Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/5206 E. 2025/5005 K. – Tapu İptali Ve
Konu: Tapu İptali Ve Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5206
- Karar No
- 2025/5005
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptali Ve Tescil
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2005/240 E., 2024/69 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 13.02.2024 tarihli ve 2005/240 Esas, 2024/69 Karar sayılı hükmün onanmasına ilişkin olan Dairenin 26.05.2025 tarihli ve 2024/2342 Esas, 2025/2665 Karar sayılı kararının düzeltilmesi, davalılar ..., ..., ... ve ... tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
I. DAVA Davacı ... vekili; muris ...’nin, oğlu ... ... ve gelini olan davalı ... ile birlikte yaşadığını ve psikiyatrik hastalığı bulunduğunu, davalı ...’in murisin bu durumundan faydalanarak murise vekaletname düzenlettiğini ve dava konusu taşınmazları davalılar olan eşi ..., kardeşi ... ve akrabası ...’a devrettiğini, dava konusu 83... ve 72... parsel sayılı taşınmazların davalı ...’ye temlik edildiğini, davalı ...’nin 72... parseli ifraz ettirerek bir kısmını dava dışı kişilere, bir kısmını da davalı ...’e devrettiğini, 72... parsel sayılı üzerinde 4 daire ve iki dükkan bulunan taşınmazın ...'ye, ...’nin de anılan taşınmazı davalılar ... ve ...’e, 72... , 51... parsel sayılı taşınmazların ise davalı ...'a devredildiğini, murisin uzun süre psikiyatrik tedavi gördüğünü, işlemlerin geçersiz, bedelsiz, mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile muris adına tesciline, olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini talep etmiş, 23.11.2004 tarihli dilekçesi ile mirasçılar ... ve ...’in vekaletnamelerini dosyaya sunarak anılan mirasçıların da davaya dahil edilmesini talep etmiş, dahili davacı ...’nin ölümü üzerine 09.01.2024 tarihli duruşmada davacılar vekili davacı ...’den diğer davacılara geçen miras payı yönünden de iptal tescile karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ...; dava konusu 72... , 51... parsellerin kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında tapu kayıtlarında kat irtifakı tesis edildiğini, sözleşme kapsamında uhdesine düşen bağımsız bölümleri temlik ettiğini, kendisine husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar vekili; murisin ehliyetli olduğunu, uzun yıllar boyunca ... ilçesinde patlayıcı madde, ateşli silah ve av maddeleri bayiliği yaptığını, davalı ... ve eşi ile aynı evde yaşadıkları iddiasının doğru olmadığını, davalı ... ile akrabalıklarının bulunmadığını, ...’ye husumet yöneltilmediğinden 72... parsel yönünden talepte bulunulamayacağını, zamanaşımı süresinin geçtiğini belirterek davanın reddini istemişler, aşamada davalı ...’in ölmesi üzerine mirasçıları davaya dahil edilmişlerdir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 14.10.2003 tarih, 2003/3 Esas, 2003/459 Karar sayılı kararı ile; davacı vekilinin süresinde delil listesini sunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkeme kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 03.03.2004 tarihli 2004/577 Esas, 2004/3619 Karar kararı ile; davanın terekeye iade istekli açıldığı, dava dışı mirasçıların bulunduğu, davanın görülebilirlik koşulu yerine getirilmeden karar verildiği, ayrıca verilen sürenin de usule uygun olmadığı gerekçesi ile karar bozulmuştur. Mahkemenin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; murisin ehliyetli olduğu ancak temliklerin mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesi ile dahili davacı ...'nin (eski 72... ) yeni 5 98... parsele ilişkin davasının reddine, davacılar ... ve ...'