Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/1718 E. 2025/2984 K. – Tapu İptali Ve
Konu: Tapu İptali Ve Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1718
- Karar No
- 2025/2984
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptali Ve Tescil
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/20 E., 2016/580 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı Çorum 3. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 21.01.2016 tarihli ve 2013/20 Esas, 2016/580 Karar sayılı hükmün bozulmasına ilişkin olan Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 18.11.2020 tarihli ve 2017/2722 Esas, 2020/5327 Karar sayılı kararının düzeltilmesi, süresi içerisinde bir kısım davacılar ... ve müşterekleri vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü: I. DAVA Davacılar ... ve müşterekleri vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazların tarafların kök murisi ... .......'dan geldiğini, dolayısıyla taşınmazlarda müvekkillerinin de hakkının bulunduğunu ancak davalı köyde oturduğu için taşınmazların onun adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek dava konusu 102 ada 1, 103 ada 2, 113 ada 2, 119 ada 31 ve 125 ada 4 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının müvekkillerinin miras payları oranında iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP 1. Davalılar ... ve ... müşterek cevap dilekçelerinde; 1 ve 2 nolu taşınmazların kök muristen kalmayıp dava dışı...'dan satın alındığını, satışa ilişkin eski tapu kayıtlarının bulunduğunu, diğer taşınmazların ise .......'dan kalmayıp ... ....'dan kaldığını, bu nedenle taşınmazlarda davacıların hakkının bulunmadığını, zilyetliğin ...'da olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir. 2. Diğer davalılar tarafından davaya cevap verilmemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya kapsamına göre, dava konusu taşınmazların tarafların kök murisi ... .......’dan geldiği, murisin terekesinin taksim edilmediği, 103 ada 2 parsel sayılı taşınmazın ise 3. kişiden kaldığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, “Çorum ili Merkez ilçe ... köyü ... mevkii 119 ada 31 parsel, ... mevkii 102 ada 1 parsel, ... mevkii 103 ada 2 parsel, ... mevkii 113 ada 2 parsel ve ... mevkii 125 ada 4 parselin tapu kayıtlarının iptali ile Çorum 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1996/521 Esas, 1997/64 Karar sayılı veraset ilamındaki hisseleri oranında davacılar adına tapuya tesciline” karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içerisinde bir kısım dahili davalılar ... ve ... temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 18.11.2020 tarihli ve 2017/2722 Esas, 2020/5327 Karar sayılı kararı ile Mahkemece, tapu kayıt maliki ... ölü olduğu halde, mirasçılarından ..., ... ve ... usulüne uygun şekilde davaya dahil edilmeksizin işin esasına girilerek hüküm kurulması cihetine gidildiği, bu haliyle davada taraf teşkilinin sağlandığından söz edilemeyeceği, karar verildikten sonra hükmün, davada yer almayan tapu kayıt malikinin bir kısım mirasçılarına tebliğ edilmesiyle de taraf teşkilindeki eksikliğin giderilemeyeceği, hal böyle olunca; Mahkemece öncelikle, adı geçen tapu malikinin davada yer almayan mirasçılarını davaya dahil etmesi için davacı tarafa süre verilmesi, bu şekilde taraf teşkilinin sağlanmasından sonra işin esasına girilerek tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gereğine değinilerek sair hususlar incelenmeksizin karar bozulmuştur. B. Karar Düzeltme Yoluna Başvuranlar Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen bozma kararına karşı süresi içerisinde bir kısım davacılar ... ve müşterekleri vekili karar düzeltme başvurusunda bulunmuştur. C. Karar Düzeltme Nedenleri Bir kısım davacılar ... ve müşterekleri vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; Mahkemece taraf teşkilinin sağlandığını, adresleri bulunamayan kişilere ise ilan yoluyla tebligat yapıldığını, davalı tarafça davayı uzatmak amacıyla tapuda payı bulunmayan kişilerin de davaya dahil edilmesinin sağlandığını ileri sürerek kararın düzeltilmesini istemiştir. D. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dava; kadastro öncesi sebebe dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. Kadastro sonucunda Çorum ili, Merkez ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 102 ada 1, 103 ada 2, 113 ada 2, 119 ada 31 ve 125 ada 4 parsel sayılı muhtelif yüz ölçümündeki taşınmazlar vergi kaydı, irsen intikal, taksim, ifraz ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. 3. Mahkemece, dava konusu taşınmazların tarafların kök murisinden geldiği, murisin terekesinin taksim edilmediği ve davalı tarafça 103 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 3. kişiden satın alındığının da ispatlanamadığı kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Her ne kadar Mahkemenin 21.01.2016 tarihli ve 2013/20 Esas, 2016/580 sayılı kararı taraf teşkilinin sağlanmadığından bahisle bozulmuş ise de dosya kapsamından taraf teşkilinin sağlanmış olduğu anlaşılmıştır. Ne var ki; dava konusu 113 ada 2, 119 ada 31 ve 125 ada 4 parsel sayılı taşınmazların tespitine esas vergi kayıtları getirtilip yöntemince uygulanmamış, taşınmazların sınırında bulunan 119 ada 3, 32 ve 40; 123 ada 21, 22 ve 125 ada 2 parsel sayılı taşınmazların tespitine esas vergi kayıtları getirtilip dava konusu taşınmazların yönünü ne okuduğu tespit edilmemiş, davalı tarafça dayanılan tapu kaydı tesisinden itibaren getirtilip yöntemince uygulanarak kapsamı belirlenmemiş, 102 ada 1, 103 ada 1 ve 125 ada 4 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespit tutanaklarının edinme sebebinde, taşınmazların eldeki davanın davacıları tarafından Çorum 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/232 Esas sayılı dosyasında dava konusu edilen dava dışı taşınmazlardan ifraz edildiği belirtildiği halde söz konusu dosya kapsamı irdelenip değerlendirilmemiştir. