Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/2039 E. 2025/4012 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2039
- Karar No
- 2025/4012
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/770 E., 2025/248 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/397 E., 2023/332 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ili, ... ilçesi, .... Mahalllesi çalışma alanında bulunan ve sınırlarını dava dilekçesinde bildirdiği 109.075, 15... yüz ölçümündeki taşınmazın irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davacı adına tapuya tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar, ayrı ayrı davanın reddine karar verilmesini savunmuş ve aynı zamanda taşınmazın adlarına tescilini talep etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI Gaziantep 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.12.20 16... /816 Esas, 2016/289 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın davalılar Hazine vekili, ... vekili ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin 20.04.20 17... /95 Esas, 2017/96 Karar sayılı kararı ile ... vekilinin istinaf başvurusunu süreden reddine, Mahkemece eksik araştırma ve inceleme ile hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle diğer davalıların istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kaldırma kararı sonrası Gaziantep 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.03.20 20... /303 Esas, 2020/128 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 27.04.20 21... /874 Esas, 2021/563 Karar sayılı kararı ile eksik araştırma ve inceleme ile hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; (B) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümü yönünden önceki kararın istinaf edilmemesi nedeniyle kesinleştiği, davaya konu (A) harfi ile gösterilen taşınmazın 1992 yılında yapılan tesis kadastro çalışmalarında tescil harici alanda kaldığı, 2014 yılında idari yoldan 1 06... parsel olarak tescil edildiği, 2019 yılında ise imar uygulamasına tabi tutulduğu, netice itibariyle (A) harfi ile gösterilen bölümün özel mülkiyete konu yerlerden olduğu ve davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 87 39... numaralı parsel sayılı taşınmaz içesinde kalan ve fen bilirkişisi raporunda (C) harfi gösterilen 2656,51 m² ve 87 40... numaralı parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalan (D) harfi gösterilen 6117,30 m², 92 36... numaralı parsel içerisinde kalan ve fen bilirkişisi raporunda (E) harfi ile gösterilen 3594,30 m²; 87 42... numaralı parsel içerisinde kalan (G) harfi ile gösterilen 487,52 m²; 87 42... numaralı parsel içesinde kalan (H) harfi ile gösterilen 754,01 m²; 92 36... numaralı parsel içerisinde kalan (I) harfi ile gösterilen 104,52 m²; 92 39... numaralı parsel içesinde kalan (J) harfi ile gösterilen 770,90 m²; 92 39... numaralı parsel içesinde kalan (K) harfi ile gösterilen 12,55 m²; 92 31... numaralı parsel içesinde kalan (L) harfi ile gösterilen 153,43 m²; 92 32... numaralı parsel içerisinde kalan (M) harfi ile gösterilen 2985,16 m²; 92 38... numaralı parsel içesinde kalan (N) harfi ile gösterilen 2939,54 m²; 92 37... numaralı parsel içesinde kalan (O) harfi ile gösterilen 2660,62 m² alanın davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline; mevcut imar planında park alanı olarak tescil harici bırakılan ve 01.11.2023 tarihli fen bilirkişisi raporunda (F) harfi ile 68,89 m² yer ile mevcut imar planında yol boşluğu olarak tescil harici bırakılan ve aynı fen bilirkişisi raporunda YOL1: 5613,19 m², YOL2: 304,44 m², YOL3: 1194,47 m², YOL4 :588,46 m² ve YOL5: 1839,16 m² yüz ölçümü ile gösterilen bölümlerin son parsel numarası verilmek suretiyle davacı adına tapuya kayıt ve tesciline; fazlaya ilişkin talebin reddine,- ... yönünden davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d, 115/2 maddeleri uyarınca pasif dava ehliyeti yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yapılan araştırma ve inceleme sonucu dava konusu taşınmazın 1992 yılında yapılan kadastro çalışması sonucu tescil harici alanda kaldığı, eldeki davanın 2013 yılında açıldığı, 2014 yılında dava konusu alanın idari yoldan 1 06... parsel numarasıyla tapuya bağlandığı, 2019 yılında imar uygulamasına tabi tutulduğu, taşınmazın %2-3 eğimli olduğu, 19 85... yıllarına ait hava fotoğraflarında kullanıldığı, sınırlarının belirgin olduğu ve adına tescil kararı verilen davacı yararına zilyetlikle mülk kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davalı Hazine vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığını, taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu belirterek ve re'sen görülecek nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1 06... parsel sayılı taşınmazın 1/2 hissesinin vekil eden Belediye tarafından satın alındığını, imar uygulaması ile taşınmazların oluştuğunu, bu hususların dikkate alınmadığını, eksik inceleme sonucu hazırlanan raporların hükme esas alındığını, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek ve re'sen görülecek nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkin iken yargılama sırasında zilyetliğe dayalı tapu kaydının iptali ve tescil istemine dönüşmüştür.
