Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/4224 E. 2025/4115 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4224
- Karar No
- 2025/4115
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/985 E., 2023/1557 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ordu 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/182 E., 2023/103 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ....................köyünde bulunan 2 43... parsel sayılı taşınmazın kök muris ...den intikal ettiğini, taraflar arasında yapılan taksimle taşınmazın bir kısmının davacıya bir kısmının davalıya intikal etmesine rağmen kadastro tespiti sırasında taşınmazın tamamının davalı adına kayıtlandığını, taşınmazın davacıya ait kısmının davacı tarafından kullanıldığını belirterek çekişmeli taşınmazın tapu kaydının kısmen iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde; taşınmazın yıllar öncesinde taksim edildiğini, taksim sonucu sınırların kazık dikilerek belirlendiğini, o günden beri aynı şekilde kullanıldığını, çekişmeli taşınmaz bölümünün kendi zilyetliğinde olduğunu, taksim sonucunda herkesin yerinin adına tespit edildiğini, yapılan tespitin doğru olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 30.09.2021 tarih ve 2020/164 Esas, 2021/338 Karar sayılı kararı ile; davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Samsun Bölge Adliye Mahkemesinin 2022/109 Esas, 2022/474 Karar sayılı kararı ile; yapılan araştırmanın eksik olduğu belirtilerek taşınmaz ile ilgili zilyetlik araştırması yapılması, taşınmazın bağışlanıp bağışlanmadığı hususunun belirlenmesi hususlarına değinilerek İlk Derece Mahkemesi kaldırılmış, dosya Mahkemesine gönderilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın tarafların miras bırakanı ....................'ın vefatından sonra 5 erkek çocuğu ile eşinin mirasçı olduğu, sağlığında paylaşım yaptığı, somut uyuşmazlığın taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 204,14 m²'lik kısmına ilişkin olduğu, tarafların babalarının vefatından sonra kadastro tespitinden önce dava konusu taşınmaza ilişkin ihtilaf yaşandığı ve kullanım alanlarının belirlendiği, davacı tanığı ... ile tarafların kardeşi olan davalı tanığı ... ...............ın beyanlarının aynı doğrultuda olduğu ve taşınmazın ortasından geçen yolun sınır olarak kabul edildiği, yol esas alınarak belirlenen (A) harfi ile gösterilen kısmın ... tarafından kullanıldığı, (B) harfi ile gösterilen kısmın davalı ...'ın ikametgahının ön kısmında bulunduğu ve davalı tarafından kullanıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne, bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, geri kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, mahallinde yapılan keşifte alınan özellikle mahalli bilirkişi ... ve ... ............'ın beyanları ve tüm mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına göre fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 204, 14... 'lik çekişmeli taşınmaz bölümünün kadastro öncesinde evveliyatında kök murise ait iken kadastro öncesi davalının da katıldığı bir taksim sonucu davacıya kaldığı, bu şekilde davacı açısından edinme koşulların oluştuğunun anlaşılmasına göre Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı temyiz dilekçesinde; verilen kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, tanık ve bilirkişi beyanlarının çelişik olduğunu, tanık beyanına göre bilirkişinin kullanım durumunu belirlediğini ancak tanığın beyanında gösterilen yolun iddia edildiği yerde olmadığını, tanığı ...’ün istinaf ilamında önce duruşmada dinlendiğini, istinaf ilamından sonra tanığını hazır bulundurduğu halde dinlenmediğini, taşınmazın taksimen kendisine düştüğünü belirterek kararın bozulmasını istemiştir .
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu; ...................köyünde bulunan 2 43... parsel sayılı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit ve tescil edilmiştir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.