Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/2340 E. 2026/1618 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2340
Karar No
2026/1618
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1732 E., 2024/280 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2011/292 E., 2022/1 K.

Dava; zilyetlik, imar ve ihya hukuki sebeplerine dayalı tapu iptali ve tescil ile tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir.

Davacının hudutlarını belirttiği bir kısım taşınmaz bölümünün 1953 tarihinde yapılan tesis kadastrosu sırasında ziraate elverişsiz arazi vasfıyla tescil harici bırakıldığı, bilahare 24.03.2009 tarihinde hükmen ham toprak vasfıyla 2414 parsel numarası ile Hazine adına tapuya tescil edildiği ve sonrasında yapılan imar uygulaması sonucunda bir kısmının 493 18... , 493 16... ve 493 16... parsel numarasını aldığı, bazı bölümlerin ise imar planında yol olarak gösterilen taşınmazların sınırlarında kaldığı anlaşılmıştır.

Davacı; imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak öncesi tespit harici olan çekişmeli taşınmazlara yönelik tapu iptali ve adına tescil ile tapusuz taşınmazlar yönünden tescil isteğinde bulunmuştur.

Davalı Hazine vekili; davacının adına kayıtlı olan 422 parsel sayılı taşınmazın etrafında tescil harici alanın bir kısmının Hazine adına 2414 sayılı parsel olarak tescil edildiğini, yine davacının dava ettiği taşınmazın diğer bir kısmını kapsayan taşınmaz hakkında Hazine tarafından ... Belediye Başkanlığı aleyhine açılan ve Sincan 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/253 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verildiğini, kararın bozulduğunu ve 2010/603 Esas numarası aldığını ve derdest olduğunu, talep edilen alanın bir kısmının ... Mahallesinde yapılan ... nolu parselasyon planı ile ihdasen Hazine adına tescil edildiğini, davacının dava konusu taşınmaz hakkında Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1993/41 Esasına kayıtlı tescil davası açtığını ve davanın takip edilmemesi sebebiyle açılmamış sayılmasına karar verildiğini, davacının zilyetliğinin 1963 yılına dayanmadığını, dava konusu alanın ... Belediye Meclisi tarafından 26.12.20 03... sayı ile onaylanarak kesinleşen 1/1000 ölçekli uygulama imar planı kapsamında kaldığının tespit edildiğini, dava konusu alanın zilyetlikle kazanımının mümkün olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili; dava konusu yerin Hazinenin mülkü olduğunu, tapulu yerler hakkında zilyetlikle iktisap hükümleri uygulanamadığından davacının imar-ihya yoluyla söz konusu parsel üzerinde hak talep etmesinin mümkün olmadığını, dava konusu alanın hükmen tescili için Hazine tarafından dava açıldığını ve davanın halen devam ettiğini, Kadastro Kanunu hükümlerine göre tapuya tescil şartları oluşmadığından davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... vekili; dava konusu taşınmazın tescili isteminin 3402 sayılı Yasa'nın 14. maddesindeki koşulların bulunması halinde ve 17. maddenin 1. fıkrasına uygunluğu kaydıyla mahkemece re'sen araştırılacak hususlar ile sair şartların incelenerek birlikte değerlendirilip karara bağlanması gerektiğini, Kadastro Kanunu'nun 17. maddesi şartlarının değerlendirilmesi halinde davaya konu taşınmaz ve çevresinde imar-ihya ve zilyetlik ile kazanımın mümkün olamayacağını, tescili istenilen alanın bağlı olduğu köy tüzel kişiliğinin kaldırılarak mahalle statüsüne dönüştüğünü, müvekkili idarenin hudutları içinde bulunan taşınmazın zilyetlik ve imar-ihya nedeniyle şahıs adına tescili mümkün olamayacağından davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davacı yararına zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleştiği kabul edilerek davanın kısmen kabulü ile;

A) Hükme esas bilirkişi raporunda (E) harfi ile belirtilen 9.624,00 metrekare yüz ölçümündeki (imar uygulaması ile 479 07... parsel içerisinde kalan (M) harfi ile gösterilen 324,00 metrekare ile (N) harfi ile gösterilen 28,00 metrekare imar yolunda kalan kısımlarında) taşınmaz üzerinde davacı yararına TMK'nın 713/1. maddesi uyarınca imar, ihya, zilyetlik nedeniyle tescil şartlarının oluştuğunun ve taşınmazın davacının mülkiyetinde olduğunun tespitine,

B) Bilirkişi raporu ve eki krokisinde (I) harfi ile belirtilen 4.444,00 metrekare yüz ölçümündeki (imar uygulaması ile 493 19... parsel içerisinde kalan) taşınmaz üzerinde TMK'nın 713/1. maddesi uyarınca imar, ihya, zilyetlik nedeniyle tescil şartlarının oluştuğunun ve taşınmazın davacının mülkiyetinde olduğunun tespitine,

C) Teknik bilirkişilerin rapor ve eki krokisinde (A), (B), (C), (D), (F), (G), (H), (J) harfi ile gösterilen bölümlere yönelik davanın ise reddine,

karar verilmiş, hükmün davacı vekili, davalı Hazine vekili ile davalı ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi benimsenmek suretiyle tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli, davalı ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından katılma yoluyla ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.03.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde, temyiz eden davacılar vekili Avukat ... ve temyiz eden davalı Hazine vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalı ... vekili Avukat ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 304,40'ar TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan ve davalı ... Belediye Başkanlığından ayrı ayrı alınmasına, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin “j” bendi gereğince temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davacıdan alınarak vekil ile temsil edilen davalılar Hazine ve ... Belediye Başkanlığına verilmesine, 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davalılar Hazine ve ... Belediye Başkanlığından alınarak vekil ile temsil edilen davacılara verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/2340, K. 2026/1618, T. 03.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2024-2340-e-2026-1618-k-ebb875d9ac25