ın (eski 72... ) yeni 5 98... parsel, (eski 72... ) yeni 5 98... ve 83... parsel ile (eski 72... ) yeni 5 98... parsele ilişkin davasının kabulüne; davalı ...'a yöneltilen davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; 72... parsel yönünden davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, ...’nin okuma-yazma bilmeyen bir kişi olduğunu, ...’nin saflığından ve iyi niyetinden faydalanılarak işlem yapıldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde; yalnızca bedelde farklılığın muvazaanın ispatına yeter nitelikte delil olmadığını, gerek dava dilekçesinde gerekse ıslah dilekçesinde davalıların mal kaçırma amacıyla bu işlemleri yaptığına dair bir iddiaları olmadığını, buna ilişkin herhangi bir delil de sunmadıklarını, davalıların yapılan işlemlerin bedelini ödediğine ilişkin kanıt sunmadıkları gerekçesiyle varsayıma dayalı olarak hüküm tesis edildiğini, bedelin ödenip ödenmediğinin araştırılmadığını, murisin ilgi duyduğu birçok şey olduğunu, emekli maaşı ile geçinemeyeceğini, ... Balcı’nın devirden sonra satış bedeli ile hacca gittiğini, murisin mirasçılarından mal kaçırmasını gerektirir bir husumeti bulunmadığını, terekede çok sayıda taşınmazı kaldığını, davalıların muris dışında kişilerden de pay devraldığını ancak bu hususun göz ardı edildiğini, davacıların aşamada ölen ...’den intikal eden pay yönünden bir talepleri bulunmadığını, talepten fazlasına hükmedildiğini, reddedilen kısım yönünden lehlerine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dairenin 26.05.2025 tarihli ve 2024/2342 Esas, 2025/2665 Karar kararı ile; Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR DÜZELTME A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuranlar Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar ..., ..., ... ve ... karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri Davalılar ..., ..., ... ve ... vekili, murisin mal kaçırma amacı olmadığını, davacıların bedelin düşük olduğunu beliterek vekalet görevinin kötüye kullanılmasına dayandıklarını, iddianın ispat edilmediğini, taşınmazların tamamının muristen gelmediğini, 83... parsel yönünden ehliyetli olduğu sabit olduğundan davanın reddi gerektiğini, 72... parseli muristen değil davalı ...’tan aldıklarını, ...’den gelen pay yönünden talepte bulunulmadığını, murisin payı gözetilerek karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın düzeltilmesini istemişlerdir. Davalı ... 10.07.2025 havale tarihli dilekçe ile; gerekçeli karar ile hükmün çeliştiğini, terekeye iade gerektiğini, ... mirasçı olmadığı halde pay sahibi olduğunu belirterek davanın reddini, olmazsa terekeye iade şeklinde hüküm tesis edilmesini talep etmiştir. C. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, ehliyetsizlik ve muris muvazaası hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; muris ...’nin 05.11.2002 tarihinde öldüğü, geride eşi dahili davacı ... ile kızları olan davacı ... ve dahili davacı ..., oğulları olan davalılar ... ve ...’in mirasçı olarak kaldığı, davalı ...’nin davalı ...’in eşi olduğu, Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Dairesinin 24.03.2014 tarihli raporuna göre murisin 28.08.1992, 16.03.1995, 31.03.19 95... .06.1995 tarihlerinde fiili ehliyetini haiz olduğunun belirtildiği, murisin 08.02.1994 tarihli vekaletname ile davalı ...’i vekil tayin ettiği, vekil ...’in murisin maliki olduğu 83... parsel sayılı taşınmazı 02.06.1995 tarihinde davalı ...’ye satış