Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/3578 E. 2026/2713 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3578
Karar No
2026/2713
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1490 E., 2024/769 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ...Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/201 E., 2021/184 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından duruşma istekli ve katılma yoluyla davacı mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.04.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde, katılma yoluyla temyiz eden davacı mirasçıları vekili Avukat ... geldi, davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı, Yokluklarında duruşmaya başlandı, gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-KARAR-

Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması, hile ve muvazaa hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel isteğine ilişkindir.

Davacı; uzun yıllardır yurt dışında yaşadığını, davalılar tarafından yaşlılığından ve saflığından yararlanılmak suretiyle kandırılarak 2008 yılında davalı ... Taşımacılık Petrol Ürünleri Paz. San. Tic. Ltd. Şti. adında %51 hissesinin davalı ... adına, %49 hissesinin ise davacı adına olacak şekilde davalı şirketin kurulduğunu, davalı ...'ın kendisini şirket müdürü olarak tayin ettirdiğini, ancak şirketin kurulmasından itibaren hiçbir faaliyet göstermediğini, davalıların hileli hareketler ile kendisinden davalı ...'ın babası olan diğer davalı ... adına satış yetkisi de içeren vekaletname aldıklarını, bu vekaletname kullanılarak ...sınırları içinde maliki olduğu tüm taşınmazlar olan dava konusu 1 04... , 1 11... , 1 11... , 1 11... , 1 01... ve 1 04... ( ifrazen 1 04... ve 31A) parsel sayılı taşınmazların bilgisi ve iradesi dışında davalı ... Şirketine satış gösterilmek suretiyle devredildiğini, kendisine herhangi bir bedel ödenmediğini, taşınmazlarının devredildiğini yıllar sonra öğrendiği ve davalılarla yaptığı görüşmede taşınmazı iade edeceklerini belirtmelerine rağmen bugüne kadar kendisini oyaladıklarını, davalıların el ve işbirliği içerisinde hareket ederek kendisini zararlandırdıklarını, vekalet görevinin kötüye kullanılması, hile ve muvazaa nedenleriyle işlemlerin geçersiz olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile adına tescilini, olmadığı takdirde bedellerinin davalılar ... ve...'dan müteselsilen tahsilini istemiş, davacının yargılama sırasında ölümü üzerine mirasçıları davayı sürdürmüşlerdir. Davalılar vekili; iddiaların doğru olmadığını, davalı ...’ın ...de bilinen bir esnaf olduğunu, davacının ısrarları ve Türkiye'de iş yapmayı istemesi üzerine davacının %49, davalı ...'ın ise %51 hisseyle ortak oldukları davalı ... Şirketinin kurulduğunu, şirketin kurulduğu anda hedeflerinin bulunduğunu ancak davacının taahhütlerini yerine getirmemesi nedeniyle hedeflerin gerçekleştirilemediğini, dava konusu taşınmazların davacının isteği, şirket ortaklarının hesaplaşması ve şirketin finanse edilmesi amacıyla davalı şirkete devredildiğini, şirketin %49 payı davacıya ait olduğundan zaten dava konusu taşınmazların da yarısının davacıya ait olduğunu, taşınmazların diğer yarısının bedellerinin ise davalı ... tarafından davacıya elden nakit olarak ödendiğini, hilenin söz konusu olmadığını, davacının satış tarihinden 10 yıl sonra kötüniyetle dava açtığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazların davacı tarafından verilen vekaletname ile davalı vekil... tarafından davalı ...'ın ortağı olduğu davalı Şirket'e satış yoluyla devredildiği, hile ve muvazaa iddialarının davacı tarafından ispatlanamadığı ancak vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiası yönünden, dinlenen tanık beyanları ve tüm dosya kapsamıyla taşınmazların gerçek değerlerine göre oldukça düşük bedellerle satıldığı, satış bedellerinin davacıya ödendiğinin davalılarca ispatlanamadığı, davalıların el ve işbirliği içinde hareket ettikleri, vekalet görevinin kötüye kullanıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, taraf vekillerinin istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılar ... ve...'ın baba-oğul oldukları, davalı ...'ın kayıt maliki davalı şirketin ortağı ve temsilcisi olduğu, davalıların satış bedelini ödediklerini kanıtlayamadıkları, vekalet görevinin kötüye kullanıldığı, ayrıca hile ve muvazaalı işlem yapıldığı iddiasının vekalet görevinin kötüye kullanılması kapsamında kaldığı, İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, davacının...Noterliğinin 08.09.2008 tarihli vekâletnamesi ile adına kayıtlı bilumum taşınmazın satışı, şirket kurulması vs. hususlarında davalı ...'i vekil tayin ettiği, vekil...'ın dava konusu 1 04... , 1 11... , 1 11... , 1 11... , 1 01... parsel sayılı taşınmazları 17.10.2008 tarihli aynı akitle oğlu olan davalı ...'ın ortağı ve temsilcisi olduğu davalı ... Şirketine satış suretiyle devrettiği, diğer dava konusu 1 04... ve 31A parsellerin ifraz öncesi geldi parseli olan 1 04... parselin ise davacı tarafından bizzat 24.09.2008 tarihinde davalı şirkete satış yoluyla devredildiği, taşınmazın ifrazı sonucu oluşan 1 04... ve 31A parsellerin davalı şirket adına tescil edildiği, diğer yandan 15.09.2008 tarihinde kurulan davalı ... Şirketine %49 hisse ile davacı, %51 hisse ile davalı ...'ın ortak oldukları anlaşılmaktadır.

Hemen belirtilmelidir ki, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu 1 04... , 1 11... , 1 11... , 1 11... , 1 01... parsel sayılı taşınmazlar yönünden vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasının ispatlandığı gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalılar vekilinin anılan parseller yönünden temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının anılan parseller bakımından onanması gerekmiştir.

Ne var ki; Mahkemece, diğer dava konusu 1 04... ve 31A ( ifraz öncesi kök 1 04... ) parseller yönünden de vekalet görevinin kötüye kullanıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de kök 1 04... parsel sayılı taşınmazın davacı tarafından bizzat davalı şirkete satış yoluyla devredildiği, bir başka ifadeyle dava konusu 1 04... ve 31A ( ifraz öncesi kök 1 04... ) parsel sayılı taşınmazlar yönünden vekaletname kullanılarak yapılan bir temlik bulunmadığından vekalet görevinin kötüye kullanılmasının da söz konusu olamayacağı açıktır. Hal böyle olunca, dava konusu 1 04... ve 31A parsel sayılı taşınmazlar yönünden vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasına dayalı olarak açılan davanın reddedilmesi; ancak davacı vekili tarafından vekalet görevinin kötüye kullanılması yanında hile ve muvazaa iddialarına da dayanıldığından, hile ve muvazaa iddiası yönünden taşınmazların vekaletname ile devredilmedikleri gözetilerek bir değerlendirme yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsizdir.

Açıklanan sebeplerle; 1.Davalılar vekilinin dava konusu 1 04... , 1 11... , 1 11... , 1 11... , 1 01... parsellere yönelik temyiz itirazlarının reddi ile anılan parseller yönünden verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

2.Davacı mirasçıları vekilinin ve davalılar vekilinin dava konusu 1 04... ve 31/A parsellere yönelik temyiz itirazlarının ise değinilen yönden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davacı mirasçıları vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davalılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/3578, K. 2026/2713, T. 07.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2024-3578-e-2026-2713-k-7904fc88b76d