Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/3664 E. 2025/3487 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3664
- Karar No
- 2025/3487
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2480 E., 2024/906 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/249 E., 2022/292 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar; mirasbırakanları ...'ın ... ada 17 parsel sayılı taşınmazdaki 11 ve 12 numaralı bağımsız bölümleri maliki olduğu şirket üzerinden satış sureti ile davalıya devrettiğini, yine kardeşi ... üzerinden satın aldığı 1286 ada 1 parselde bulunan 1, 4 ve 5 numaralı bağımsız bölümleri kardeşi üzerinden davalıya satış göstermek suretiyle temlik ettiğini, bu tasarrufların amacının murisin ilk eşinden olan çocuklarından mal kaçırmak olduğunu, gerçek bir satış işleminin bulunmadığını, davalı ikinci eşin bu taşınmazları alacak ekonomik güce sahip olmadığını ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile payları oranında adlarına tesciline ve davalının taşınmazı haksız olarak kullandığı dikkate alınarak murisin ölüm tarihinden dava tarihine kadar haksız kullanım alacağının tespiti ile belirlenecek ecrimisil bedelinin şimdilik 10.000,00 TL olarak davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişler, aşamada 80.261,45 TL ecrimisil tazminatının davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
II. CEVAP Davalı; taşınmazların murisin mal varlığına dahil olmadığını, keza murisin kendi çocuklarından mal kaçırma ve onlara zarar verme amacı olmadığını, muris ile davalı arasında mal ayrılığı sözleşmesi bulunduğunu, murisin davacı çocuklarını kolejlerde okuttuğunu, davacı ...'ın ABD'de 11 yıl eğitim gördüğünü, tüm masraflarının babası tarafından karşılandığını, keza davacı ...'ın da ABD'de 5-6 yıl eğitim gördüğünü, onun da masraflarının babası tarafından karşılandığını, murisin başka birçok taşınmazları olduğunu, zarar verme kastı olsa idi tüm taşınmazlarını satması gerektiğini, dava konusu edilen taşınmazları kendi birikimleri ile satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; muris muvazaasından söz edebilmek için murisin davacılara zarar verme ve onlardan mal kaçırma kastının bulunması gerektiği, dosya kapsamında yer alan tapu kayıtlarından murisin adına kayıtlı pek çok taşınmazının bulunduğu, murisin davacı çocuklarının eğitimine katkı sağladığı, dinlenen tanık beyanları itibariyle mal kaçırma olgusunun ispatlanamadığı, yine tanık beyanlarına göre muris ile ikinci eşi olan davalının yurt dışında bir konsoloslukta evlendikleri ve düğün yapmadıkları, bu bağlamda murisin ikinci eşine jest yapmak için dava konusu temliki işlemlerin gerçekleştirildiği gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İBK'nın konusu ve sonuç bölümü itibariyle murisin kendi üzerindeki tapulu taşınmazlar yönünden yaptığı temliki işlemler için bağlayıcı olduğu, murisin bedelini ödeyerek 3. kişiden satın aldığı taşınmazı mirastan mal kaçırmak amacıyla tapu siciline yarar sağlamak istediği kişi adına kaydettirmesi halinde diğer bir söyleyişle bedeli ödenerek gizli bağış şeklinde gerçekleştirilen işlemler hakkında anılan İBK'nın doğrudan bağlayıcı olma niteliğinin olmadığı, davacı taraf eldeki davada, muris muvazaası iddiasıyla dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacıların miras hissesi oranında adlarına tescil ve ecrimisil talebinde bulunmuş ise de yapılan devirlerin niteliği, dosya kapsamı, bilgi ve tüm belgeler ile tanık anlatımları bir bütün olarak değerlendirildiğinde muris muvazaasının söz konusu olmadığı, davanın reddi yönünde verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesi ile; dava konusu taşınmazların davalı tarafın iddiasının aksine bedelsiz olarak devredildiğinin Yerel Mahkeme tarafından kabul edildiğini, taşınmazların davalıya jest olarak devredildiği, bu durumun hayatın olağan akışına uygun olduğu yönündeki gerekçenin hatalı olduğunu, davalının alım gücünün bulunmadığını, ayrıca murisin de taşınmaz satmak için makul nedeninin olmadığını, murisin ilk eşinden olan çocuklarını yurt dışında okutmuş olmasının çocukları ile arasının iyi olduğunu göstermeyeceğini, yeterli araştırma yapılmadan hatalı karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; 1961 doğumlu mirasbırakan ...'ın 27.05.2019 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak ilk eşinden olma davacı çocukları ... ve ... , davalı ikinci eşi ... ile ikinci eşinden olma dava dışı oğlu ...'ın kaldıkları, dava konusu ... ada 17 parsel sayılı taşınmazdaki 12 nolu bağımsız bölüm murisin sahibi olduğu ... Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti. adına kayıtlı iken şirketi temsilen muris ... tarafından 04.01.2017 tarihli satış işlemi ile davalı ...'e devredildiği, yine adı geçen şirket adına kayıtlı olan aynı ada parseldeki 11 nolu bağımsız bölümün şirketi temsilen muris tarafından 21.12.2016 tarihinde satış yolu ile davalıya temlik edildiği, diğer dava konusu 1286 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki 1, 4 ve 5 nolu bağımsız bölümlerin 1/2'şer payı murisin kardeşi olan dava dışı ... adına kayıtlı iken 16.01.2016 tarihli satış işlemi ile davalı ...'e devredildiği anlaşılmaktadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.07.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.