suretiyle devrettiği, eski 72... parselde murisin 1474/1769 oranında, ...’nin 295/1769 oranında paydaş olduğu, taşınmazın ifraz sonucu aynı pay oranları ile dava konusu 72... , 49, 50, 51... parsellere gittiği, vekil ...’in 72... , 51... parsellerin tamamını her iki paydaşa vekaleten 28.08.1992 tarihinde davalı ...’a satış suretiyle temlik ettiği, aynı akitte 72... parselin de tamamını davalı ...’ye devrettiği, davalı ...’nin taşınmazdaki 1/40 payı dava dışı 3. kişiye devrettiği, 15.03.1995 tarihinde yapılan ifraz işlemi sonucu taşınmazın 72... ve 56 parsellere gittiği, 72... (yeni 5 98... ) parselin tamamının 72... (yeni 5 98... ) parselin de 39/40 payının davalı ... adına tescil edildiği, 31.03.1995 tarihinde davalı ... tarafından yapılan bir kısım pay devirlerinden sonra taşınmazda davalı ...’nin 20/40, davalı ...’in 10/40 oranında paydaş haline geldiği, kalan payların dava dışı kişilere devredildiği, 5 98... parselde de kat irtifakı tesisi ile oluşan 2, 3, 6, 9, 11... nolu bağımsız bölümlerin davalı ... adına, 4, 8 ve 10 nolu bağımsız bölümlerin davalı ... adına tescil edildiği, vekil ...’in 72... (yeni 5 98... ) parseldeki ...’ye ait payı murise intikal ettirdikten sonra taşınmazın tamamını 16.03.1995 tarihinde dahili davacı olarak davaya katılan annesi ...’ye temlik ettiği, ...’nin de 31.03.1995 tarihinde taşınmazın 6/30 payını davalı ...’e, 24/30 payını da davalı ...’e devrettiği, taşınmazda kat irtifakı tesisi ile oluşan 3 nolu bağımsız bölümün davalı ..., 1, 2, 4 ve 5 nolu bağımsız bölümlerin de davalı ... adına tescil edildiği anlaşılmaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki, işin esası bakımından Daire onama kararında bir isabetsizlik olmadığından, bir kısım davalıların aşağıdaki paragrafın dışındaki karar düzeltme istekleri yerinde görülmemiştir. Ancak; dava konusu 72... parsel sayılı taşınmazda murisin 1474/1769 pay ve ...’nin 295/1769 pay oranında paydaş olduğu, taşınmazın tamamının muris ve ...’ye vekaleten vekil ... tarafından 28.08.1992 tarihinde davalı ...’ye devredildiği, davalı ...’nin taşınmazdaki 1/40 payı dava dışı 3. kişiye devrettiği, 15.03.1995 tarihinde yapılan ifraz işlemi sonucu taşınmazın 72... ve 56 parsellere gittiği, 72... (yeni 5 98... ) parselin tamamının davalı ... adına kayıtlı olduğu, bu durumda muristen gelen 1474/1769 pay gözetilerek iptal-tescil hükmü kurulması gerekirken taşınmazın tamamı üzerinden hüküm tesisi edilmesi isabetli değildir. Değinilen bu husus karar düzeltme isteği üzerine, yeniden yapılan inceleme sonucu anlaşıldığından, kararın düzeltilmesi suretiyle onanmasına karar verilmesi gerektiği halde, yalnızca onandığı anlaşılmakla, bir kısım davalıların bu yöne değinen karar düzeltme isteminin yerinde olduğu görülmüştür.
VII. KARAR Açıklanan sebeple, bir kısım davalıların değinilen yöne ilişkin karar düzeltme isteğinin 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 440. maddesi gereğince kabulüne, Dairenin 26.05.2025 tarihli ve 2024/2342 Esas, 2025/2665 Karar sayılı onama ilamının ortadan kaldırılmasına, Mahkeme kararının hüküm kısmının 3. fıkrasının 2. paragrafında yer alan “5 98... parsel (eski 72... parsel)” ibresinin hükümden çıkarılarak yerine "5 98... (eski 72... ) parselde muris ...’den gelen 1474/1769 pay bakımından" ibaresinin eklenmesi suretiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Karar düzeltme isteyen bir kısım davalıların yatırdıkları temyiz ve karar düzeltme harçlarının istek halinde iadesine, Dosyanın ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.