Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/5798 E. 2026/3683 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5798
- Karar No
- 2026/3683
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1990 E., 2024/2366 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/257 E., 2018/96 K.
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir. Davacı vekili; davacının maliki olduğu 35, 382, 3 97... parsel sayılı taşınmazları satması için davalı ...’i vekil tayin ettiğini, davalı ...’in dava konusu taşınmazları vekaleten davalılardan ..., ... ve ...'a temlik ettiği, anılan davalıların da taşınmazları davalı ...'e, davalı ...’in de babası olan davalı ...'a devrettiğini, vekalet görevinin kötüye kullanıldığını ve davacının zararlandırıldığını ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tescilini, olmazsa taşınmazların rayiç bedellerinin tespiti ile devir tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davacının taşınmazlarını satmak istediğini belirterek davalıyla iletişime geçtiğini, bunun üzerine davalının kendisine verilen vekaletnameye istinaden ve davacının bilgisi dahilinde dava konusu taşınmazları 312.000,00 TL bedelle davalılar ..., ... ve ...'a satış suretiyle devrettiğini, davacının ... Bankasına olan borcunu davalının ödediğini, kalan parayı ise tanıkların huzurunda davacıya elden teslim ettiğini, diğer davalıları tanımadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalılar ..., ... ve ... vekili, davalılar ile vekil ...'in taşınmazlara karşılık 312.000,00 TL karşılığında anlaştığını, dava konusu taşınmazlardan 35 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 72.750,00 TL ipotek bulunması nedeniyle davalıların bu bedeli satış işlemi gerçekleştikten sonra davacının hesabına yatırdığını, kalan bedelin ise vekile bankada elden teslim edildiğini, davalıların iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... ve ... vekili; davalıların iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu, tapu kaydına güvenerek taşınmazları satın aldıklarını, diğer davalıları tanımadıklarını, satış bedeli olarak 473.000,00 TL bedelli ödeme dekontlarının bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuş, aşamada davalı ...’ın ölümü üzerine mirasçıları davaya dahil edilmişlerdir. İlk Derece Mahkemesinin 21.03.2018 tarihli ve 2016/257 Esas, 2018/96 Karar sayılı kararıyla; davacı tarafça davalılardan ...'nın vekil kılındığı, davalının vekaletnameye istinaden dava konusu taşınmazların satışını gerçekleştirdiği, davacı tarafça vekaletnamenin geçersizliğine dair herhangi bir itirazın bulunmadığı, satış işlemlerinde herhangi bir usulsüzlüğe rastlanılmadığı, satış bedelinin ve taraflar arasında gerçekleştirilen banka havalelerin birbirlerine yakın bedeller olduğu, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 17.05.2019 tarihli ve 2018/1379 Esas, 2019/798 Karar sayılı kararıyla; taşınmazların satış bedelleri ile gerçek değerleri arasında fark olduğu, taşınmazların satışına aracılık eden şahısların emlakçı olup taşınmazların gerçek değerini bilebilecek durumda bulundukları, ilk el alıcıların emlakçı aracılığıyla taşınmazları alıp yine o çevrede faaliyet gösteren emlakçı aracılığıyla sattıkları, keza davalılardan ...'ın da ...'da yaşayıp taşınmazların gerçek değerini bilebilecek konumda olduğu, bu husus nazara alındığında iyiniyet savunmasına itibar edilemeyeceği, tüm devirlerin 15 gün gibi süre içerisinde kısa aralıklarla gerçekleştiği, fek edildiği belirtilen ipotekle ilgili bedel hariç satış bedelinin davacıya ödendiğinin de ispat edilemediği, davacının vekalet görevinin kötüye kullanılması iddiası bakımından vekaletnameyi neden verdiğini ispatlama zorunluluğu da bulunmadığı; olayın oluş şekli ve tüm dosya kapsamından vekilin vekaleti kötüye kullandığı, alıcı konumunda olan davalıların iyiniyetli kabul edilemeyeceği, vekil ile el ve işbirliği içinde hareketle davacıyı zararlandırdıkları kanaatiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davacının tapu iptali ve tescil davasının kabulüne, davalılar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı ..., davalı ... ve ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 24.05.2021 tarihli ve 2019/3362 Esas, 2021/2769 Karar sayılı kararıyla; davalı ...'in ve davacı tarafından bildirilen tanığının dinlenmesi, vekalet