Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/2217 E. 2025/2661 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2217
- Karar No
- 2025/2661
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1032 E., 2023/1392 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/86 E., 2020/131 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma isteği değerden reddedilerek temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; kök muris ...’in mirasçıları arasında muristen kalan ... Mahallesindeki 726, 213, 244, 978, 689, 840, 920 ve ... Mahallesindeki ..., 349, 358, 374, 469, 544 ve 628 parseller ile ilgili rızai taksim sözleşmesi yapıldığını, bu taksim sözleşmesinin ifası için mirasçılardan ... hariç diğer mirasçıların mirasçı ... ...’i vekil tayin ettiklerini, ... ...’in kendisi adına asaleten, diğer mirasçılar adına vekaleten ve mirasçı ... kendisi adına asaleten yukarıda anılan taşınmazlar için taksim işlemleri yaptıklarını ancak yapılan bu işlemlerin mirasçılar tarafından imzalanan taksim sözleşmesine uygun olmadığını, mirasçılardan bazılarının sözleşmeye aykırı taksim yapıldığını öğrenmesi ve itiraz etmesi üzerine, davalıların murisi ... ..., ... ... ve ... tarafından 27.12.2002 tarih ve 12131 yevmiye sayılı işlem ile daha önce 18.10.2002 tarih ve ... yevmiye ile yaptıkları taksime dayalı tescil işlemlerinin ve 06.11.2002 tarih ve 10242 yevmiye ile yapılan miras payı devri işleminin iptali istenerek Tapu Müdürlüğünde tashih işlemi yaptıklarını ve ... Mahallesindeki tüm taşınmazların muris ...’in 8 mirasçısı adına eşit paylarla tescil edildiğini, davacıların murisi ... ...’in bu işlemlerden habersiz, kardeşi ... ...’in taksim sözleşmesi gereği yapılması gerektiği beyanı ve talebi üzerine, ... Mahallesindeki taşınmazların devri için oğlu olan davacı ...’e vekaletname verdiğini, ...’in taksim sözleşmesinin bir gereği olduğunu düşünerek ... Mahallesindeki taşınmazlarda annesinin 1/8 miras payını davalıların murisi ... ...’a 22.04.2003 tarih ve 3970 yevmiye sayılı işlemle devrettiğini, tüm mirasçıların katılımıyla yapılan taksim sözleşmesinde davacıların murisi ... ...’e sadece ... Mahallesindeki taşınmazlardan pay verildiğini, bu nedenle ... ... ve vekili ...’in ... Mahallesindeki taşınmazlardan pay verilmediğini bildikleri için taksim sözleşmesinin bir gereği olarak temliki yaptıklarını düşündüklerini, devir karşılığında ... ...’e bedel ödenmediğini, mirasçılardan ... tarafından açılan Ankara Batı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/571 Esas sayılı dosyasında verilen karar sonucunda ... Mahallesindeki tüm taşınmazların 8 mirasçı adına tescil edildiğini, bir başka ifade ile davacıların murisi ... ... adına ... Mahallesinde taksim sözleşmesi gereği tescil edilen taşınmazların tüm mirasçılara eşit paylarla dağıtıldığını ancak ... ...’in ... Mahallesindeki taşınmazlardaki payını kardeşi ... ...’a devrettiği için bu taşınmazlarda payı kalmadığını, taksim sözleşmesi iptal edilip bu sözleşme uyarınca yapılan tüm devir ve temlikler de iptal edildiğinden, muris ... ...’in kardeşi ... ...’a yaptığı temlikin de geçersiz hale geldiğini ileri sürerek davalıların murisleri ... ... adına kayıtlı ... Mahallesindeki ..., 349, 374, 469, 544 ve 628 parsel sayılı taşınmazlardaki 1/8 payın tapu kaydının iptali ile ... ...’in mirasçılık belgesindeki payları oranında davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili; zamanaşımı süresinin geçtiğini, davacıların murisi ... ’in sağlığında hata, hile, gabin iddiasında bulunmadığını, davacılardan ...’in bizzat annesi ... ’e vekaleten iptali istenilen işleme katıldığını ve murisi ... ’in ölüm tarihine kadar herhangi bir işlemin iptaline dair dava açılmadığını, özellikle davacı ... yönünden talebin dinlenilmesinin mümkün olmadığını, kesinleşen kararda bahsedilen olgular ile davalıların murisinin taraf olduğu işlemler arasında bağ kurmanın mümkün olmadığını, miras taksim sözleşmesinde nakdi karşılık ödenmesi hususunda bir anlaşma yer almadığını, yapılan miras taksim sözleşmesi hükümlerinin tam anlamıyla her iki tarafın murisi yönünden yerine getirildiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; muris ... mirasçılarının terekeye dahil ... ve ... Mahallesinde bulunan bir kısım taşınmazların paylaşımı konusunda adi yazılı sözleşmeyi akdettikleri, mirasçıların bir kısmının tapudaki işlemlerin yapılması için mirasçılardan ...'