Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/4051 E. 2025/5949 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4051
- Karar No
- 2025/5949
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/359 E., 2024/18 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı ...; ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın bir bölümü hakkında satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil istemiyle dava açmış, yargılama sırasında kadastro harici yerlerin ihdası sonucunda davacının iddiasına konu yerin bir bölümü 979 parsel olarak Hazine adına tapuya tescil edilmiş, davacı bu kez 979 parsel yönünden satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı iddiasıyla tapu iptali ve tescil istemiyle müstakil bir dava ikame etmiş, Mahkemece dava dosyaları birleştirilmiştir.
II. CEVAP Davalılar, aşamalarda sundukları sözlü ve yazılı beyanlarında taşınmazın özel mülke konu edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddini savunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 23.12.2014 tarihli, 2013/996 Esas, 2014/1056 Karar sayılı kararıyla; davacı yararına zilyetlikle iktisap koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 02.07.2014 havale tarihli ek fen bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfi ile gösterilen 1.724, 71... ,54 metrekare yüz ölçümlü kısımların davacı ... adına tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. İlk Bozma Kararı Temyiz Yoluna Başvuranlar 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 07.06.2018 tarihli ve 2018/1290 Esas, 2018/3805 Karar sayılı kararıyla; yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olmadığı, yeniden keşif yapılarak gerekli raporların alınması gereğine değinilerek karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.01.2020 tarihli ve 2018/295 E., 2020/12 K. sayılı kararıyla; davacı yararına zilyetlikle mülk edinim koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı Temyiz Yoluna Başvuranlar 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 28.06.2022 tarihli ve 2021/4612 Esas, 2022/5232 Karar sayılı kararıyla; eksik inceleme sonucu karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.
D. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen Temyize Konu Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı yararına zilyetlikle iktisap koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile fen bilirkişisinin 22.08.2023 tarihli ve harita mühendisi bilirkişisinin 23.09.2023 tarihli raporlara ekli krokilerde, 979 parsel sayılı Hazine adına kayıtlı taşınmazın (B) harfi ile gösterilen 1.608, 49... kısmı yönünden tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, belirtilen ekli krokilerde (A) ve (C) harfi ile gösterilen 1.720, 23... ve 1.550, 33... yüz ölçümlü kısımların davacı ... adına tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmediğini, davacı adına senetsizden edindiği taşınmaz bulunup-bulunmadığı yönünde araştırma yapılmadığını, taşınmazın çayır vasfında olduğu ancak sulu mu yoksa kuru çayır niteliğinde mi olduğunun araştırılmadığını, taşınmazın çayır niteliğinde olduğunu, çayır otunun biçilmesinin tarımsal bir faaliyet olmadığını, taşınmazda imar-ihya şartlarının oluşmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafından yapılan herhangi bir imar-ihya faaliyetinin bulunmadığını, davacı yararına zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığını, davalı ... aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacının talep ettiğinden fazlasına hükmedildiğini, davacının tescil harici kısımlar için de dava açtığını, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, tam kabul hükmü kurulmasının da hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro sırasında tescil harici bırakılan ancak sonrasında bir kısmı ihdasen Hazine adına tescil edilen taşınmazın Hazine adına tescil edilen kısmı yönünden tapu iptali ve tescil, tescil harici bırakılan kısmı yönünden ise tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; Erzurum ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve 1982 yılında kesinleşen kadastro çalışmaları sonucunda tescil harici bırakılan dava konusu taşınmazın bir kısmının 2014 yılında 979 parsel numarasıyla idari yoldan Hazine adına tescil edildiği, bir kısmının ise tescil harici kalmaya devam ettiği, davanın 11.12.2013 tarihinde imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli değildir. Ayrıca, Mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma gerekleri eksiksiz olarak yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki; ... Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından taşınmazın 1/5000 nazım imar planı içerisinde kaldığı belirtilmişse de; imar planının hangi tarihte kapsama alındığı - onaylandığı belirtilmemiştir. Yine, davacının aynı çalışma alanı içerisinde belgesizden edindiği taşınmaz bulunup - bulunmadığı ilgili tapu ve kadastro müdürlükleri ile Adliye Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulmamıştır. Ayrıca dava konusu taşınmazın, ihdasen Hazine adına tescil edilen kısmı dışında kalan tescil harici bölüm yönünden, keşif sonucu bilirkişi tarafından düzenlenen ve elde edilen bilirkişi rapor ve krokisine göre gerekli ilanların yöntemine uygun şekilde yapılması gerektiği halde yasal ilanlar da yapılmamıştır. Bu şekilde, bozma gerekleri yerine getirilmeden, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak karar verilmesi doğru değildir.
Hâl böyle olunca, doğru sonuca ulaşılabilmesi için; Öncelikle, çekişmeli taşınmaz bölümünün ilk olarak hangi tarihte imar planı kapsamına alındığı ve imar planının hangi tarihte onaylandığı ilgili ilçe ve il belediye başkanlıklarından sorularak çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölüme ilişkin onaylı imar planı örneği dosyaya getirtilmeli,
Davacı adına aynı çalışma alanı içerisinde kadastro sırasında belgesiz zilyetlik nedeniyle tespit edilen taşınmaz bulunup-bulunmadığı Adliye Yazı İşleri Müdürlüğü, Kadastro ve Tapu Müdürlüklerinden (senetsiz defteri) sorularak varsa bu taşınmazlara ait kadastro tutanaklarının kesinleşip kesinleşmediklerini gösterir şekilde onaylı örnekleri getirtilmeli,
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. ve 17. maddeleri göz önüne alınmak suretiyle çekişmeli taşınmazın ihdasen tapuya tescil edilen bölümü yönünden tapu kaydının oluştuğu tarihten önce, tescil harici bölüm yönünden dava tarihinden önce, imar planı kapsamında kalan bölümler için ise, imar planına alınma tarihine kadar davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli,
Bundan sonra, tescil harici kısım yönünden TMK’nın 713/4 ve 5. fıkraları gereğince keşif sonucu elde edilen bilirkişinin rapor ve krokisine göre gerekli ilanlar yöntemine uygun bir biçimde yapılmalı, yasal 3 aylık sürenin dolması beklenilmeli ve ilanın yapıldığı gazete ve ilan tutanakları dosya arasına konulmalı ve tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece, bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmeden, belirtilen bu yönler göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Davalı ... tarafından yatırılan peşin harcın istek halinde iadesine,
Dosyanın Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 15.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.