Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/2979 E. 2026/1581 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2979
- Karar No
- 2026/1581
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2037 E., 2025/679 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karacabey 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/114 E., 2023/954 K.
Dava, taşınmazın kıyı - kenar çizgisine göre kıyıda kaldığı iddiasına dayalı tapu iptali ve terkin istemine ilişkindir.
Davacı Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekili; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan dava konusu 1476 parsel sayılı taşınmazın 449,87 metrekaresinin kıyı-kenar çizgisi içinde kaldığını, bu hususun tapunun beyanlar hanesine şerh edildiğini, kıyı-kenar çizgisi içerisinde kalan yerlerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğunu ve özel mülkiyete konu edilemeyeceğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kalan 449,87 metrekarelik kısmının tapusunun iptali ile kıyıya terkinine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili; hukuka uygun şekilde belirlenmiş bir kıyı-kenar çizgisi bulunmadığını, dava konusu taşınmaz Ramsar sözleşmesi kapsamında göl koruma bandında yer aldığından yasal olarak herhangi bir yapılaşmanın mümkün olmadığını, davalının taşınmazı Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesine dayalı şekilde iktisap ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yapılan keşif sonucu sunulan raporda, taşınmazın Uluabat gölü su kotunun üstünde bulunduğu toprak yapısının gölsel olmadığının mütalaa edildiği, taşınmazın kıyı kenar çizgisi dışında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı ... vekili tarafından istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas bilirkişi raporunda, açılan gözlem çukurlarında jeolojik olarak gölsel malzeme varlığı bulunmadığı ve parselin göl maksimum kotu olan 8 metrenin üzerinde olduğunun belirlendiği, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin j bendi gereğince davacıdan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.