Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/4718 E. 2026/4583 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4718
- Karar No
- 2026/4583
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/511 E., 2025/1608 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 21. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/138 E., 2023/421 K.
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R -
Dava, 5737 sayılı ... Kanunu'nun 30. maddesinden kaynaklanan yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili; dava konusu 4 54... parsel sayılı taşınmazın ... mirasçıları adlarına kayıtlı iken kamulaştırma işlemleri neticesinde Belediye adına tescil edildiğini, bilahare davalı İdare tarafından 5737 sayılı ... Kanunu’nun 30. maddesi uyarınca dava konusu taşınmazın ... Muhteremeyn ve ... adına tescil edildiğini, işlemin hukuka ve anılan Kanun'a aykırı olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile takyidatlardan arındırılmış olarak Belediye adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, üstünde odaları olan kargir dükkan vasıflı taşınmazın Haremeyni Muhteremeyn ve ... ’ndan olup ... yoluyla meydana geldiğini, korunması gereken kültür varlığı olduğunu, 5737 sayılı Kanun 30. maddesi hükmü gereğince taşınmazın aslı olan vakfına döndürüldüğünü, tescil işleminde bir usulsüzlük olmadığından açılan davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taviz bedeli ödenen ... taşınmazlarının tam mülkiyetinin mutasarrıfına geçeceği, 5737 sayılı Kanun'un 17. maddesi gereğince taviz bedelini ödeyen mutasarrıfların mirasçısız ölmesi, mübadil duruma düşmesi söz konusu olmadığı, ... Kanunu 30. madde uygulaması imkanı da bulunmadığından ... adına tescilinin yasal dayanağı olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taviz bedelinin ödenmesi sonucu ... şerhinin tapudan terkin edildiği ve ... şerhinin hukuki kıymetinin kalmadığı, taşınmazın mutasarrıfına geçmekle özel mülk haline geldiği ... ile ilişkisinin kalmadığı, taşınmazın kamulaştırma işlemi ile malikleri tarafından davacıya devrinin gerçekleştiği, hali hazırda eski esere ait yapı ya da kalıntının kalmadığı gibi üzerindeki yapının ... yoluyla meydana geldiğine dair delilin de bulunmadığı, tescilin Kanun’un 30. maddesi ve yönetmeliğin 178. maddelerine uygun olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/(1).b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mah. 4 54... parsel sayılı 16... miktarlı üstünde odaları olan kargir dükkan vasıflı taşınmazın aslen kayıt ile 03.01.932 tarihli işlemle ... oğlu ... vd. adına tescil edildiği, satış ve intikal işlemleri vs. neticesinde tamamı ... adına kayıtlı iken 21.12.1987 tarihinde mirasçıları ..., ..., ... ve ... adına tescil edildiği, aynı tarihte istimlak ile davacı ... adına kaydedildiği, 11.10.2018 tarihinde ise 5737 sayılı ... Kanunu gereğince devir işlemi ile ... ve ...adına tescil edildiği, taşınmazda yer alan ... şerhinin 30.07.19 64... .11.1947 tarihlerinde terkin edildiği, taşınmazın beyanlar hanesinde eski eser(1. ve 2. grup) belirlemesinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, 13.9.1957 tarihinde (yayımlandığı tarihte) yürürlüğe giren Aslında ... Olan Tarihi ve Mimari Kıymeti Haiz Eski Eserlerin ... Müdürlüğüne Devrine Dair 7044 sayılı Kanun’un 1. maddesinde aynen “Aslında ... yoluyla vücuda gelip de muhtelif kanunlar veya sair suretlerle Hazine, belediyeler veya hususi idarelerin mülkiyetine geçmiş bulunan muhafazası gerekli tarihi veya mimari kıymeti haiz eski eserlerin mülkiyeti tekrar ... Müdürlüğüne devrolunmuştur.” hükmü öngörülmüş iken 27.2.2008 tarihinde yayımı ile yürürlüğe giren 5737 sayılı Kanun’un 80. maddesi hükmü gereğince 7044 sayılı Kanun iptal edilmiş olup 5737 sayılı Kanun’un 30. maddesi hükmü ile bazı farklılıklar dışında aynı düzenlemeye “... yoluyla meydana gelip de her ne suretle olursa olsun Hazine Belediye, Özel İdarelerin veya köy tüzel kişiliğinin mülkiyetine geçmiş ... kültür varlıkları mazbut vakfına devrolunur.” şeklinde düzenlenmiş ve 20.11.2025 tarihli 7565 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile 5737 sayılı Kanun’un 30. maddesi “(1)... yoluyla meydana gelip de her ne suretle olursa olsun Hazine, belediye, özel idareler, köy veya diğer kamu tüzel kişileri ile bunlara ait müessese, iktisadi işletme ve bağlı ortaklıklarının mülkiyetine geçmiş ... kültür varlıkları mazbut vakfına devrolunur.(2)Birinci fıkrada sayılan tüzel kişilerin mülkiyetinde olup doğrudan vakfedilen veya mevcut olup olmadığına bakılmaksızın ... kaynaklarından inşa edilmiş, onarılmış veya ilaveler yapılmak suretiyle katkı sağlanmış ... kültür varlıkları, ... yoluyla meydana gelmiş sayılır.” şekilde değiştirilmiş ve maddeye 2. fıkra eklenmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, yasal düzenlemelerde diğer unsurların yanında taşınmazın vakfına dönmesi için sebep yönünden “kamulaştırma” gibi hususlar ayrık tutulmamış “her ne sebeple olursa olsun ...” demek suretiyle kamulaştırma da dahil edilerek ikinci fıkrada da değinildiği üzere mevcut olup olmadığına bakılmaksızın sair unsurların varlığı ve gerçekleşmesi halinde taşınmazın mazbut vakfına devrolunacağı hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda; dava konusu taşınmazda yer alan ... şerhlerine ilişkin ... Genel Müdürlüğünden vakfiye örneği ve ahkam defterinin dosya arasına alındığı, dava konusu dükkan nitelikli taşınmazın icare-i müecceleli olarak vakfedildiğinin belirtildiği ve vakıfların sahih ve mazbut ... olduğunun bildirildiği, ... şerhinin taviz bedeli ödenmek suretiyle terkin edildiği, taşınmaz üzerinde bulanan yapının ise 8 Mayıs 1984 tasdik tarihli 1/5000 ölçekli Haliç düzenleme 1. Etap imar planı ile 13.12.1984 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli imar planlarında kamulaştırma alanlarında kalan yerlerden olması sebebiyle kamulaştırma işlemleri sırasında yıkıldığı, hali hazırda taşınmazın 04.10.2012 tarihinde onaylanan ... ilçesi(Tarihi Yarımada) Kentsel, Tarihi, Kentsel Arkeolojik, I. Derece Arkeolojik Sit Alanı 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planında, 2. Derece Koruma Bölgesinde park alanında kaldığı, keşfen taşınmazın otobüs peronu alanı olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır.
O halde, her ne kadar dosya arasına alınan 12.06.2023 tarihli bilirkişi raporunda taşınmazdaki ... şerhinin taviz bedeli ödenerek taşınmazın özel mülk haline geldiği, kamulaştırma tarihinde ... şerhi bulunmadığından ... Kanunu 30. maddesi hükümlerinin uygulanamayacağı belirtilmiş ise de, taşınmazda eski eser (1. ve 2. grup) şerhi bulunduğu, ... malı olup sonradan yıkıldığı anlaşılan dükkanın vakıfları tarafından icare-i müecceleli olarak vakfedildiği, ... mazbut ... olduğu, bir taşınmazın vakfına dönmesi için hali hazırda tapu kaydında ... şerhi olması şart olmayıp aslının ... olup kültür varlığının ... yoluyla meydana geldiğinin belirlenmesi gerekli olduğundan, Mahkemelerce taşınmazın taviz bedeli ödenerek ... şerhi terkin edildiğinden vakıfla ilişiği kalmadığı ve taşınmazda yapı ya da kalıntının bulunmadığına ilişkin gerekçenin yerinde olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur.
Hal böyle olunca, dava konusu taşınmaz yönünden 5737 sayılı Kanun’un 30. maddesi şartları oluştuğu gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Davalı vekilinin değinilen yönlerden temyiz itirazlarının kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz eden davalı ... Genel Müdürlüğü harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın İstanbul 21. Asliye Hukuk Mahkemesine, kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.