ı vekil tayin ettikleri ancak intikal ve devir işlemlerinin haricen düzenlenen taksim sözleşmesine uygun yapılmadığı, aykırılığın giderilmesi için mirasçılardan ...'nın tüm mirasçılara karşı açtığı Ankara Batı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/571 Esas sayılı dosyasında devir işlemlerinin mirasçıların anlaşmasına aykırı yapıldığı, taşınmazların bir kısmının halen devredilmediği, mirasçıların bir kısmının anlaşmaya aykırı olarak edindikleri payları üçüncü kişilere devrettikleri belirlenerek paylaşımın uygulanma imkanı kalmadığını tespitle dava konusu edilen ... köyündeki taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında ... mirasçıları adına tesciline karar verildiği, paylaşım gereğince kendisine ... köyünde bulunan taşınmazlardan pay verilen davacıların murisi ...'nın anılan karar ile birlikte ... köyünde bulunan davaya konu taşınmazlardan pay almamış olması nedeniyle miras payına nazaran eksik taşınmaz edindiğinin belirlendiği, her ne kadar resmi senetlerle dava konusu taşınmazların tamamında ...’nın payının davalıların murisi ...'ye satılarak devredildiği görülse de yapılan bu işlemlerin anlaşmaya aykırı devirleri gidermeye yönelik olduğu, davacılar murisleri ...'nın taşınmazların maliki kök muris ... terekesinde 1/8 oranında hak sahibi olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne dava konusu taşınmazlarda davalılar adına kayıtlı payların her bir taşınmazın tamamı 8 pay itibariyle 1 pay olacak şekilde iptali ile elbirliğiyle mülkiyet hükümleri gereğince davacılar adına eşit olarak tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesi kararının davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacıların satış işleminin üzerinden 14 yıl geçtikten sonra kötü niyetle haksız tescil talebinde bulunduklarını, davacıların murisinin devir işlemine itiraz etmediğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini, işlemin davacı ... tarafından bizzat yapıldığını, anılan davacının durumunun değerlendirilmediğini, satış bedelinin davalılara ödenmesine ilişkin karar verilmemesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiş, kararın temyiz edilmesinden sonra davalılar ... ve ... temyizden feragat ettiklerini bildirmiş iseler de taşınmazlarda dava konusu edilen pay muris... adına; bir başka ifade ile elbirliği mülkiyetine tabi olduğundan anılan davalıların temyizden feragat dilekçeleri dikkate alınmamıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, yolsuz tescil nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; muris ...’in 21.03.1962 tarihinde öldüğü, geride davacıların murisi ..., davalıların murisi ... ile dava dışı mirasçılar...,...,...,ve ...’nin mirasçı olarak kaldığı, murisin terekesinde bulunan ... Mahallesindeki 726, 213, 244, 978, 689, 840, 920 ile ... Mahallesindeki ..., 349, 358, 374, 469, 544 ve 628 parsellere ilişkin olarak tüm mirasçıların katılımı ile adi yazılı rızai taksim sözleşmesi düzenlendiği, bu kapsamda mirasçı ... ’in kendisi adına asaleten, diğer mirasçılar adına vekaleten ve ...’in kendisi adına asaleten 07.05.2001 tarihinde ... Mahallesindeki dava dışı taşınmazlar için resmi taksim akdi düzenledikleri, 18.10.2002 tarih, 9627 yevmiye numaralı işlem ile de ... Mahallesindeki taşınmazların veraseten tüm mirasçılara intikal işlemini gerçekleştirdikleri ve aynı tarihte ... Mahallesindeki taşınmazlar için ... yevmiye nolu taksim akdini düzenledikleri, taksim işlemi ile ... Mahallesindeki ... parselde davacıların murisi adına 1/3 pay tescil edildiği, murisin taşınmazdaki 1/3 payını 06.11.2002 tarihinde davalıların murisine satış suretiyle temlik ettiği, 27.12.2002 tarihinde ise davalıların murisi ... ile dava dışı mirasçılar ... ve ...’in başvurusu üzerine 18.10.2002 tarih, ... yevmiye nolu taksim işleminin iptaline karar verildiği ve ... Mahallesindeki taşınmazların muris ...’in tüm mirasçıları adına tescil edildiği, davacıların murisi ... adına vekili davacı ...’in de ... Mahallesindeki taşınmazlarda ...’ya ait 1/8’er payı davalıların murisine 22.04.2003 tarihinde satış suretiyle temlik ettiği, mirasçılardan ... tarafından 13.06.2007 tarihinde Ankara Batı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/571 Esas sayılı dosyasında açılan davanın kabul edildiği ve ... Mahallesindeki taşınmazların da tüm mirasçılar adına tesciline karar verildiği, kararın onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 15.299,34 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Ankara Batı 3. Asliye Hukuk Mahkemesine, kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 26.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.