Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/5298 E. 2025/2707 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5298
- Karar No
- 2025/2707
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1301 E., 2024/952 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/10 E., 2023/91 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; çekişmeli 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 77, 78, 79, 80 parsel sayılı taşınmazların dava dilekçesi ekinde sunulan 35 adet tapu kaydı uyarınca nısıf hissenin kök muris ...adına kayıtlı iken istimlak edildiğini, ancak dağıtım yapılmadığından eski maliklerine iadesine karar verildiğini, ...çocuklarından ...'nun Türk vatandaşlığından ıskat edilmiş olması nedeniyle hissesinin Hazine uhdesinde kalmasına karar verildiğini, ne var ki adı geçenin mirasçılarının Türk vatandaşı olduğunu, vatandaşlıktan ıskat olunanların mallarının tasfiye olunacağı, kişi vefat etmiş ise miras hukuku çerçevesinde mirasçılarının lehtar olacağı, şayet kişi, mallar tasfiye edilmeden vefat etmiş ise miras hukuku çerçevesinde malların mirasçılarına intikalinin sağlanacağının düzenlendiğini ileri sürerek dava konusu taşınmaz malların tasfiyeye tutulmamış ise miras hukuku hükümleri çerçevesinde mirasçılarına intikaline, tapu kayıtları Hazine adına kayıtlı ise tapularının iptali ile miras hukuku hükümleri dahilinde davacılar adına tesciline, tasfiyeye tutulmuş ise bedelinin tasfiye tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davacılara ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığını, 15 Nisan 1339 tarihli ve 333 sayılı Kanun gereğince memleketten ayrılan, başka yerlere nakledilenlerin geride bıraktıkları mallarının nasıl tasfiye edileceğinin düzenlendiğini, aynı zamanda düşmanla işbirliği yapanların vatandaşlıktan çıkarılacağı ve mallarının tasfiye edileceğini, davacıların murisi için bu durumlardan biri söz konusu ise Emvali Metruke Kanunları gereğince dava konusu taşınmazlar üzerinde hak iddia edemeyeceklerini, 24.05.1928 tarihli ve 1349 sayılı Kanun uyarınca da emanete alınan bedellerin 1928 yılı bütçesine gelir kaydedilerek Hazineye intikal ettiğini, mülga 766 sayılı Tapulama Kanunu'nun 33. maddesi gereğince Devlete kalan taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı ile iktisap edilmeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacıların bedel talepleri yönünden hangi gerekçe ile hüküm kurulduğu hususunun karar yerinde gösterilmesi ve kararın gerekçelendirilmesi gereğine değinen kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılama sonucunda; davacıların tapu iptali ve tescil talebi yönünden davaya konu edilen taşınmazların arazi toplulaştırması sonucunda birden fazla parsele ifraz gördüğü ve dava dışı 3. kişiler adına tescil edildiği, taşınmazlara ait kök parsellerin tedavül kayıtları incelendiğinde, davacılar murisi ...'na ait payların 05.09.1969 tarihinde yapılan tapulama çalışmaları sonucunda Hazine adına tescil edildiği, söz konusu tespite ilişkin Tapulama Komisyonu Başkanlığına yapılan itirazın 12.02.1970 tarihli karar ile reddedildiği, kararın 10.06.1970 tarihinde kesinleştiği, hal böyle olunca taşınmazların kök geldi parsellerin kadastro tutanağının kesinleştiği tarihten (10.06.1970) itibaren dava tarihine kadar Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde öngörülen hak düşürücü sürenin geçtiğinin anlaşıldığı; davacıların taşınmazlardaki hisselerinin bedeline yönelik tazmin talepleri değerlendirildiğinde ise davacıların murisi ...'nun 1933 yılında Bakanlar Kurulu kararı ile Türk vatandaşlığından çıkarıldığı, 1976 yılında Suriye vatandaşlığına geçtiği, adına kayıtlı taşınmazların 05.09.1969 yılında tapulama çalışmaları sonucu Hazine adına tescil edildiği, 10.06.1970 yılında tapu kayıtlarının kesinleştiği, kesinleşme tarihinden dava tarihine kadar yaklaşık olarak 47 yıl geçtiği, davacıların taşınmazların bedellerine ilişkin taleplerinin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın; tapu iptali ve tescil yönünden hak düşürücü süre nedeniyle reddine, davacı vekilinin bedele ilişkin talebi yönünden zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin 10.06.1970 tarihinde kesinleştiği, davanın ise Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 26.12.2017 tarihinde açıldığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü sürenin ve aynı Kanun'un Geçici 4/3. maddesinde yazılı 1 yıllık sürenin dolduğu anlaşıldığına göre hak düşürücü süre geçtikten sonra açılan davada davacıların taşınmazların aynını isteme hakkı bulunmadığından bedelini de talep edemeyeceği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davanın kadastro öncesi nedene dayandığı, kadastro tespitinden önceki nedenlere dayalı açılacak davaların 10 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğu ve bu sürenin aşılmış olması gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de eldeki davanın kadastro öncesi nedene dayanmadığını, kadastro sırasında dayanak tapu kayıtlarında muris...adına