Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/1810 E. 2025/2422 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1810
Karar No
2025/2422
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/15 E., 2023/341 K.

Mahkeme kararı davalı ... temsilcisi ile davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı ... vekili; Ekim 1973 tarih, 30 sıra numaralı tapu kaydına dayanarak çekişmeli 132 ada 5, 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazlar yönünden tapu iptali-tescil ve paftasında yol olarak gösterilen çekişmeli taşınmaz bölümü yönünden ise tapuya tescil isteğiyle dava açmıştır.

II. CEVAP Davalılar, aşamalarda davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.04.2013 tarih, 2012/101 Esas, 2013/190 Karar sayılı kararıyla; davacı ... İdaresinin dayanağı olan tapu kaydının mevki ve sınırları itibarıyla dava konusu edilen 132 ada 5, 6, 7 parsel sayılı taşınmazları kapsamadığı, söz konusu eski tapu kaydının davacıya ait 129 ada 12 parsel sayılı taşınmaza mevki ve sınırları itibariyle uyduğu, yine dayanak tapu kaydının paftasında yol olarak gösterilen çekişmeli taşınmaz bölümüne ait olduğunun ispat edilemediği gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 21.10.2014 tarih ve 2014/14999 Esas, 2014/11637 Karar sayılı kararıyla: yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olmadığı belirtilerek doğru sonuca varılabilmesi için davacı Vakıf İdaresinin dayanağı tapu kaydının oluştuğu 1973 yılı itibari ile 31.10.1973 tarih ve 30 sıra numaralı tapu kaydının batı sınırında okunan yolun hangi yol olduğu memleket haritalarından faydalanmak sureti ile tespit edilip yeni açılan araba yolu bu tarih itibari ile mevcut ise davanın reddine karar verilmesi, 1973 tarihi itibari ile bu yol mevcut olmayıp daha evvel komşu parsellerin hükmen tesciline esas dava dosyalarında tespit edilen yol mevcut ise, bu yol için davacı ... İdaresinin dayanağı olan tapu kaydının oluşum tarihi olan 1973 yılı esas alınarak bu tarihten önce davalılar lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılıp zilyetlikle kazanım şartları oluşmuş ise dava konusu yerlerin davalılar adına tescil edilmesi, aksi halde tapu kaydının oluşum tarihinden sonraki zilyetliğe değer verilemeyeceği dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına hükmedilmiştir.

B. Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda verilen 09.03.2017 tarih, 2015/305 Esas, 2017/63 Karar sayılı kararla: davacı dayanağı tapu kaydının iddia konusu taşınmazları kapsadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 132 ada 5, 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile ... adına tesciline, 04.04.2013 tarihli fen bilirkişi raporunda belirtilen 129 ada 9, 10 ve 11 parsel sayılı taşınmazlar ile 132 ada 5, 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazlar arasında kalan ve paftasında yol olarak gösterilen 759,12 metrekare bölümün davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalılar ... ve ..., davalı ... temsilcisi ile davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 21.01.2021 tarih ve 2017/3361 Esas, 2021/162 Karar sayılı ilamı ile; çekişmeli 132 ada 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasına, kadastro çalışmaları sırasında tescil harici bırakılan ve paftasında yol olarak gösterilen taşınmaz bölümü yönünden ise davanın tescil davası niteliğinde olduğu gözetilerek yasal ilanların yapılması, öte yandan davanın niteliği itibariyle yasal hasım durumundaki davalı Hazine ve Köy Tüzel Kişileri aleyhine vekalet ücreti dahil hiçbir yargılama gideri yükletilemeyeceği gözetilerek karar verilmesi gereğine değinilmek suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına hükmedilmiştir.

Ç. Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;

a- 132 ada 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazlar yönünden verilen kararın daha evvel onandığı, 132 ada 7 parsel sayılı taşınmaz yönünden kayıt maliki tarafından temyiz talebinde bulunulmadığı anlaşılmakla dava konusu 132 ada 5, 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazların davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline,

b-Hükme esas alınan 04.04.2013 tarihli krokili raporda 129 ada 9, 10 ve 11 parsel sayılı taşınmazlar ile 132 ada 5, 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazlar arasında kalan ve paftasında yol olarak tescil harici bırakılan 759,12 metrakere yüz ölçümlü taşınmazın davacı dayanağı tapu kaydının kapsamında kaldığı gerekçesiyle çekişmeli taşınmazın aynı adanın son parsel numarası verilerek davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı Hazine temsilcisi temyiz dilekçesinde; eksik inceleme neticesinde verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek bozulması talep edilmiştir.

2. Davalı Köy Tüzel Kişiliği temsilcisi temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan orman mühendisi bilirkişi raporunun uyuşmazlığın çözümü hususunda yeterli olmadığını, davacı adına tescil edilen umumi yola ilişkin yeniden yerel bilirkişi listesi tayin edilmek suretiyle bu hususta yerel bilirkişilerin beyanının alınması gerektiğini, kadim yol tespit edilmeden verilen kararın yıllardır süregelen kullanım durumuna aykırılık teşkil ettiği gibi taşınmazların sınırlarında değişikliğe sebebiyet vereceğini, orman bilirkişi raporunun tek bir bilirkişi tarafından hazırlandığını ve heyet teşkil edilmediğini, dava konusu alanda iki adet patika yol bulunduğu halde kadim olan yolun hangisi olduğu belirlenmeden eksik inceleme sonucunda hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili ile paftasında yol olarak tescil harici bırakılan taşınmazın davacı adına tapuya kayıt ve tescili istemine ilişkindir.

Kadastro sonucu Giresun ili, .... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 132 ada 5 ve 6 parsel sayılı sırasıyla 337.86 ve 385.04 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazlar tapu kaydı, 7 parsel sayılı 956,32 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle sırasıyla ..., ... ve ... adlarına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... vekili, tapu kaydına dayanarak tapu iptal - tescil ve paftasında yol olarak gösterilen çekişmeli taşınmaz bölümü yönünden ise tapuya tescil isteğiyle dava açmıştır.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Hazine temsilcisi ile davalı Köy Tüzel Kişiliği temsilci tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine temsilcisi ile davalı Köy Tüzel Kişiliği temsilcisinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 345,55 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ... Kişiliğinden alınmasına,

Davalı Hazine 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

Dosyanın Tirebolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/1810, K. 2025/2422, T. 07.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-1810-e-2025-2422-k-46c6578f7e27