Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/4132 E. 2025/4005 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4132
Karar No
2025/4005
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi EK KARAR TARİHİ : 06.05.2023 SAYISI : 2021/472 E., 2023/182 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar ve ek karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar ... ve ... vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 2 04... ve 15 parsellerin sırasıyla davacılar ... ve ... adına tespit edildiğini, her iki davacının da taşınmazları eklemeli zilyetlikle 30 yılı aşkın süredir kullandıklarını, kadastro çalışmaları sırasında davacıların bahçelerinin bir kısmının yol olarak ayrıldığını ve dava dışı şahısların iş makinesi çalıştırmak suretiyle davacılar tarafından dikilen meyve ağaçlarına zarar verdiklerini ileri sürerek yol olarak tespit harici bırakılan yerlerin davacılar adına kayıtlı parsellere eklenerek tapuya tescilini talep etmiştir. Davacı ... ... yargılama sırasında ölümü üzerine mirasçısı ... davacı vekiline vekaletname vermiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kadim yolun zilyetlikle kazanılamayacağını, tespit harici bırakılma işleminden dava tarihine kadar 20 yıldan fazla süre geçmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiş, 03.01.2022 tarihli dilekçe ile taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir.

Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Mahkemece iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda yapılacak araştırma sonunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 03.06.2016 tarihli ve 2014/1 51... /121 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne, teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 309, 46... tespit harici bırakılan alanın tespitinin iptaline, bu kısmın davacı ...'a ait 2 04... parsel sayılı taşınmaza ilave edilerek davacı ... adına tesciline, itiraz edenlerin itirazlarının reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve ilgili kişiler ..., ..., ... ve ... temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 08.02.2021 tarihli ve 2017/16 60... /889 Karar sayılı ilamıyla; tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkin davada husumetin yasal hasım konumunda olan Hazine ve ilgili kamu tüzel kişiliğine yöneltilmesinin zorunlu olduğu, 6360 sayılı Kanun gereğince ... Büyükşehir Belediyesine husumet yöneltilmesi gerektiğinin gözden kaçırıldığı, taraf teşkili sağlanmaksızın davanın esasına girilmesinin hukuken mümkün olmadığı gerekçesiyle sair yönler incelenmeksizin hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın hak düşürücü sürede açıldığı, incelenen hava fotoğraflarında 13... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanın açıklık arazi ve içerisinde küçük maki türü benzeri çalı veya ağaç bulunduğu, yapılan keşifte iki taşınmazın ortasından yol geçtiğine yönelik emarenin olmadığı, taşınmazlar arasında kenarlarda çeşitli meyve ağaçlarının olduğu ve bunların sınırı belirleme mahiyetinde dikildiği, yol olarak görünen yerde daha önce çeşitli meyve ağaçlarının bulunduğu ancak bunların üçüncü şahıslar tarafından özel yol açılması sırasında söküldüğünün ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/3 D.İş sayılı dosyasından anlaşıldığı, buradaki ağaçları davacı ...'ın diktiği ve uzun süredir davacıların kullanımında olduğu, kadimden beri yol olarak yer aldığı yönünde bir delilin olmadığı, aksine yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile davacıların kullanımında olduğunun anlaşıldığı, davacıların 2007 tarihinden geriye doğru 20 yılı aşkın süredir bu kısma zilyet olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 06.11.2015 tarihli teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 309, 46... taşınmazın yol olarak tespitinin iptali ile 2 04... parsel sayılı taşınmaza ilave edilerek davacı ... adına tesciline miktar itibarıyla kesin olmak üzere karar verilmiştir.

Mahkemenin 06.05.2023 tarihli ek kararı ile kararın miktar itibarıyla kesin olarak verildiği gerekçesiyle davalı ... vekilinin temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; Hazinenin tescil talebi hakkında karar verilmediğini, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kadimden beri yol olarak kullanıldığının sabit olduğunu, davacıların zilyetlikle iktisap süresini doldurmadığını, daha önce temyiz incelemesinden geçen davada kesin karar verilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.

