Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/5153 E. 2025/4671 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5153
Karar No
2025/4671
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/257 E., 2024/140 K.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı; davalının kendisine şiddet kullanmak, ölümle tehdit etmek, dalgınlığından ve içine düştüğü ruhi bunalımdan faydalanmak suretiyle kardeşi ...’un borcu olduğundan bahisle maliki olduğu 444 parsel sayılı taşınmazdaki payının bedelsiz olarak devrini sağladığını ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir..

II. CEVAP Davalı vekili 10.03.2010 tarihli beyan dilekçesinde özetle; iddianın doğru olmadığını, taşınmazı inşaat demirine karşılık davacı ve kardeşi ...'den satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 25.11.2014 tarihli ve 2009/1102 Esas, 2014/417 Karar sayılı kararıyla; iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA ve BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairenin 25.06.2018 tarihli ve 2015/13741 Esas, 2018/11469 Karar sayılı kararıyla; korkutma ve gabin iddialarına ilişkin olarak kararda açıklanan ilke ve olguları kapsar biçimde bir araştırma ve incelemenin yapılmadığı, mahallinde keşif yapılarak çekişmeli taşınmazın dava ve satış tarihindeki gerçek değerlerinin ne olduğunun saptanmadığı, davacı vekili delil listesinde tanık ismi bildirmiş olmasına rağmen bildirdiği tanıkların dinlenmediği, davacının kardeşi ...’un çekişme konusu devirle ilgili şikayeti üzerine başlatıldığı ileri sürülen İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/17100 sayılı soruşturma dosyasının getirtilip incelenmediği, eksik inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 19.01.2021 tarihli ve 2018/497 Esas, 2021/32 Karar sayılı kararıyla; İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/221213 soruşturma numaralı dosyası ile davalı için takipsizlik kararı verildiği, alınan bilirkişi raporu ile devir tarihinde davacının hissesine düşen bedelin 38.066,15 TL olduğunun anlaşıldığı, dinlenilen tanıkların davacı ve kardeşinin davalıdan demir aldığını, buna karşılık senet imzaladıklarını ve borcu ödemediklerini, bu sebeple taşınmazın devrinin yapıldığını beyan ettikleri, senet miktarları ile devir tarihindeki taşınmaz değeri, takipsizlik dosyası ve toplanan tüm delillere göre davalının davacıya cebir-şiddet uyguladığı ve ölümle tehdit ettiği yolunda davacı iddiasından başka delil bulunmadığı, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairenin 05.09.2022 tarihli ve 2022/306 Esas, 2022/5386 Karar sayılı kararıyla; davacının, taşınmazın diğer paydaşı olan ve asli müdahale talebi reddedilen ...'yi tanık olarak bildirdiği, Mahkemece, dosyada ...'nin asli müdahil olarak yer aldığı gerekçesiyle tanık dinletme isteğinin reddedildiği, oysa tanık ...'nin asli müdahale isteğinde, davacının devredilen payına yönelik tapu iptali ve tescil talebi olmadığı gibi asli müdahale isteğinin reddedilmesi halinde müdahale isteğinde bulunan kişinin tanık olarak dinlenemeyeceğine ya da tanıklığına engel bir düzenlemenin usul hukukunda bulunmadığı, hâl böyle olunca; tanık olarak bildirilen ...'nin çağrılarak dinlenmesi, toplanan ve toplanacak deliller değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olmasının doğru olmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tüm dosya kapsamına göre davacının, dava konusu taşınmazın kendisine babasından miras kaldığını, ...'nin taşınmazın diğer hissedarı ve kardeşi olduğunu, davalının ise kardeşinin kendisine borcu olduğunu söyleyerek zor ve şiddet kullanarak ve ölümle tehdit ederek kendine ait hissesini ücretsiz olarak satın aldığını, davalının bir anlık dalgınlığından ve içine düştüğü ruhi bunalımdan faydalandığını, kendisine zorla sözleşme imzalattırdığını iddia ederek satış akdinin feshini ve satışı yapılan hissenin iptalini talep ettiği, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/221213 soruşturma numaralı dosyası ile davalı için takipsizlik kararı verildiği, ...'nin tanık olarak dinlenildiği, alınan bilirkişi raporu ile devir tarihinde davacının hissesine düşen bedelin 38.066,15 TL olduğu, dinlenilen tanıkların davacı ve kardeşinin davalıdan demir aldığını, buna karşılık senet imzaladıklarını ve borcu ödemediklerini bu nedenle taşınmazın devrinin yapıldığını beyan ettikleri, senet miktarları ile devir tarihindeki taşınmaz değeri, takipsizlik dosyası ve toplanan tüm delillere göre davalının davacıya cebir-şiddet uyguladığı ve ölümle tehdit ettiği yolunda davacı iddiasından başka delil bulunmadığı ve bu suretle davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Nedenleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın eksik inceleme sonucu verildiğini, yemin deliline dayanmalarına rağmen yemin hatırlatılmadan karar verildiğini, dosya kapsamı, soruşturma dosyaları, tanık beyanları, olayın seyri ve gelişimi, keşif incelemesi, davacının diğer kardeşi olan ...’nin şikayeti ve beyanları, satış bedeli ile gerçek değer arasında aşırı fark bulunması durumunun 27.08.2009 tarihinde imzalatılan sözleşmenin davacının tehdit altında bulunduğunu doğrulaması ve bu sözleşmedeki eksiklikler nazara alındığında davacının tehdit ve korku altında iradesinin fesada uğratılmak suretiyle taşınmazı bedelsiz devretmek zorunda bırakıldığının anlaşıldığını, davacı tanık beyanları ile iddiaların doğrulandığını ileri sürerek hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, korkutma (ikrah) ve aşırı yararlanma (gabin) hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacının 84 70... parsel sayılı taşınmazdaki çekişme konusu 3614/37976 payını 27.08.2009 tarihinde satış suretiyle davalıya temlik ettiği anlaşılmaktadır.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla uygulanması gereken 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,

22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/5153, K. 2025/4671, T. 22.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2024-5153-e-2025-4671-k-e4b12ceea0cc