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle dava konusu 113 ada 2, 119 ada 31 ve 125 ada 4 parsel sayılı taşınmazların tespitine esas vergi kayıtları ile taşınmazların sınırında bulunan 119 ada 3, 32 ve 40; 123 ada 21, 22 ve 125 ada 2 parsel sayılı taşınmazların tespitine esas vergi kayıtları getirtilmeli, yine taşınmazların sınırlarında bulunan 101 ada 83, 119 ada 30; 123 ada 20, 23, 25; 125 ada 1 ve ... köyü çalışma alanında bulunan 111 ada 10, 11 ve 12 parsel sayılı taşınmazlara ait kadastro tespit tutanaklarının onaylı örnekleri (varsa dayanağı kayıtlarla birlikte) ile taşınmazların tedavüllü tapu kayıtları getirtilmeli, davalı tarafça dayanılan 1955 tarihli ve 18 sıra numaralı tapu kaydı (Temmuz 1947 tarihli ve 16 sıra numaralı tapu kaydından gelen) tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtilip tapu kaydının revizyon görüp görmediği Tapu Müdürlüğü ile Kadastro Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulup saptanmalı, başka taşınmazlara revizyon görmüş ise bu taşınmazlara ait kadastro tespit tutanaklarının onaylı örnekleri, tapu kayıtları, varsa kesinleşme şerhli mahkeme ilamları getirtilip dosya arasına alınmalı, bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ile teknik bilirkişi ve ziraat mühendisi bilirkişiden oluşacak bilirkişi heyeti eşliğinde taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20. maddesi hükmü uyarınca dava konusu 113 ada 2, 119 ada 31 ve 125 ada 4 parsel taşınmazların tespitine esas vergi kayıtları ile davalı tarafın dayandığı tapu kaydı varsa revizyon gördüğü taşınmazlar da dikkate alınmak suretiyle yerel bilirkişiler yardımı ve uzman teknik bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı; uygulama yapılırken haritası bulunan kayıtların kapsamlarının öncelikle haritasına göre belirleneceği gözetilmeli; haritası bulunmayan kayıtlardaki sınırların tespiti bakımından yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına başvurulmalı; uzman bilirkişiye kayıtlarda tarif edilen sınır yerleri düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaretlettirilmeli; uygulamaya ilişkin yerel bilirkişi ve tanık sözleri dava konusu taşınmazların tespit tutanağı içerikleri ve varsa dayanağı kayıtlarla denetlenmeli; yine dava konusu taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, kim tarafından ne sıfatla ve ne şekilde kullanıldığı, taşınmazların tarafların kök murisinden gelip gelmediği, kök muristen geldiğinin anlaşılması halinde murisin terekesinin yöntemince taksim edilip edilmediği, taksim yapılmış ise taşınmazların kime ya da kimlere isabet ettiği hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; beyanlar arasında oluşacak çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalı; teknik bilirkişiden keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, uygulanan kayıtların kapsamlarını gösterir krokili rapor alınmalı; ziraat mühendisi bilirkişiden taşınmazların toprak yapısını, bitki örtüsünü, niteliğini ve kullanım durumunu bildirir gerekçeli rapor alınmalı; Çorum 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/232 Esas sayılı dosya kapsamı da incelenmeli; bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi kabule göre de dava konusu 119 ada 31 parsel sayılı taşınmazın parsel numarasının "39" olarak yanlış şekilde yazılması, taşınmazların tapu kayıtları tümüyle iptal edilip yalnızca davacılar adına tescil kararı verilerek kalan payların açıkta bırakılması ve muris...'ın ölüm tarihine göre emlak ve arazideki payları farklı olduğu halde hüküm yerinde yalnızca murisin Çorum 2. Sulh Hukuk Mahkemesince düzenlenen 1996/521 Esas ve 1997/64 Karar sayılı veraset ilamına atıf yapılması dahi isabetsiz olup bir kısım dahili davalılar ... ve ...’nın temyiz isteminin kabulü ile kararın bu nedenle bozulması gerekirken, yazılı şekilde bozma kararı verilmesi doğru değildir. Karar düzeltme itirazları değinilen nedenlerle yerinde olup Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 18.11.2020 tarihli ve 2017/2722 Esas, 2020/5327 Karar sayılı bozma kararının ortadan kaldırılmasına ve hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bir kısım davacılar ... ve müşterekleri vekilinin karar düzeltme isteğinin 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440. maddesi uyarınca kabulüne, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 18.11.2020 tarihli ve 2017/2722 Esas, 2020/5327 Karar sayılı bozma kararının ortadan kaldırılmasına, Mahkemenin 21.01.2016 tarihli ve 2013/20 Esas, 2016/580 Karar sayılı kararının yukarıda değinilen nedenlerle BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde bir kısım davacılara iadesine, Dosyanın Çorum 3. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 12.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.