Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/4533 E. 2025/5186 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4533
- Karar No
- 2025/5186
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/585 E., 2024/680 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/218 E., 2023/72 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili davacılar ile davalılar ... ve ...'ın kardeş olduklarını, diğer davalı ...'ın ise ölen kardeşleri ...'nin (... ismindeki diğer kardeşin) eşi olduğunu, Giresun ili ... ilçesi ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda 1 56... ve 1 57... parsel sayılı taşınmazların davalı ..., 1 57... parsel sayılı taşınmazın davalı ..., 1 57... ve 1 29... parsel sayılı taşınmazların davalı ..., 1 55... parsel sayılı taşınmazın ise 1/3'er paylı şekilde her üç davalı adına tespit ve tescil edildiğini, yapılan kadastro tespitlerinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazların gerçekte tarafların babaları ortak muris ...'a ait olduğunu, nitekim kadastro tutanaklarında da taşınmazların evveliyatı itibariyle ortak muris ...'a ait olduğunun ancak kadastrodan önce davalılara hibe edildiğinin belirtildiğini, ne var ki bunun doğru olmadığını öne sürerek dava konusu Giresun ili ... ilçesi ... köyü 1 56... , 1 57... , 1 57... , 1 57... , 1 29... ve 1 55... parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının davacıların miras payları oranında iptali ile davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu, öncelikle davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, dava konusu taşınmazların evveliyatı itibariyle ortak muris ...'a ait iken kadastro geçmeden yıllar önce sağlığında müvekkillerine hibe edildiğini, murisin yaptığı hibe nedeniyle çekişmeli taşınmazların murisin sağlığından başlayarak müvekkilleri tarafından kullanıldığını, nitekim kadastro çalışmaları sırasında müvekkilleri köyde olmadığı halde murisin, taşınmazları müvekkilleri adına yazdırdığını, hibe etmemiş olsaydı murisin taşınmazları kendi adına yazdıracağını, nitekim murisin hibe etmediği bir adet taşınmazı kadastro sırasında kendi adına yazdırdığını beyanla davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul ettiğini, dava konusu taşınmazların babası ...'a ait olduğunu, kadastro çalışmaları sırasında sağ olduğu için tespitlerin onun adına yapılması ve vefatının ardından da mirasçılarına intikal etmesi gerektiğini, davacı kız kardeşlerinin babadan gelen mallarda miras paylarını alamadıklarını, bu nedenle de açılan davayı kabul ettiğini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin sağlığında dava konusu taşınmazlara ilişkin olarak davalılara bağışlamada bulunduğu, erkek çocuklarına bu şekilde bağışta bulunmanın yörede yaygın olduğunun bilindiği, tanıklardan bizzat muris ile nizaya ilişkin konuşan tanık beyanlarına diğer tanıkların ve mahalli bilirkişilerin esasa ilişkin yeterli bilgi sahibi olmadıkları düşüncesiyle üstünlük tanınması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; evveliyatı itibariyle ortak muris ...'a ait olan çekişmeli taşınmazların muris tarafından sağlığında erkek çocuklarına bağışlandığı ve kadastro tespitlerinin de murisin iradesi doğrultusunda gerçekleştirildiği şeklindeki mahkemenin kabulünün hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, muris tarafından davalılara yapıldığı iddia edilen bağış işlemine dair hiçbir delil bulunmadığını, tam aksine murisin bizzat kendisinin ölünceye kadar çekişmeli taşınmazları kullandığına ve mahsulünü aldığına dair beyanlar bulunduğunu, söz konusu beyanların murisin dava konusu taşınmazların zilyetliğin davalılara devretmediğini gösterdiğini, dolayısıyla gerekçeli kararda belirtildiği gibi muris tarafından davalılara yönelik bir bağışlama işlemi yapılmış olsa dahi zilyetliğin teslimi gerçekleşmediğinden bu bağışın herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacağını, davalılardan ... tarafından davayı kabul beyanında bulunulduğunu, söz konusu davalının da çekişmeli taşınmazların ortak muris ...'a ait olduğunu, dolayısıyla kadastro tespitlerinin onun adına yapılması ve ölümünden sonra da taşınmazların tüm mirasçılara intikal etmesi gerektiğini beyan ettiğini, adı geçen davalının bu beyanlarının da müvekkilinin iddialarını doğruladığını belirtip kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro öncesi hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Kadastro sonucu Giresun ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 56... ve 1 57... parsel sayılı taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği, miras yoluyla gelen hak, taksim ve hibeye dayanılarak belgesizden ... oğlu ... adına; 1 57... parsel sayılı taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği, miras yoluyla gelen hak, taksim ve hibeye dayanılarak belgesizden ... oğlu ... adına; 1 55... parsel sayılı taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği, miras yoluyla gelen hak, taksim ve hibeye dayanılarak belgesizden 1/3'er paylı şekilde ... evlatları ... ve ... ile ... kızı ... adına; 1 57... parsel sayılı taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği, miras yoluyla gelen hak, taksim ve hibeye dayanılarak belgesizden ... kızı ... adına; 1 29... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı, taksim ve hibeye dayanılarak ... kızı ... adına tespit edildiği, 1 29... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitine yapılan itirazın Kadastro Komisyonunun 02.01.2012 tarihli kararıyla reddedildiği, askı ilanlarının 12.01.2012-10.02.2012 tarihleri arasında yapıldığı, askı ilan süresi içerisinde dava açılmaması üzerine kadastro tespitlerinin kesinleşerek taşınmazların tapuya tescil edildikleri anlaşılmıştır. Davalı ... adına kayıtlı 1 29... parsel ve 1 57... parsel sayılı taşınmaz ile 1 55... parsel sayılı taşınmazdaki 1/3 hissesi yönünden temyiz isteminin incelenmesinde; dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre Mahkemece, davalı ...'ın terekeye göre 3. kişi durumunda bulunduğu, terekeye dahil bir taşınmaz için bir veya birkaç mirasçı tarafından 3. kişilere karşı tek başına dava açma sıfatı ve hukuki ehliyetlerinin bulunmadığı, TMK'nın 702. maddesi gereğince tasarrufi işlemlerde oy birliği aranacağı, davanın da tasarrufi işlem olduğu ve tüm mirasçıların birlikte 3. kişilere karşı dava açmalarının zorunlu olduğu gözetilerek aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacılar vekilinin bu yöne değinen temyiz itirazlarının reddine karar verilmelidir. Davalı ... adına kayıtlı 1 57... parsel sayılı taşınmaz ile 1 55... parsel sayılı taşınmazdaki 1/3 hissesi yönünden temyiz isteminin incelenmesine gelince; Mahkemece, çekişmeli taşınmazların muris ...'a ait iken kendisi tarafından sağlığında davalılara bağışlandığı ve zilyetliğinin devredildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, bu husus dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmazların evveliyatı itibariyle muris ...'a ait olduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı taraf, murisin sağlığında ya da ölümünden sonra yapılmış herhangi bir paylaşım ya da bağış işlemi bulunmadığını ve muris ölünceye kadar taşınmazların zilyetliğinin kendisinde bulunduğunu iddia etmekte iken, davalı taraf murisin sağlığında dava konusu taşınmazları kendilerine bağışladığını savunmuştur. Dava konusu taşınmazların kadastro tutanakları incelendiğinde, muris ...'ın sağlığında yaptığı bağış işlemine dayalı olarak davalılar adına tespit edildikleri ve askı ilan süresi içerisinde dava açılmaması üzerine de kadastro tespitlerinin kesinleştiği anlaşılmaktadır. Ancak; davalılardan ...'ın, davacıların dava konusu taşınmazda miras hissesi kadar hakkı olduğunu, davayı kabul ettiğini beyan ettiği, tanık ve mahalli bilirkişi beyanları ile vefat edene kadar dava konusu taşınmazı murisin kullandığının sabit olduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin ret kararının gerekçesini oluşturan bağış olgusunun ise taşınmazın tapusuz olduğundan mülkiyetin nakli için zilyetliğin devredilmesi gerektiği, zilyetliğin devredildiğinin ispatlanamadığı gözetildiğinde, miras payına yönelik açılan davanın kabulü gerekirken murisin sağlığında yaptığı bağış ve zilyetliği devrettiği, çekişmeli taşınmaz üzerinde davacının terekeden gelen bir hakkının kalmadığına ilişkin yanılgılı değerlendirme ve yazılı gerekçeyle davalı ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, değinilen yön itibarıyla yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile; Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, Dosyanın kararı veren Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.