Dava 01.09.2014 tarihinde açılmış olup bozma ilamına konu karar 03.06.2016 tarihinde bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden önce verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın geçici 4. maddesine göre bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar 1086 sayılı Kanun'un temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. 1086 sayılı Kanun'da ise taşınmazın aynına ilişkin davalar yönünden herhangi bir kesinlik sınırı öngörülmediğinden Mahkemece kararın kesin olarak verilmesi ve ek kararla davalının temyiz talebinin reddine karar verilmesi isabetsizdir.

Dosyanın incelenmesinden; temyize konu 309, 46... taşınmazın 2007 yılında kesinleşen kadastro çalışmaları sırasında yol olarak tespit harici bırakıldığı, davanın 01.09.2014 tarihinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak açıldığı, taşınmaza komşu 2 04... parselin 1987 yılında erik bahçesi haline getirildiği belirtilerek davacı ... adına, 2 04... parselin ise 1990 yılında erik bahçesine dönüştürüldüğü belirtilerek davacı ... adına tespit edildiği anlaşılmıştır.

Mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli değildir.

Şöyle ki; 23.01.2015 tarihinde yapılan keşifte yerel bilirkişi ... taşınmazda eskiden beri yaya ve hayvanların geçebileceği patika yol bulunduğunu, şimdiki yolun ise 2 yıl önce açıldığını ve davacılara ait ağaçların söküldüğünü, davacı ...'nın taşınmazı 15-20 yıl önce (2010-1995 yıllarına tekabül eden tarihlerde) ...'dan satın aldığını, bayii ... ise 13 parselle yayaların geçebileceği kadar yol ayırıp taşınmazı tel örgü ile çevirdiğini, davacı ...'nın taşınmazı satın aldıktan sonra tel örgüyü kaldırarak parselleri bitişik hale getirdiğini beyan etmiş, diğer yerel bilirkişi ... Korkmaz eskiden beri hiçbir yol bulunmadığını, davacı tanıkları da 15-20 yıl önce ağaç dikildiğini ve o zamanlarda yayaların geçebileceği yol bulunduğunu beyan etmiş; 26.10.2015 tarihli keşifte dinlenen yerel bilirkişi ... ise eskiden beri patika yol dahi bulunmayıp tarla içerisinden geçildiğini beyan etmiş; önceki keşifte dinlenen ... ... ise öncesinde patika yol olup olmadığını yaşı itibarıyla bilmediğini beyan etmiştir. Mahkemece dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasındaki çelişkiler giderilmemiş, taşınmazın hangi yıl ve devamında hangi amaçla ne şekilde kullanıldığı aydınlatılmamıştır.

Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/3 D. İş numaralı dosyasında davacıların 28.03.2013 tarihli dilekçe ile ..., .... ... ve...... hakkında iş makinesiyle 30... yaşlarında 3 ceviz, 30 yaşlarında 3 nar, 8 yaşında 1 erik ağaçları keserek üzerine toprak döktüklerinden bahisle zararın tespitini talep ettikleri, 02.04.2013 tarihinde yapılan keşifte bazı ağaçların yol kenarına tahrip edilerek atıldığı ve yol üzerine toprak döküldüğünün gözlemlendiği, ... bilirkişi raporunda 15 parsel içinde kalan (B) alanı ve sınırında 20 yaşından büyük 3 nar, 15 yaşından büyük 2 ceviz, 10 yaşından büyük 1 erik, 4-5 yaşında 1 erik ağacının; 13 parsel içinde kalan (C) alanında 15 yaşından büyük 1 nar, 4 erik, 8 yaşından büyük 2 kavak ağacının tahrip edildiğinin bildirildiği tespit edilmiştir. Bu tespitlere göre anılan dava dosyasında tespite konu ağaçların en eskisinin dikim tarihleri 13 parsel için 1998, 15 parsel için 1993 yılına uzanmakta olup incelenen 1986 tarihini kapsamadığı gibi (B) ve (C) ile gösterilen taşınmaz bölümlerinin tapulu parseller kapsamında kaldığı görülmektedir. Taraflar arasında taşınmaza zarar verilmesi nedeniyle görülen ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/38 esaslı dava dosyasının da Mahkemece getirtilerek incelenmediği anlaşılmaktadır.

