Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/3522 E. 2025/4453 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3522
- Karar No
- 2025/4453
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/613 E., 2025/699 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Afşin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/56 E., 2025/10 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı; kadastro çalışmaları sırasında ...Mahallesi 1 29... ve 1 46... parsel sayılı taşınmazların davalı Hazine, 1 92... parsel sayılı taşınmazın ise davalı ... adına tespit edildiğini, taşınmazların dedesine ait iken ondan babasına, babasından da kendisine kaldığını, 50-60 yıla yakın zamandır taşınmazlarda zilyetliğinin bulunduğunu, maddi imkanları kısıtlı olduğundan zamanında itirazlarını yapamadığını, davayı anca açabildiğini ileri sürerek tespitin iptali ile 1 29... parselin 20 dönümlük kısmının, 1 46... parselin 16 dönümlük kısmının, 1 92... parselin ise 12 dönümlük kısmının kendi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Kadastro Mahkemesinin görevsizlik kararı sonucu eldeki esası alan davada İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla ; hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde ve davalı Hazine lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2. ve 13/1. maddeleri uyarınca dava değerini aşmayacak şekilde vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ 1.Davacı vekili; dava konusu taşınmazlarda Kadastro Kanunu 22/a maddesi çalışması yapıldığından zamanaşımı süresinin yeniden başladığını, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtip kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı Hazine vekili; lehlerine hükmedilen vekalet ücretinin eksik olduğunu belirtip kararın vekalet ücreti bakımından düzeltilerek onanmasına, mümkün olmazsa bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Kadastro sonucu; ...Mahallesi çalışma alanında bulunan dava konusu 1 29... , 1 46... ve 1 92... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespit tutanaklarının 06.03.1995 tarihinde kesinleştiği, davanın ise 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 09.12.2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekili ile davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Temyiz eden davacıdan alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin “j” bendi gereğince temyiz eden davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.