Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/2656 E. 2025/4054 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2656
Karar No
2025/4054
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/804 E., 2024/2011 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sarıkamış 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/257 E., 2020/232 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı; kadastro çalışmalarında kamu orta malı-mera olarak tespit edilen ... ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 1 68... parsel sayılı taşınmazın mera vasfı ile özel siciline kaydedildiğini, taşınmazın içerisinde kalan kısmın uzun süredir kendisi tarafından nizasız ve fasılasız olarak kullanıldığını, dava konusu 1 68... parsel sayılı taşınmazın mera olmadığını, davalı adına yapılan tescilin yolsuz olduğunu ileri sürerek keşifte gösterilecek bölümünün tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.

II. CEVAP Davalı Hazine; taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ve zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini, taşınmazın İl Mera Komisyonu kararı ile ifraz edildiğini, 1 68... ve 4 parsellerin oluştuğunu, 3 parsel sayılı taşınmazın taş ocağı vasfı ile Hazine adına, 4 parsel sayılı taşınmazın ise mera vasfı ile özel siciline tescil edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu edilen taşınmaz bölümünün sınırlarının belirgin olmayıp taşınmazın yayla vasfında olduğu, zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; raporlara ekli fotoğraflardan çekişmeli taşınmaz bölümleri ile mera parseli arasında ayırıcı unsur bulunmadığı, sınırlarının sabit olmadığı, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin vasfı nedeniyle zilyetlikle iktisap edilemeyecek yerlerden olduğu gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmaz bölümlerinin mera vasfında olmadığını, zilyetlikle iktisaba elverişli olup zilyetlikle edinme koşullarının da davacı yararına gerçekleştiğini, taşınmazların uzun yıllardır davacı ve öncesinde davacının ataları tarafından tarla ve çayır olarak kullanıldığını, hava fotoğraflarında dahi sınırların belirgin olduğunu, sadece ziraat bilirkişi raporu dikkate alınarak karar verildiğini, dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile iddianın kanıtlandığını, dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde tüm köy halkının taşınmazlarının bulunduğunu, herkesin kendisine ait taşınmazı ekip biçtiğini ve otundan faydalandığını, taşınmazların üzerinde uzun boylu çayır otunun bulunduğu bilirkişiler tarafından vurgulanmasına karşın raporun sonuç kısmında taşınmazların zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığının belirtildiğini, raporun çelişkili olduğunu, çayır olarak kullanılan taşınmazların hatalı değerlendirme ile yayla olarak değerlendirildiğini, bilirkişi raporundaki çelişkinin giderilmediğini, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Dosya içeriğinden; kadastro sonucu ... ili, .... ilçesi, .... köyü çalışma alanında bulunan 1 68... parsel sayılı taşınmazın kamu orta malı niteliğinde mera vasfıyla sınırlandırılarak özel siciline kaydedildiği, 2018 yılında yapılan ifraz işlemi ile 1 68... ve 4 parsel sayılı taşınmazlara ayrıldığı, 3 parsel sayılı taşınmazın taş ocağı vasfı ile Hazine adına tescil edildiği, 4 parsel sayılı taşınmazın da kamu orta malı olarak mera vasfı ile özel sicile kaydedildiği, tespitin 22.07.2008 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Temyiz eden davacıdan alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/2656, K. 2025/4054, T. 30.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-2656-e-2025-4054-k-e42627540aa9