Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/5944 E. 2025/5071 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5944
Karar No
2025/5071
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1883 E., 2024/2277 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/243 E., 2024/320 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacıya vesayeten eşi ... vekili dava dilekçesinde; davacı ...'in geçirdiği iş kazası sonucunda kullandığı ağır ilaçlar nedeniyle fiil ehliyetini haiz olmadığı bir zamanda dava konusu 1 33... parsel sayılı taşınmazının yarısını kardeşi olan davalıya gerçek değerinden çok düşük bedel gösterilerek sattığını, davalının davacının ayırtım gücü olmadığından haberdar olup kötüniyetli bulunduğunu, davacıya bedel ödenmediğini, zira davacının 2021 yılında TMK'nın 408. maddesi uyarınca da kısıtlandığını ileri sürerek davalı adına kayıtlı 1/2 payın iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının satış tarihinde fiil ehliyetini haiz olduğunu, davacının satış sonrasında kendi talebi ve bedensel engeli sebebiyle TMK'nın 408. maddesi uyarınca kısıtlandığını, akıl zayıflığı ve yoksunluğu nedeniyle kısıtlanmadığını, vesayet davasında alınan sağlık raporunda da vasi tayinine gerek olmadığının belirtildiğini, davacının resmi senede göre bedeli aldığını, kendi muvazaasına dayanamayacağını, davacının banka borçlarını ödemek amacıyla dava konusu payı davalı kardeşine sattığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının dava konusu satış sonrasında kısıtlanmasının kendi talebi üzerine gerçekleştiği, vesayet dosyasındaki raporda vasiye gerek olmadığının belirtildiği, davacının fiziki engelinin bulunduğu ancak akli melekelerinin yerinde olduğu ve en önemlisi Mahkemece aldırılan Adli Tıp Kurumu raporunda davacının işlem tarihi olan 26.09.2018'de fiil ehliyetini haiz olduğunun bildirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Dairesinin 26.01.2024 tarihli raporuna göre davacının akit tarihi olan 26.09.2018'de fiil ehliyetini haiz olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının kullandığı ilaçların etkisi altında gözlem altına alınarak fiil ehliyeti durumunun incelenmesi gerektiğine yönelik itirazlarının değerlendirilmediğini, Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu raporunun bu yönüyle eksik olduğunu, ilaçların etkisinin gerekçede tartışılmadığını, dinlenen davacı tanıklarının davacının ilaç etkisi altındayken fiil ehliyetini haiz olmadığına dair beyanlarına itibar edilmediğini, davacıya satış karşılığında bedel ödenmediğini ve satış bedelinin gerçek değerin çok altında olduğunu, davalının kötüniyetli bulunduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, ehliyetsizlik hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dosya kapsamından; Karaman ili, ... ilçe, ... köyündeki dava konusu 1 33... parsel sayılı taşınmazın tamamı tapuda davacı adına kayıtlı iken, davacının 1/2 payını üzerinde tutarak kalan dava konusu 1/2 payını 26.09.2018 tarihli satış işlemiyle 2.500 TL bedelle kardeşi olan davalı ...'e sattığı, Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunun davacıyı bizzat muayene ederek geçmişte aldığı tanılar, gördüğü tedaviler sonucu verilen sağlık raporları ve hastane kayıtlarını da değerlendirerek tanzim ettiği 26.01.2024 tarihli raporuyla davacının dava konusu satış işlem tarihinde fiil ehliyetini haiz olduğunu bildirdiği anlaşılmaktadır.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının ayrı ayrı reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/5944, K. 2025/5071, T. 17.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2024-5944-e-2025-5071-k-94748659cd58