Mahkemece, temyize konu kabul kararı verilen taşınmaz bölümü üzerinde davacı lehine zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Somut olayda; dava konusu taşınmaz bölümü, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde 1992 yılında yapılan kadastro çalışması sırasında tarıma elverişli olmayan-taşlık arazi vasfında olması nedeni ile tespit harici bırakılmış daha sonra taşınmazın bir kısmının 2014 yılında ihdasen Hazine adına tescil edilen 1 06... parsel sayılı 3.574.165, 28... yüz ölçümlü ham toprak vasıflı taşınmaz içerinde kaldığı, kalan kısmının 2019 yılında yapılan imar uygulaması sonucu yeni oluşan imar parselleri içerisinde kaldığı anlaşılmıştır.
Temyize konu taşınmazın tescil harici bırakılma nedeni dikkate alındığında imar - ihyaya muhtaç yerlerden olduğu, bu sebeple mülkiyetin zilyetlikle kazanılabilmesi için öncelikle imar - ihya edilmesi, ondan sonra da kanunda aranan 20 yıllık zilyetlik süresinin dolması gerekmektedir. Jeoloji mühendisi bilirkişi raporunda tarımsal faaliyet yapılan kısımda imar - ihyaya 25-30 yıl öncesinde başlandığı, ziraat bilirkişi kurulu raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümün 2. sınıf sulu tarım arazisi vasfında olduğu, yaklaşık 25-30 yıldan beri arazide zilyetlik ile ilgili bir faaliyetin düzenli olduğu, dava tarihinden geriye doğru zilyetlik süresinin tamamlandığı belirtilmiş ise de Mahkemece temyize konu bölümün imar-ihyaya konu edilip edilmediği, edilmiş ise ihyanın ne zaman başlayıp tamamlandığı hususları net olarak belirlenmemiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı karar verilemez.
Öte yandan Jeoloji mühendisi bilirkişi raporunda taşınmaz bölümü içerisinde yer yer bazalt blokların olduğu, bu bölümlerde herhangi bir tarımsal faaliyetin olmadığı; Harita mühendisi ve Orman mühendisi bilirkişi raporlarında (A) harfi le gösterilen kısmın 1988 tarihli memleket haritasında açık arazi olarak gözüktüğü, 2002 tarihli memleket haritasında bir kısmının beyaz alanda bir kısmının taşlık-kayalık alanda kaldığı, 2002 yılı orman amenajman haritasında -taşlık- açık arazide kaldığı belirtildiğinden temyize konu yerin bir bölümünde imar - ihyanın 2002 yılında devam ettiği anlaşıldığı halde Mahkemece halen taşlık-kayalık alanda kalan kısım ile tarımsal faaliyet yapılan kısım ayırt edilmeden taşınmaz bölümünün tamamı hakkında kabul kararı verilmesi isabetsiz olmuştur.
Hâl böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, fen bilirkişisi, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi ve daha önceki keşfe katılmayan 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu katılımı ile keşif yapılmalıdır.
Taşınmaz başında yapılacak keşif sırasında yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmazların önceki ve şimdiki niteliği, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandığı, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığı ve tamamlandığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; yerel bilirkişi ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler, gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmelidir.
Ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazların eğimi, niteliği, toprak yapısı, bitki örtüsü, taşınmazlar üzerindeki ağaçların cinsi, adedi ve yaşını, taşınmazın imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığını, taşınmaz üzerinde ekonomik amaçlı zilyetliğe ne zaman başlanıldığını ve taşınmazın kullanım durumunu kesin olarak belirleyen bilimsel verilere dayalı, önceki ziraat bilirkişi raporunu da irdeleyen ve sınırındaki taşınmazlarla mukayese edilecek şekilde ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; taşınmazlar ve çevresini tüm yönleriyle gösterecek şekilde taşınmaz ve çevresinin yakın plan fotoğrafları çektirilip fotoğraflar üzerinde çekişmeli taşınmazlar kabaca işaretlettirilmelidir.
Jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiden, taşınmazların kadastro paftasındaki konumunun bilgisayar programı aracılığıyla uydu ve hava fotoğraflarına aktarılması suretiyle hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle ve temin edilebilecek en eski ve yeni tarihli uydu fotoğrafları üzerinde de inceleme yaptırılarak taşınmazın önceki ve şimdiki niteliği, imar - ihya edilip edilmediği, imar - ihya edilmiş ise ne zaman başlanıp hangi tarihte tamamlandığı, ekonomik amaca uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığı ve kullanımın hangi tarihten itibaren başladığı hususlarında ayrıntılı rapor düzenlemesi istenilmelidir.
Fen bilirkişisine taşınmaz bölümü üzerinde taşlık-kayalık alanda kalan kısım ile tarımsal faaliyet yapılan kısmın ayrı ayrı olacak şekilde keşfi takibe, bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye imkan verir krokili rapor düzenlettirilmelidir.
Yukarıda değinilen hususlar göz ardı edilerek eksik araştırma ile hüküm kurulması doğru değildir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davalı Hazine vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde temyiz eden davalı ... Başkanlığına iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.