Öte yandan, 23.01.2015 tarihli keşif üzerine düzenlenen jeodezi bilirkişi raporunda taşınmazların bulunduğu alanın açıklık arazi olduğu, içerisinde aralıklı olarak maki formasyonuna benzer ağaçların bulunduğu, taşınmazların kullanım şekli ve sınırına göre ince şerit ve çizgi benzeri yer görüldüğü, ince çizgiler olarak görülen yerlerin bazı kısımlarının kadastro sırasında yol olarak belirlendiği belirtilmiş ise de davaya konu taşınmaz bölümünün hava fotoğraflarında ne şekilde göründüğü, bu kısımda da ince şerit halinde çizgilerin görülüp görülmediğine, genişliğinin diğer kadastral yollarla kıyaslanmasına dair herhangi bir tespite yer verilmemiştir. ... bilirkişi raporunda da davacılara ait taşınmazların 20-25 yıllık erik bahçesi olduğu tespit edilmiş ise de davaya konu alanın niteliği, toprak yapısı, yol vasfında olup olmadığı yönünde tespitlere yer verilmemiştir. 26.102015 tarihli keşif üzerine düzenlenen teknik bilirkişi raporunda ise taşınmazın zeminde yol olarak kullanılmayıp içerisinden sulama kanalı geçmekte olduğu yönünde tespit yer verildiği gözetildiğinde taşınmazın niteliğinin duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmediği anlaşılmaktadır.

Ayrıca, Mahkemece 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde düzenlenen norm sınırlamalarına istinaden davacıların senetsizden edindiği taşınmazların ve davaya konu taşınmazın imar planı içerisindeyse ilk olarak imar planı kapsamına alındığı tarihin araştırılmadığı tespit edilmiştir. Mahkemece bu şekilde eksik araştırmayla hüküm kurulması isabetsizdir.

Hal böyle olunca, doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle davacıların aynı çalışma alanı içerisinde senetsizden edindiği taşınmaz bulunup bulunmadığı ilgili Tapu ve Kadastro Müdürlüklerinden sorulmalı, varsa kadastro tutanakları, senetsiz defteri ve tapu kayıtları getirtilmeli, davacılar tarafından açılan tescil davasının bulunup bulunmadığı Adliye Yazı İşlerinden sorulmalı, davaya konu taşınmazın imar planı kapsamında olup olmadığı, imar planı kapsamındaysa ilk olarak hangi tarihte imar planı kapsamına alındığı il ve ilçe belediyelerinden sorulmalı, ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/38 esaslı dava dosyası getirtilerek dosya tekemmül ettirildikten sonra mahallinde önceki yerel bilirkişiler, temin edilecek farklı yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarıyla usulüne uygun keşif yapılmalı, keşifte dinlenen ve önceki keşiflerde zapta geçen beyanlar arasındaki çelişkiler giderilmeli, taşınmazın öncesinin ne olduğu, hangi tarihten beri hangi sınırlarla kimler tarafından ne şekilde kullanıldığı hususları aydınlatılmalı, jeodezi ve fotogrametri bilirkişisinden hava ve uydu fotoğraflarının ölçeklerinin elverdiği ölçüde incelenen dönemde davaya konu taşınmazın niteliği ve kullanım şekli hususunda rapor düzenlemesi istenmeli, ziraatçı bilirkişiden dosyada yer alan tüm raporlar ve mahallinde yapılan gözlemlere göre taşınmazın niteliğinin irdelendiği, fen bilirkişisinden de keşfi takibe imkan tanıyan ve beyanlarda geçen sınırları, ağaçları gösteren rapor düzenlemesi istenmeli ve toplanan delillerin sonucuna göre bir karar verilmelidir.

Kabule göre de, davaya konu taşınmaz yol olarak tespit harici bırakıldığına ve hakkında kadastro tutanağı düzenlenmediğine göre Mahkemece hükümde "yol gösterilmek suretiyle tespit harici bırakılan alan hakkında yapılan tespitin iptaline" şeklindeki ifadeye yer verilmesi doğru değildir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesinin 06.05.2023 tarihli ek kararının KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Temyiz eden davalı ... harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

Dosyanın kararı veren ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/4132, K. 2025/4005, T. 25.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-4132-e-2025-4005-k-c9a869bb272f