Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/4506 E. 2025/4692 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4506
- Karar No
- 2025/4692
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/110 E., 2025/112 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı ... vekili dava dilekçesinde; .................. köyünde bulunan ve sınırları dava dilekçesinde belirtilen yaklaşık 6 dönüm taşınmazın davacının tasarrufunda ve murisi adına tapuda kayıtlı bulunduğunu, kadastro tespitinin yapıldığı yıllarda güneyden geçen çayın taşması sonucunda taşınmazın görünümünün değişmesi ve kısa bir süre kullanılamaması nedeniyle tespit harici bırakıldığını, çayın yatağına çekilmesinden sonra taşınmazın davacının babası tarafından kullanılmaya devam edildiğini, ölümünden sonra da mirasçıları arasında yapılan harici taksimde davacıya bırakıldığını ileri sürerek taşınmazın davacı adına tescilini talep etmiştir. Davacının yargılama sırasında ölmesi üzerine davaya mirasçılarınca devam olunmuştur.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan dere yatağı olduğunu ve zilyetlikle kazanılamayacağını belirterek davanın reddini istemiş, yargılama sırasında davaya konu taşınmazların Hazine adına tescilini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.05.2015 tarihli ve 2013/446 Esas, 2015/1137 Karar sayılı kararıyla zilyetlikle edinme koşullarının davacı lehine oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, teknik bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen 4.852, 20... ’lik yerin davacı adına tesciline karar verilmiştir. Davalı Hazine vekilinin temyiz başvurusu üzerine Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 22.01.2018 tarihli ve 2015/210 34... /108 karar sayılı ilamı ile yapılan incelemenin yeterli olmadığı, davacı tarafından sunulan Nisan 1953 tarih ve 77 numaralı tapu kaydı ile Mahkemece getirilen ve keşifte uygulanan kayıtların birbirini tutmadığı, hâl böyle olunca Mahkemece öncelikle davacı tarafından sunulan tapu kaydının doğru şekilde tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte varsa haritası ve revizyon gördüğü parseller de dikkate alınarak getirtilmesi, komşu taşınmazlara ait kayıtların tüm tedavülleri ile birlikte istenmesi, dava tarihinden 15-20 yıl öncesine ilişkin hava fotoğrafları ve uydu fotoğraflarının temin edilip, mahallinde usulüne uygun keşif yapılarak taşınmazın tapu kaydı kapsamının dışında kalması halinde yöntemince zilyetliğe ilişkin araştırma yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 31.12.2019 tarihli ve 2018/2019 Esas, 2019/319 Karar sayılı ilamı ile zilyetlikle edinme koşullarının davacı lehine oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 2.108, 93... ve (B) harfi ile gösterilen 3120, 43... olmak üzere toplam 5.229, 36... ’lik yerin davacı adına tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 17.05.2022 tarihli ve 2021/4 1572 Esas, 2022/3925 Karar sayılı ilamı ile; yapılan incelemenin hüküm kurmak için yeterli olmadığı, davacının dayandığı Nisan 19 53... sıra numaralı tapu kaydının Amasya Asliye Hukuk Mahkemesinin 1952/17 Esas, 1953/9 Karar sayılı tescil ilamı ile oluştuğu, tapu kaydına ilişkin tescil ilamı ve haritasının getirtilip zemine uygulanmadığı, komşu 632 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören 19 78... sıra numaralı tapu kaydıyla 634 parsele revizyon gören 189 tahrir numaralı vergi kaydının taşınmazı ne okudukları üzerinde durulmadığı, öte yandan mahkemenin zilyetlik araştırmasının da yetersiz olduğu, taşınmaz ırmak yatağı niteliğiyle tescil harici bırakıldığına göre imar - ihyaya muhtaç olduğu, hükme esas alınan ziraat mühendisi bilirkişi raporunda taşınmazın uzun yıllardır tarımsal amaçla kullanıldığı belirtildiği halde rapor içerisinde emek ve masraf sarf edilerek taşınmazın ıslah edildiğine dair emareye rastlanmadığının belirtildiği ve çelişki yaratıldığı, jeodezi mühendisi bilirkişi raporunda ise dava tarihinden çok öncesine ait olup uyuşmazlığın çözümü hususunda elverişli bulunmayan tarihlere ait hava fotoğraflarının incelendiği, taşınmazın sınırında yer alan ırmağın taşkın yaptığı anlatıldığına göre dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait hava fotoğrafları getirtilip ilgili tarihlerde ırmak yatağı ve çekişmeli taşınmaz hava fotoğrafları üzerinde ayrı ayrı gösterilerek taşınmazın ırmak yatağı kapsamında kalıp kalmadığının araştırılmadığı, ayrıca Mahkemenin 27.05.2015 tarihli kararında (C) harfi ile belirtilen 4.852, 20... yüz ölçümündeki bölümün davacı adına tesciline karar verildiği ve kararın davacı tarafça temyiz edilmediği halde bu kez 31.12.2019 tarihli kararla toplam 5229, 36... yerin davacı adına tesciline karar verildiği ve davalı Hazine aleyhine olacak şekilde müktesep haklara riayet edilmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; (A) ile gösterilen taşınmaz bölümünün tamamının 1953 yılı itibariyle tarım arazisi olarak kullanıldığı, (B) harfiyle gösterilen kısımda ise 19 53... yılları arasında...............çayının yatak değiştirmesi ile imar - ihya çalışmasının başladığı ve 1973 yılı itibariyle tamamlandığı ve sonrasında tarımsal arazi olarak kullanıldığı, dosya kapsamındaki tespitlere göre taşınmazlarda uzun yıllardır tarımsal faaliyet yapıldığı, taşınmazın sel suyu altında kalmasından sonra suların çekilmesi ile birlikte sel ve taşkının bıraktığı kalıntılar temizlenip imar - ihya edilerek tarımsal alan haline getirildiği, aktif çay yatağında ve çay etki alanında bulunmadığı, çay yatağından kazanılmadığı, (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün davacının tutunduğu tapu kaydı içinde kaldığı, (B) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün tarla niteliğinde olduğu ve 30 yıl süreyle davacının babası ... ve davacı tarafından buğday, şeker pancarı ve ayçiçeği ekilmek suretiyle ekonomik amaca uygun kullanıldığı, davacı yönünden zilyetlik yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 03.02.2025 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 2108, 93... ve (B) harfi ile gösterilen 2743, 27... olmak üzere toplam 4.852, 20... ’lik taşınmaz bölümünün davacı adına tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki dere yatağı olduğunu, kararın; idari başvuru hususunun değerlendirilmesi, taraf ehliyeti, taraf teşkilinin sağlanması, husumet, zamanaşımı, davacının davasını ispatı, taraf teşkilinin, davanın ve zilyetliğin devamlılığının ispatının hatalı değerlendirilmesi, zilyetliğin incelemesi, hukuki nitelendirme ve somut olayın nitelendirmesi, kanunun uygulanması, tapu kayıtlarının ve idari yazışmaların değerlendirilmesi, bilirkişi raporlarının değerlendirilmesi, davacı tarafından dosyanın temyiz edilmediği ve müktesep haktan bahsedilemeyeceği gözetilmeksizin davacı lehine müktesep hak olduğunun kabulü, taşınmazın değeri, değerinin belirlenme usulü, yargılama giderleri, davanın kabulü hususlarında hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin j bendi gereğince temyiz eden davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Amasya 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.