tesis edilmiş hissenin Hazine uhdesinde bırakıldığı ancak Hazine adına tespit ve tescil edilen bu hissenin Hazine mülkiyetinde olmadığını, zira ıskat edilen tapu maliki yönünden mülkiyetin nasıl tasfiye edileceğinin açıkça mevzuat ile hüküm altına alındığını; ne var ki Mahkemece vatandaşlıktan ıskat edilenler hakkındaki mevzuat hükümlerine göre bir inceleme ve araştırma yapılması ve gerekçeli kararda bu hususlara değinilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken bu hususa riayet edilmediğini, kayıt maliki .... çocuklarından ...'nun Türk vatandaşlığından ıskat edilmiş olması nedeniyle hissesinin Hazine uhdesinde kalmasına karar verildiğini, ne var ki adı geçenin mirasçılarının Türk vatandaşı olduğunu, vatandaşlıktan ıskat olunanların mallarının tasfiye olunacağı, kişi vefat etmiş ise miras hukuku çerçevesinde mirasçılarının lehtar olacağı, şayet kişi, mallar tasfiye edilmeden vefat etmiş ise miras hukuku çerçevesinde malların mirasçılarına intikalinin sağlanacağının düzenlendiğini, bu yönler gözetilmeden karar verildiğini, eldeki davanın kesin hüküm deliline dayandığını, davalı İdarenin tamamen usule aykırı bir şekilde hareket ettiğini, Hazinenin uhdesinde emanet olarak bulunan bir malı usule aykırı olarak elden çıkardığını ve bedelini de yine usule aykırı olarak ıskat olana ödemediğini, dolayısıyla Hazinenin taşınmaz malın bedelinden sorumlu olduğunu, vatandaşlıktan ıskat olunanın mallarının Hazine tarafından tasfiyeye tabi tutulması, yurt dışına çıkarılan ve ülkeye girişi yasaklanan ıskat olunanın hukuki menfaatlerini korumayı amaçlayan bir düzenleme olduğunu, bu durumda davalı İdarenin Yasa'nın amacına dahi aykırı davrandığının açık olduğunu, davalı İdarenin taşınmaz malın bedelini ıskat olunan adına açılan banka hesabına yatırmadığını, ıskat olunana, yasal temsilcilerine ilanen dahi tasfiyenin tebliğ edilmediğini, tüm bu hususların yargılama aşamasında ortaya çıktığı sabit olduğuna göre zamanaşımından söz edilemeyeceğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dosya kapsamına göre, davacıların dava dilekçesi ekinde sundukları Kasım 1953 tarih, cilt 21, sahife: 54, 55, 56, 57, 58 ve sıra no: 1 ile 20, Kasım 1953 tarih, cilt 21, sahife 58, 59, 60, 61 ve sıra no: 21 ile 35 'te nısıf (1/2) hisse ile ...u ...adına tesis edilmiş tapu kayıtlarının idari taksimatta ... ili, ...ar ilçesi sınırları içerisinde .... köyü sınırlarına dahil edilerek 28.10.1968 tarih cilt: 271, sahife 68 ile 76, sıra no: 81 ile 115 sıra numaralarında 1/2 hissenin...adına tedavül ettiği, kadastro çalışmaları sırasında sözü edilen tapu kayıtlarının 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 77, 78, 79, 80 parsellere revizyon gördüğü; taşınmazlarda davacıların murisi ...'e ait 4/24 hisselerin tapulama komisyon kararına istinaden 27.08.1971 tarihinde Hazine adına tapu kütüğüne tescil edildiğini, ortaklığın giderilmesi davası neticesinde Hazine adına kayıtlı hisselerin...tarafından satın alındığı ve 14.01.1985 tarihli ve 47 yevmiye numaralı işlem ile....adına tescil edildiği; 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 77, 78, 79, 80 parsel sayılı taşınmazların tapulama tutanaklarının incelenmesinde sırasıyla Ekim 968 tarih 97, 96, 95, 94, 99, 100, 98, 90, 91, 93, 92, 85, 84, 82, 81,88, 89, 87, 86, 101,115, 114, 102 sayılı tapu kayıtlarına dayalı olarak tapu maliklerinin aralarında yaptıkları rızai taksim gereğince tespitlerinin yapıldığı, 44-65 parsellerde kayıt maliki ....'nın mirasçısı...'in hissesinin Hazine uhdesinde kaldığı belirtilerek 1/6 hissenin Hazine adına tespiti yapıldığı ve ...hissesinin Hazine uhdesinde mevkuf olduğuna dair beyanlar hanesine şerh verildiği, ....'nun umumi vekili sıfatıyla.... tarafından Hazine adına tespit edilen 1/6 hisseye itiraz edilmesi üzerine 12.02.1970 tarihli Tapulama Komisyonu Kararı ile mevcut kanun ve mevzautlara göre yerinde görülmeyen itirazın reddine karar verildiği ve dava açılmadığından kararın 10.06.1970 tarihinde kesinleştiği, 77-80 parsel sayılı taşınmazlarda tespitin tapu malikleri adına hisseleri oranında yapıldığı ancak ... ve arkadaşlarının itirazı üzerine 12.02.1970 tarihli Tapulama Komisyonu Kararı ile itirazın kabulüne, 44, 45, 46 parsellerdeki gibi .... ve müşterekleri ile ....'na ait 1/6 hissenin Hazine adına tespitine karar verildiği, dava açılmadığından kararın 10.06.1970 tarihinde kesinleştiği, adı geçen parsellerde Hazine adına olan 4/24 hisselerin 27.08.1971 tarihinde tapuya tescil edildiği, 14.01.1985 tarihinde dava dışı ....'e kayden devredildiği, 26.02.2014 tarihinde yapılan arazi toplulaştırması işlemi ile 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 77, 78, 79, 80 parsel sayılı taşınmazların 118 ada 1, 119 ada 1, 120 ada 1, 121 ada 1, 122 ada 1, 123 ada 1, 124 ada 1, 125 ada 1, 126 ada 1, 127 ada 1 ve 3, 128 ada 1, 129 ada 1, 130 ada 1, 131 ada 1, 132 ada 1, 133 ada 1, 134 ada 3, 135 ada 2 nolu parsellere gittiği anlaşılmıştır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. .