Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/5829 E. 2025/5280 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5829
- Karar No
- 2025/5280
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/729 E., 2025/816 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Dikili 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/108 E., 2025/80 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı; mirasbırakan ...'un 2 05... parsel sayılı taşınmazını dava dışı ...'a, ...'nın da dava dışı ... ... ...'e satış suretiyle devrettiği, ... ...'nın ise taşınmazdaki bir kısım payını muhtelif tarihlerde davalı ...'a satış yoluyla devrettiğini, tüm işlemlerin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, bir kısım mirasçılar tarafından daha önce aynı temlikler yönünden muris muvazaası iddiasına dayalı olarak Dikili 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/67 Esas ve 2021/227 Esas sayılı dosyaları ile açtıkları davaların kabulüne karar verildiğini ve kararların Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini ileri sürerek davalı adına olan tapu kaydının miras payı oranında iptali ile adına tescilini istemiş, 17.02.2025 tarihli dilekçesiyle davadan feragat ettiğini bildirmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili 12.02.2025 tarihli dilekçesiyle; davayı kabul ettiklerini bildirmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile; davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlıkta davanın reddine karar verilmiş olup davalının, lehine olan bu karara karşı istinaf yoluna başvurmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, 12.02.2025 tarihinde davayı kabul ettiklerini, davacının ise 17.02.2025 tarihinde davadan feragat ettiğini, kabulün feragatten önce gerçekleşmesi nedeniyle davanın kabul nedeniyle kabulüne karar verilmesi gerektiğini, Mahkemece kabul beyanı yok sayılarak davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiğini, dava konusu taşınmazı bedelini ödeyerek satın aldığı halde dava dışı bir kısım mirasçılar tarafından aleyhine açılan muris muvazaasına dayalı davaların kabulle sonuçlanıp kesinleştiğini, davacının da dahil olduğu bir kısım mirasçının ise kendilerine miras paylarını öderse dava açmayacağını söylemesi üzerine davacının da aralarında bulunduğu bir kısım mirasçının miras paylarının karşılığını ödeyerek kayıt maliki ... ...'dan peyder pey taşınmazdaki payları satın aldığını, ancak mirasçılardan ... ve kardeşleri tarafından 2021 yılında aleyhine ön alım davası açıldığını ve derdest olduğunu, yıllar önce yapılan satışlar nedeniyle paranın alım gücünü kaybetmesi sebebiyle önemli ölçüde zarara uğradığını, ön alım davasında davacıya daha önce muris muvazaasına dayalı dava açmaması için ödediği parayı güncel değeri ile talep hakkına sahip olacağı düşüncesiyle eldeki davayı kabul ettiğini, bu nedenle davayı kabul etmekte hukuki yararının bulunduğunu, davacının ise bu durumu fark edince önalım davasında davalıya ödenecek bedel ile taşınmazın güncel değeri arasındaki farkı talep hakkını bertaraf etmek için davadan kötüniyetli olarak feragat ettiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; 1921 doğumlu mirasbırakan ...'un 17.08.2010 tarihinde ölümü ile geride davacı kızı ... ile dava dışı çocukları ..., ..., ..., ..., ..., ... ile dava dışı torunları ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ... ve ...'in mirasçı olarak kaldıkları, mirasbırakanın maliki olduğu 2 05... parsel sayılı taşınmazını 01.08.2005 tarihinde dava dışı ...'a, ...'nın da 05.09.2005 tarihinde dava dışı ... ...'ya satış suretiyle temlik ettiği, taşınmaz ... ...'nın üzerindeyken dava dışı mirasçılardan ..., ..., ... ve ...'nın muris muvazaasına dayalı olarak Dikili Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/67 Esas, 2015/119 Karar sayılı dosyası üzerinden açtıkları davanın kabulle sonuçlanarak kesinleştiği ve taşınmazın anılan mirasçılar adına miras payları oranında 09.12.2019 tarihinde hükmen tescil edildiği, daha sonra mirasçılardan ..., ..., ... ve ...'nın hükmen edindikleri toplam 16/45 paylarını 09.11.20 20... .11.2020 tarihli akitlerle davalı ...'a satış yoluyla devrettikleri, ... ...'nın da taşınmazda kalan 29/45 payının tamamını 05.03.20 21... .07.2021 tarihli akitlerle davalı ...'a satış yoluyla devrettiği, davalı ...'in böylelikle taşınmazda tam pay sahibi olduğu, bu kez dava dışı mirasçılardan ..., ... ve ... tarafından muris muvazaasına dayalı olarak Dikili Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/227 Esas, 2023/343 Karar sayılı dosyası üzerinden açtıkları davanın kabulle sonuçlanarak kesinleştiği ve taşınmazın anılan mirasçılar adına payları oranında hükmen tescil edildiği, halihazırda taşınmazın 376/405 payı davalı ..., 29/1215'er payın ise dava dışı mirasçılar ..., ... ve ... adlarına kayıtlı olduğu, paydaşlardan ..., ... ve ...'ın dava konusu taşınmaz hakkında Dikili 1. Asliye 2021/393 Esas sayılı dosyası üzerinden davalı ... aleyhine önalım davası açtıkları ve anılan dosyanın derdest olduğu anlaşılmaktadır.
