Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/5583 E. 2026/882 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5583
- Karar No
- 2026/882
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/74 E., 2025/192 K.
Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu Van ili, Edremit ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan çekişmeli taşınmaz 766 sayılı Kanun'un 2. maddesi gereğince tespit harici bırakılmıştır.
Davacı; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapusuz taşınmazın tescili istemiyle dava açmıştır.
Davalı Hazine vekili; davanın yersiz ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, dava konusu taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Yasası'nın 16. maddesi ve Türk Medeni Kanunu'nun 715. maddesinde belirtilen kamu mallarından olduğunu, davacının dava konusu taşınmazla ilgili olarak kanunun aradığı anlamda imar-ihya şartlarını da yerine getirmediğini, dava konusu yerin zilyetlikle kazanıma uygun yerlerden olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemenin 05.05.2015 tarihli ve 2011/332 Esas, 2015/299 Karar sayılı kararıyla; davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle taşınmaz edinme şartlarının gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuş, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 08.12.2017 tarihli ve 2015/16321 Esas, 2017/8704 Karar sayılı kararıyla; hava fotoğraflarından yararlanılmak suretiyle taşınmazla ilgili zilyetlik araştırması yapılması gereğine değinilerek karar bozulmuş, Mahkemenin 12.02.2020 tarihli ve 2018/89 Esas, 2020/56 Karar sayılı kararıyla; davacı lehine iktisap koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle 25.04.2019 havale tarihli teknik krokide (B) harfi ile gösterilen 20.219,13 metrekare yüz ölçümlü taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuş, Dairenin 14.11.2022 tarih ve 2021/5164 Esas, 2022/7498 Karar sayılı kararıyla; hava fotoğraflarından yararlanılmak suretiyle taşınmazla ilgili imar-ihya ve zilyetlik araştırması yapılması gereğine değinilerek karar bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararıyla; dava konusu taşınmaz üzerinde davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulü ile bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 20.219,13 m² yüz ölçümlü taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de çekişmeli taşınmazın niteliği ve üzerinde sürdürülen zilyetlik ile zilyetlikle edinim koşullarının davacı lehine gerçekleşip gerçekleşmediği hususları kesin olarak belirlenmemiş; ziraat bilirkişisi, raporunda dava konusu taşınmazın komşusunda mera bitkileri olduğunu bildirmesine ve dosya arasında meraya ilişkin evrak bulunmasına rağmen taşınmazla ilgili usulünce mera araştırması yapılmamış; bozma öncesinde ve sonrasında alınan bilirkişi raporları arasında çelişki bulunmasına rağmen bu husus gözardı edilmiş, davacı açısından usulünce senetsiz araştırması yapılmamış; dosya arasında bulunan fotoğraflara göre çekişmeli taşınmaz içerisinde taşlık-kayalık alanlar gözükmesine rağmen soyut nitelikteki beyanlara değer verilmiştir.
Hâl böyle olunca; öncelikle dava konusu taşınmazın bulunduğu alanda mera çalışması yapılıp yapılmadığı belirlenerek ilgili evrak eksiksiz olarak dosyasına konulmalı, çekişmeli taşınmaz bölümüne ait temin edilebilen en eski ve yeni tarihli ortofoto ve uydu fotoğrafları ile Harita Genel Müdürlüğü WEB sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek taşınmazın bulunduğu köyü/Mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirilmeli, çekişmeli taşınmaza ait tüm komşu kayıtların oluşumlarına esas bilgi ve kayıtlar getirilmeli, bu şekilde dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından aynı köy ve komşu köyden seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, fen bilirkişisi ile jeodezi ve fotogrametri mühendisinin katılımıyla yeniden keşif icra edilmelidir.
Taşınmaz başında yapılacak keşif sırasında yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmazın önceki ve şimdiki niteliği, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandığı, sınırlarında değişiklik olup-olmadığı, mera niteliğinde olup olmadığı, meradan sökülerek elde edilip edilmediği, komşu parseller ile arasında doğal ya da yapay sınır bulunup bulunmadığı, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığı ve tamamlandığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; yerel bilirkişi ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler, gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu taşınmazların tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmelidir.
Teknik bilirkişiye yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği sınırlar haritasında işaret ettirilmeli, yine dosya arasına bulunan ve dosya arasına alınacak evrak da değerlendirilmek suretiyle çekişmeli taşınmazın mera alanında kalıp kalmadığı hususları tespit edilip değerlendirilmelidir.
Ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın eğimi, niteliği, toprak yapısı ve bitki örtüsünü, taşınmazda imar-ihyaya ne zaman başlandığını, taşınmazın imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığını, taşınmaz üzerinde ekonomik amaçlı zilyetliğe ne zaman başlanıldığını ve taşınmazın kullanım durumunu, komşu parseller ile nasıl ayrıldığını, aralarında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığını açıklayıp tarımsal niteliğini kesin olarak belirleyen bilimsel verilere dayalı, önceki ziraat bilirkişi raporlarını da irdeleyen ve sınırındaki taşınmazlarla mukayese edilecek şekilde ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; dosya arasında bulunan fotoğraflara göre taşlık- kayalık olarak gözüken alanlara ilişkin değerlendirme yaptırılmalı, taşınmaz ve çevresini tüm yönleriyle gösterecek şekilde yakın plan fotoğrafları çektirilip fotoğraflar üzerinde çekişmeli taşınmaz kabaca işaretlettirilmelidir.
Jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiden belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelemesi yaptırılmalı, temin edilebilen en eski tarihli uydu fotoğrafları değerlendirilmeli, çekişmeli taşınmazın sınırlarının sabit olup olmadığı, genişleme yapılıp yapılmadığı, genişlemeye devam edilip edilmediği, önceki ve şimdiki niteliği, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığı ve tamamlandığı, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığı hususlarını belirten ve komşu parseller ile taşınmazın sınırlarını gösteren ayrıntılı rapor düzenlettirilmeli; yapılan uygulama sonunda taşınmazın mera vasfında olup olmadığı, meradan sökülerek kazanılıp kazanılmadığı belirlenmeli, Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca davacı ve murisi adına dava konusu taşınmazın bulunduğu çalışma alanında kadastro sırasında belgesiz zilyetlik nedeniyle tespit edilen taşınmaz bulunup bulunmadığının (senetsiz defteri) Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorularak varsa hükmen tescil edilen taşınmazlara ilişkin dosyalar dosya arasına alınmalı, senetsizden edinilen taşınmaz varsa bu taşınmazlara ait kadastro tutanaklarının kesinleşip kesinleşmediklerini gösterir şekilde onaylı örnekleri getirtilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenmek suretiyle Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığının saptanmalı, bundan sonra tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece, yukarıda değinildiği üzere araştırma ve inceleme yapılması gerekirken, eksik inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
Davalı Hazine vekilinin açıklanan nedenlerden ötürü yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın Van 3. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 11.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.