisse 10 itibari pay kabul edilerek her parsel için ayrı ayrı 1/10 payın davalı ... adına olan kaydının iptali ile davacı ... adına kayıt ve tesciline, ... adına olan diğer kısımların üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine , Bölge Adliye Mahkemesince; çekişmeli taşınmazların kadastro tespitin zilyetliğe dayanılarak yapıldığı, taraflarca da tapu kaydına dayanılmadığı, taraf dayanağı satış senedinin mülkiyet belgesi olmayıp, zilyetlik ile birleşmediği sürece hüküm ifade etmeyeceği, uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği, mahallinde dinlenilen mahalli bilirkişi ve taraf tanıklarının beyanlarına göre, çekişmeli 1 35... parselin teknik bilirkişi raporunda A harfi ile belirtilen bölümünün tespit tarihi olan 2008 yılına kadar davacı ... oğlu ... tarafından asli zilyet sıfatı ile kullanıldığı ve bu bölüm yönünden davacı lehine edinme koşullarının oluştuğu, çekişmeli 1 35... , 3 46... parsel sayılı taşınmazların geriye kalan bölümleri yönünden ise davacı ... ve ...'un çekişmeli taşınmazları dayandıkları satış senedinden sonra dahi kullanmadıklarının tespit edildiği, çekişmeli taşınmazlardaki tespit tarihine kadar asli zilyet sıfatı ile kullanımı ispat yükü üzerinde olan davacı tarafça ispat edilemediği gerekçesi ile davacı ... ve ... vekilinin ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen sair nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Ancak; davacı ..., ... tarafından ... aleyhine açılan davaya müdahil olduğuna göre, ... tarafından ...’a karşı açılmış bir dava bulunmadığından Mahkemece ... tarafından davalı ... oğlu ... aleyhine açılan davanın reddine dair hüküm kurulması doğru değildir. Ne var ki; anılan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının; hüküm fıkrasının 2/A numaralı bendinin hükümden çıkarılması suretiyle 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.