Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/5898 E. 2026/1368 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5898
- Karar No
- 2026/1368
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1825 E., 2025/2037 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 20. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/19 E., 2022/342 K.
Asıl dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel; birleştirilen dava, muvazaa hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir.
Davacı ... vekili asıl davaya ilişkin dava dilekçesinde; davacı ... ile davalı ...'ın kardeş olduğunu, diğer davalı ...'in ise davalı ...'ın karısı olduğunu, muris ... ’dan kalan taşınmazların intikal işlemleri için davacının davalı ...’a 26.05.2004 tarihinde vekaletname verdiğini, okuma-yazma bilmediğini, intikal işlemleri için vekaletname verdiğini zannederken satış yetkisi de alındığını, dava konusu 9 99... parsel sayılı taşınmazda davacının maliki olduğu 42/280 payın anılan vekaletnameye istinaden davalı vekil ... tarafından 14.02.2006 tarihinde davalı eşi ...’e satış yoluyla devredildiğini, herhangi bir satış bedeli ödenmediğini, vekalet görevinin kötüye kullanıldığını, davalı vekilin eşi olan davalı ...’in de iyiniyetli olmadığını ileri sürerek dava konusu 9 99... parsel sayılı taşınmazda davalı ...’e devredilen 42/280 payın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini, olmazsa bedelin tespit edilerek şimdilik 4.000,00 TL’nin satış tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında dava konusu payın ...'ye satılması nedeniyle birleştirilen davada davacı vekili, davalı ...'e yapılan devrin muvazaalı olduğunu ileri sürerek 42/280 payın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini, olmazsa bedelin tespit edilerek şimdilik 14.000,00 TL’nin satış tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Asıl ve birleştirilen davanın davacısının aşamada ölümü üzerine dava mirasçıları tarafından sürdürülmüştür.
Asıl davada davalılar cevap dilekçesinde; zamanaşımı süresinin geçtiğini, vekaletnamenin davacı tarafından iki tanık huzurunda imzalandığını, dava konusu taşınmaza ait vergi ve harçları ödediklerini belirterek davanın reddini savunmuşlar; aşamalarda davalı vekil ..., dava konusu taşınmazı 1982 yılında babasıyla birlikte aldıklarını, parasını kendisinin ödediğini, 2003 yılında ise tapu tahsislerinin dağıtıldığını, kardeşlerinden vekalet alıp onlara 1.000,00’er TL ödediğini, tapu tahsis giderlerini karşıladığını, davalı eşinin altınlarını aldığı için taşınmazı onun üzerine devrettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Birleştirilen 2021/19 Esas sayılı davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalının tapu siciline güvenen iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu, davalının dava konusu taşınmazı emlakçı aracılığıyla 450.000,00 TL bedelle satın aldığını, 300.000,00 TL bedelinin tapuda elden verildiğini, 150.000,00 TL bedelin ise banka aracılığıyla ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, iddianın ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile iptal-tescile dair verilen kararın asıl davada davalılar tarafından istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyizi üzerine Dairece, dava konusu taşınmazın yargılama sırasında üçüncü kişiye satılması nedeniyle HMK'nın 125. maddesinin uygulanması gerektiği belirtilerek davacı vekilinin temyiz talebinin kabulü ile Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma kararı üzerine, İstanbul Anadolu 32. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/19 Esas sayılı dosyası ile eldeki davanın birleştirilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda esas ve sayısı belirtilen kararıyla, asıl davada davacının tapu iptali ve tescil talebi yönünden taşınmazın üçüncü kişi adına kayıtlı olması nedeniyle talebin reddine, davacının tazminat talebinin kabulüne; birleştirilen davada davalı ...'in kötü niyetli olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili ve birleştirilen davada davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden asıl ve birleştirilen davada davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.