görevinin kötüye kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesi, vekalet görevinin kötüye kullanılmış olması halinde ilk elden temlik alanların iyiniyetli olup olmadıkları, bir başka ifade ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesi koruyuculuğundan yararlanıp yararlanmayacakları üzerinde durulması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi, kabule göre de hükmün gerekçe kısmında ilk el olan davalıların vekil ile el ve işbirliği içinde hareketle davacıyı zararlandırdıkları sonucuna varılmasına rağmen kayıt maliki olmayan davalılar yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesi ve anılan davalıların vekalet ücreti ile yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalarının doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin 21.12.2022 tarihli ve 2021/1508 E., 2022/2045 K. Karar sayılı kararıyla; davacının, davaya konu taşınmazlar ve taşınmaz payının satışı için iradi olarak davalılardan ...'yı vekil olarak tayin ettiği; vekaletname uyarınca 16.06.2016 tarihinde vekil ... tarafından bu taşınmazlardan 35... parselin davalı ...'a, 382 parselde davacıya ait 1/2 payın davalı ...'a, 397 parselin davalı ...'a 16.06.2016 tarihinde toplam 87.500 TL bedelle satıldığı, 35 parselin üzerinde dava dışı banka lehine ipotek bulunduğu; ipotek bedelinin anılan alıcılar tarafından ödendiği, ayrıca satış bedelinin de davacı tarafa verildiği, vekil ile ilk el alıcıların el ve işbirliği içerisinde hareket ettiği, davacının zararlandırıldığı ve temlikin vekalet görevinin kötüye kullanılması suretiyle gerçekleştirildiğinin ispat edilemediği, dolayısıyla ikinci el alıcıların iyiniyetli olup olmadığının tartışılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairenin 06.05.2024 tarihli, 2023/1114 Esas, 2024/3188 Karar sayılı kararı ile; taşınmazın ilk el konumunda olan davalılar ..., ... ve ... tarafından değerinin çok altında bedelle satın alındığı, taşınmazların keşfen belirlenen toplam değeri 723.447,88 TL iken davalıların davacı ...'e 72.750,00 TL ödeme yaptıklarına ilişkin dekont dışında davacıya başka bir ödeme yaptıklarının ispat edilemediği, davalı vekil ...'e elden ödeme yaptıklarına dair savunmalarına itibar etmenin mümkün olmadığı, ...'da yaşamayan ve ... gayrimenkul piyasasını bilmedikleri belirtilen davalıların taşınmazları 5 gün sonra satın alma tarihinde 22 yaşında olan davalı ...'e, davacıya ödediklerini iddia ettikleri değerin (312.000,00) %50'sinden fazla bedelle ( 473.000,00 TL) taşınmazları devrettikleri, davalı ...'in ise 9 gün sonra taşınmazları babası davalı ...'a devrettiği, tanık beyanlarından taşınmazların satışına aracılık eden şahısların emlakçı olup taşınmazların gerçek değerini bilecek durumda bulundukları, davalılardan ...'ın da ...'da yaşayıp taşınmazların gerçek değerini bilebilecek konumda olduğu, hal böyle olunca davalıların iyiniyet savunmasına itibar edilemeyeceği, tüm devirlerin iki haftalık süre içerisinde kısa aralıklarla gerçekleştiği, vekil davalı ...'in vekalet görevini kötüye kullandığı, alıcı konumunda olan davalıların iyiniyetli kabul edilemeyeceği, vekil ile el ve işbirliği içinde hareketle davacıyı zararlandırdıkları ve davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile karar bozulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; 06.05.2024 tarihli bozma kararındaki gerekçe benimsenerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ..., ..., ..., ... ve dahili davalılar vekilleri tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 05.05.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davalılar ..., ..., ... vekili Avukat... ve davalı ... ile dahili davalılar vekili Avukat ... ile temyiz edilen davacı vekili Avukat ... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R- Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usul ve kanuna ve bozma kararının gereklerine uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı 36.636,06 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılar ve dahili davalılardan alınmasına, 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, gelen temyiz edilen davacı vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davalılar ve dahili davalılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine 05.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.