Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/2970 E. 2025/3045 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2970
- Karar No
- 2025/3045
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/92 E., 2024/116 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı; kök murisi ... ...'in Pamukova Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/75 Esas, 2008/86 Karar sayılı veraset ilamında tek mirasçı olarak görünen dava dışı dayısı ...’in, anılan veraset ilamına dayalı olarak muris ...’ya ait dava konusu 171 ada 17 parsel sayılı taşınmazın adına intikalini sağladığını, ardından da muvazaalı olarak satış yoluyla davalı ...’a devrettiğini, Pamukova Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/188 Esas, 2021/53 Karar sayılı kararı ile anılan mirasçılık belgesinin iptal edildiğini ve kendisinin de mirasçı olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı; taşınmazı tapu kaydına güvenerek iyi niyetle ... ...’ten satın aldığını, satış bedelini nakit olarak elden ödediğini, aslen Giresunlu olup İstanbul’da ikamet ettiğini, emekli olduğunda bağ-bahçe işleri ile uğraşmak için taşınmazı satın aldığını, ... ...’in kendisine davacının babası ...’in ... ...’ten gelen miras payını devrettiğini, ayrıca ... ...’in de 1/3 payını sözlü olarak kendisine bağışladığını ifade ettiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ VE BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; muris ... ...’in davacı dışında başkaca mirasçıları bulunduğu, davalı kayıt malikinin mirasçı olmayıp terekeye karşı 3. kişi konumunda olduğu, bu durumda davacının kendi payı oranında iptal-tescil isteğinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 09.11.2022 tarih, 2022/4205 Esas, 2022/7379 Karar sayılı kararı ile; taşınmazın keşfen saptanacak değeri üzerinden eksik harcın tamamlanması için davacıya süre verilmesi, bu gereklilik yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi ve ketmi verese hukuki nedenine dayalı davalarda tereke ortaklarının tereke dışı kişiye karşı kendi payları yönünden dava açmalarında bir engel bulunmadığı, toplanan ve toplanacak deliller nazara alınmak ve davalının iyi niyet savunması üzerinde durulmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile karar bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; davacının 09.08.2012 tarihli intikal işlemi sırasında ketmedildiği olgusunun kanıtlandığı ancak dava konusu taşınmazı satan ... ... ile davalı arasında akrabalık ilişkisi görülmediği, dinlenen tanık beyanlarından ... ... ile satın alan davalı arasında herhangi sosyal ve hukuki bir bağlantı olmadığının anlaşıldığı, Pamukova ile davalının, bir bağlantısının bulunmadığı, davalının taşınmazı satan kişi tarafından davacının miras payının ketmedildiğini bilebilecek durumda olmadığı, kötü niyetle hareket ettiğine dair bir delil bulunmadığı, davacının tanık deliline dayanmadığı, davalının iyi niyetli olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı temyiz dilekçesinde özetle; bozma kararında ispat yükünün davalıda olduğunun belirtildiğini, davalı tanıklarının taraflı olduklarını, ... ...'in kısıtlı ve yaşlı olduğunu, doktor raporu olmadan taşınmazı devrettiğini, taşınmazdaki hak sahiplerini bilen ve akrabaları olan emlakçıların ilan vermeden taşınmazı yakınları olan davalıya devrettiklerini, bu kişilerin davalı tanığı olarak dinlendiğini, davalının iyi niyetli olduğunun kanıtlanamadığını, ... ’in kendi miras payını satmak istediğini ancak tanık olarak dinlenen emlakçıların vasıtası ile taşınmazı yolsuz olarak devrettiğini, bozma gereklerinin yerine getirilmediğini, yapılan işlemin kendi hatasından kaynaklanmadığını, bu şekilde mülkiyet hakkının ihlal edildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, ketmi verese hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; muris ...’nın ölümü ile geride çocukları ..., ... ve 1976 yılında ölen kızı ...’nin çocukları ..., ..., ve davacı ...’in mirasçı olarak kaldığı, ...’in de daha sonra bekar ve çocuksuz ölümü ile yukarıda anılan diğer mirasçıların mirasçı olarak kaldıkları, dava konusu 171 ada 17 parsel sayılı, bahçe vasıflı taşınmazın 09.08.2012 tarihinde Pamukova Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/75 Esas ve 2008/76 Esas sayılı muris ... ve ...’e ait veraset ilamları esas alınarak tek mirasçı olarak gözüken ... ...’e intikal ettiği, ... ...’in de taşınmazı 27.02.2014 tarihinde davalıya satış suretiyle temlik ettiği, her iki veraset ilamının da Pamukova Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/188 Esas, 2021/53 Karar ve 2019/167 Esas, 2020/178 Karar sayılı hasımlı veraset ilamları ile iptal edildiği, hasımlı veraset ilamında davacının da mirasçı olduğunun belirlendiği anlaşılmaktadır. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.