Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/4403 E. 2025/4118 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4403
Karar No
2025/4118
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1147 E., 2022/1518 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bulancak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/632 E., 2021/112 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ...köyünde bulunan 1 63... ,18,19,29 parseller ile 1 65... parsel sayılı taşınmazın kök muristen intikal ettiğini belirterek çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacının miras hissesi oranına adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; 1 63... parselin sağlığında davalıya bağışlandığını, 1 63... parsel sayılı taşınmazın kadastrodan önce muris tarafından ...' e satıldığını, ... adına kayıtlanan taşınmazı da daha sonra kendisinin aldığını, muris tarafından davacıya verilen ve davacının kullandığı 1 94... parsel sayılı taşınmazın kadastro sırasında davacı adına tespit edildiğini, taşınmazın daha sonra satıldığını, davacının kendisine verilen 1 65... parsel sayılı taşınmazı da sattığını, davada hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalılar ... ve müşterekleri vekili; davacının dava konusu 29 parselde hiçbir hakkı bulunmadığını, babasından kalan hakkını satarak İstanbul’a gittiğini, dava konusu taşınmazın davalıların babası ve amcası tarafından satın alındığını ve taşınmazı 50 yılı aşkın süredir zilyetliklerinde bulundurduklarını, davacının taşınmazda zilyetliği bulunmadığını, davalıların davacı ile miras ilişkisi bulunmadığını, tapu kayıtlarının hukuki kıymetini kaybetmiş ve zamanaşımına uğramış olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 03.02.2021 tarih ve 2019/632 Esas, 2021/112 Karar sayılı kararı ile; dava konusu 29 parselin muristen intikal etmemiş olduğu, diğer taşınmazların muris tarafından mirasçılar arasında paylaştırılmış olduğu ve davacıya verilen 1 65... parsel ile 1 94... parselin davacı tarafından satıldığı, 1 63... parsel sayılı taşınmazın bilgileri verilen eski tapu sınırları dışında olduğu, taşınmazın senetsiz ve belgesiz davalı ... adına tespit edilmiş olduğu, bu taşınmazın muris tarafından davalı ...'e bağışlandığı, tapu kayıtları ve tanık anlatımları ile zilyetlik durumunun birbirini teyit etmiş olduğu, 1 63... ve 19 parsel ile 165 ada sayılı taşınmazların eski tapu kayıtlarında muris ...in kaydı bulunmadığı, 1 63... parselde de murisin hissesi olmadığı ve bu taşınmazın muristen intikal eden taşınmaz özelliği bulunmadığı, mirasçı sıfatı bulunmayan 3.kişilere ait olduğu, öte yandan muristen gelen ve mahalli bilirkişi beyanları ile belirlenmiş olan 1 65... parsel ve 1 95... parsel sayılı taşınmazların da davacı tarafından satılmış olduğu, 1 65... parselde ise davacının halen mülkiyet hissesi bulunduğu, miktar belirlenmeksizin muris tarafından yapılan paylaşıma göre davacının satmış olduğu ve kendi adına tespit gören taşınmazların mülkiyet hisse toplamının davacının miras payı miktarı ile uyumlu olduğu, davacının talebinin haksız ve kötü niyetli bir talep olduğu, kadastro tespiti esnasında dava konusu 1 63... ,18,19 parsel ve 1 65... parsel sayılı taşınmazda murisin mülkiyet hakkının kalmamış olması ve muvazaa iddiası bulunmaması nedeniyle kadastro tespitinden önceki sebeplere dayalı olarak davacının mülkiyet hakkı iddiasında bulunamayacağı, 1 63... parselin murise ait olmaması, miras ilişkisi bulunmayan 3. kişilerin adına kayıtlı olması nedeniyle bu taşınmaza da mülkiyeti iddiasıyla dava açılamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde ve değerlendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına, kamu düzenine aykırı bir hususun tespit edilememiş olmasına, istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplere, taksimin ya da paylaştırmanın geçerli olabilmesi için taksim edilen taşınmazların yüz ölçümlerinin ya da değerlerinin eşit olmasına gerek bulunmamasına, davacı tarafça dosyaya herhangi bir tanık listesi sunulmamış olmasına, keşifte dinlenen davalı tanıkları ve mahalli bilirkişilerin beyanları ile tüm dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair istinaf itirazları yerinde görülmemiş, davacının kök muris ...ten intikal eden miras payına yönelik olarak eldeki davayı açtığı, kök muris ...e ait veraset ilamının dosya arasında bulunduğu, bu veraset ilamına göre dava konusu 1 63... parsel sayılı taşınmazın malikleri olan davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'un kök murisin mirasçıları arasında yer almadıkları, dolayısıyla adı geçen davalıların kök muris ...in terekesine göre üçüncü kişi konumunda oldukları, terekeye göre üçüncü kişiye karşı miras payına yönelik olarak tapu iptali ve tescil talebinde bulunulamayacağı, hal böyle olunca dava konusu 1 63... parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği, ne var ki Mahkemece bu husus göz ardı edilerek ve davalılar arasında herhangi bir ayırım yapılmaksızın tüm davalılar yönünden aynı şekilde davanın reddine karar verildiği, dosyada mevcut tapu kayıtlarına göre davalılardan ...’in dava konusu taşınmazların tapu malikleri arasında bulunmadığı, adı geçen davalı hakkındaki davanın da pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilmesinin de isabetsiz olduğu, davalı ...’nın dava tarihinden önce öldüğü ve ölü kişiye karşı dava açılmasının mümkün bulunmadığı, bu davalı hakkındaki davanın da pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği, tüm bu hataların düzeltilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmış, dava konusu 1 63... parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalılar ... ile ölü ... hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, dava konusu diğer taşınmazlar yönünden davanın esastan reddine dair yeniden hüküm kurulmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Nedenleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; çekişmeli taşınmazların tümünün muristen intikal ettiğini, tanıkların yanlı beyanda bulunduklarını, taşınmazların taksiminin ve satışının söz konusu olmadığını, davacıya düşüp satıldığı belirtilen taşınmazların yüz ölçümlerinin davalılara düşen miktardan az olduğunu, böyle bir taksim yapıldığını kabul etmenin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Kadastro ve intikaller sonucunda sonucu; ...köyünde bulunan 1 63... ,18 parsel sayılı taşınmaz ... adına, 1 63... ve 1 65... parsel sayılı taşınmazlar ..., ..., ... adına, 1 63... parsel sayılı taşınmaz ... ve müşterekleri adına kayıtlanmıştır.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 435,50 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/4403, K. 2025/4118, T. 01.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-4403-e-2025-4118-k-4dd20655d94c