Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/2022 E. 2025/2738 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2022
Karar No
2025/2738
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2614 E., 2025/211 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/191 E., 2023/498 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri ve ihbar olunan Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; ... ili, .... ilçesi, ... köyü ... parsel sayılı taşınmazın 2705 sayılı Kanun gereğince ... hidroelektrik barajının devri kapsamında adına tescili gerektiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tescile karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili; dava konusu taşınmazın müvekkilinin tesislerinin bulunduğu alanda olduğunu, taşınmazın kadastro tespit çalışmasıyla tescil edildiğini ve Meram Belediyesi adına kayıtlıyken kamulaştırma ile KOSKİ'ye devredildiğini, taşınmazın Altınapa Baraj Gölü ile ilgili olduğunu ve su temini için kullanılan tesislerin müvekkili İdareye ait olduğunu, taşınmazların mülkiyetinin İdarede kalmasının daha uygun olacağını, davanın hukuki dayanağının bulunmadığını, davanın kadastro tespitine itiraz niteliği taşıdığını ve bu sebeple kadastro mahkemesinde görülmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuş, 24.03.2017 tarihli dilekçe ile davanın Hazine’ye ihbarını talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.01.2023 tarih 2020/30 Esas, 2023/20 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne (B) harfli 319 m2’lik kısmın iptali ile davacı adına tesciline ilişkin kararın davalı vekili ve davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 05.06.2023 tarih 2023/822 Esas, 2023/1089 Karar sayılı kararı ile; sadece regülatörün olduğu kısım yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı ancak encümen kararına göre ifrazın tespiti, ifraz olmazsa bedelsiz irtifak veya intifa hakkı tanınması gerektiği belirtilmek suretiyle karar kaldırılmış; İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, sûbut bulan davanın kısmen kabulüne, 1974 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi Hayri Kalın tarafından düzenlenen 31.10.2022 tarihli ek rapor ve ekindeki krokilerde kırmızı renkle ve (B) harfi ile gösterilen 319,00 m2'lik kısmının 1974 parselden ifrazına ve davacı adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili, davalı vekili ve ihbar olunan vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın davacı adına tesciline karar verilen bölümünün ...'e devri gerçekleştirilen hidroelektrik santralinin mütemmim cüz'ü niteliğinde olan regülatörün bulunduğu kısım olduğu, sonradan ekleme suretiyle yapılmış bir bölüm olmadığı, bu kısmın 2705 sayılı Kanun ve bu Kanun ile değişik 1312 sayılı Kanun gereğince ...'e devri gerektiği, davacının bu konuda ...'in halefi konumunda olduğu, taşınmazın üzerinde regülatör bulunan kısmının ifrazı ile davacı adına tescilinde imar mevzuatı bakımından sakınca olmadığı ve taşınmazın 319 m²’lik bu kısmının ifrazının mümkün olduğu, taşınmazın kalan kısmının ...'e devredilmiş olan ... hidroelektrik santralinin mütemmim cüz'ü niteliğinde bir alan olmadığı, davada taraf olmayıp ihbar olunan konumundaki Hazine lehine vekalet ücreti takdir edilmemiş olmasında da bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/(1).b.1 maddesi uyarınca istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ...Ş Genel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın tamamının adına tescili gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı KOSKİ Genel Müdürlüğü temyiz dilekçesinde; cevap dilekçesindeki beyanları tekrarla dava konusu taşınmazda Konya merkez mahallerinin içme-kullanma suyunun temini için su basıncı kırıcı tesisi, su alma havuzu bulunduğunu, bu nedenle 1974 parsel sayılı taşınmazın elektrik üretim hizmeti ile bir bağlantısı olmadığını, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. İhbar olunan Hazine vekili temyiz dilekçesinde; Mahkeme kararının eksik inceleme ve değerlendirme sonucu verildiğini, davanın süresinde açılmadığını, görevli mahkemenin Kadastro Mahkemesi olduğunu, lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, 2705 sayılı Kanun ve bu kanun ile değişik 1312 sayılı Kanun gereğince tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Dosya içeriğinden; 01.11.1982 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere ... ile Konya Belediyesi arasında 2705 sayılı Kanun ve bu Kanun ile değişik 1312 sayılı Kanun gereğince ... Hidroelektrik santralinin ...'e devri için anlaşma yapıldığı, devredilen bu hidroelektrik santralinin bir bölümü olan regülatörün dava konusu 1974 parsel sayılı 5.700 m2 miktarlı baraj nitelikli taşınmaz üzerinde bulunduğu, taşınmazın 28.01.1954 tarihli tapulama işlemi ile Konya Belediyesi Tüzel Kişiliği adına kayıtlı iken malik hanesinin Konya Büyükşehir Belediyesi olarak 05.09.1990 tarihinde düzeltildiği ve 23.02.2006 tarihinde kamulaştırma işlemi ile davalı adına tescil edildiği anlaşılmaktadır. Davalı vekili ve ihbar olunan Hazine vekilinin temyiz itirazları yönünden: Bilindiği üzere, miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Somut olayda, kabul kapsamına alınan, 31.10.2022 tarihli ek rapor ve ekindeki krokilerde kırmızı renkle ve (B) harfi ile gösterilen 319,00 m2'lik kısmın dava tarihi itibariyle keşfen saptanan değerinin 32.820,24 TL olduğu, belirlenen bedelin Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi 2025 tarih itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmaktadır. Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince: Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekili ve ihbar olunan Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinin değerden REDDİNE, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde yatıran davalıya iadesine, İhbar olunan Hazine harçtan muaf olduğundan harç hususunda karar verilmesine yer olmadığına, Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davacı taraftan alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/2022, K. 2025/2738, T. 28.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-2022-e-2025-2738-k-a87d4ecc8870