Davalı vekili 12.02.2025 tarihli dilekçesiyle açılan davayı kabul etmiş, davacı ise 17.02.2025 tarihli dilekçesiyle davadan feragat ettiğini bildirmiş, İlk Derece Mahkemesince davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davalının lehine olan karara karşı istinaf yoluna başvurmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir. Davalı ise dava konusu taşınmazın diğer paydaşları tarafından aleyhine açılan ön alım davasının mali sonuçlarının daha lehine olması için eldeki davayı kabul ettiğini, hukuki yararının bulunduğunu, davacının ise bu durumu fark edince önalım davasındaki hakkını bertaraf etmek için davadan feragat ettiğini belirterek hükmü istinaf ve temyiz etmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesinde ''(1) Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil nihai kararlar ile hakem kararlarının iptali talebi üzerine verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. (2) Davada haklı çıkmış olan taraf da hukuki yararı bulunmak şartıyla temyiz yoluna başvurabilir.'' düzenlemesine yer verilmiştir.
Bu durumda, hukuki yararının bulunması halinde davada haklı çıkmış olan tarafın da kararı istinaf ve temyiz edebileceği kuşkusuz olup somut olayda, davalının ileri sürdüğü istinaf nedenlerine göre hükmü istinaf etmekte hukuki yararının bulunduğu anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
Diğer yandan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307 ilâ 315. maddeleri arasında feragat, kabul ve sulh açıkça ve sonuçları ile birlikte düzenlenmiştir. Davayı kabul, davalının, davacının açtığı davada ileri sürdüğü talep sonucuna kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir (m. 308/1). Kabulün mahkemeye yönelik olarak yapılması gerekir ve kabul davalının tek taraflı irade beyanı ile tamamlanır; ayrıca davacının kabulüne gerek yoktur (m. 309/2). Kabul, ancak tarafların üzerinde tasarruf edebilecekleri davalarda sonuç doğurur (308/2). Kabulün zamanı, şekli, usûlü, doğurduğu sonuçlar feragate paralel düzenlenmiştir. Kabul davanın sona ermesine yani hükmün kesinleşmesine kadar yapılabilir. Kabul de, feragat gibi kesin hükmün sonuçlarını doğurur (m. 311/1) ve davalı irade fesadı halleri dışında kabul beyanından dönemez. Davalının davayı kabul etmesi ile dava konusu uyuşmazlık sona erer. Bu nedenle mahkeme henüz kabul nedeniyle davanın kabulüne karar vermemiş olsa bile davalı kabulden dönemez; kabulü ile bağlıdır.
Eldeki davada, davalının 12.02.2025 tarihinde davayı kabul ettiği, davacının ise davalının kabulünden sonra 17.02.2025 tarihinde davadan feragat ettiği, açılan davanın tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği bir dava olduğu ve kamu düzenine aykırı bir sonuç doğurmadığı gözetildiğinde, davacının feragatinden önce mahkemeye bildirilen davalının kabul beyanının davaya son veren bir taraf işlemi olduğu ve davanın kabul edildiği anda kesin hükmün hukuksal sonuçlarının doğduğu anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; Bölge Adliye Mahkemesince, davalının hükmü istinaf etmekte hukuki yaranının bulunduğu gözetilerek işin esasının incelenmesi ve yukarıda yer verilen düzenlemeler ve somut olgular dikkate alınarak davalının kabul beyanı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.