Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/2130 E. 2026/1401 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2130
Karar No
2026/1401
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2023/212 E., 2023/334 K. BİRLEŞTİRİLEN 2010/246 ESAS SAYILI DAVADA BİRLEŞTİRİLEN 2010/595 ESAS SAYILI DAVADA

Mahkeme kararı asıl davada davacı ve birleştirilen davalarda davalı ... ve ... vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.02.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde, temyiz eden asıl davada davacı ve birleştirilen davalarda davalı ... ve ... vekili Avukat ... ile temyiz edilen ... mirasçıları vekili Avukat ... ve ... ile ... mirasçıları vekili Avukat ... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Asıl davanın (Ümraniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/293 Esas sayılı dosyası) vasiyetnamenin iptali, olmazsa tenkis istemiyle 22.06.2010 tarihinde, birleştirilen 2010/246 Esas sayılı davanın vasiyetnamenin iptali, olmazsa tenkis istemiyle 26.05.2010 tarihinde açıldığı, Ümraniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 23.09.2010 tarih ve 2010/2 46... /417 Karar sayılı kararı ile dava dosyasının asıl dava ile birleştirilmesine karar verildiği, Ümraniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.10.2012 tarih ve 2010/2 93... /623 Karar sayılı kararıyla asıl davanın açılmamış sayılmasına, birleştirilen 2010/246 Esas sayılı davanın ispatlanamadığından reddine karar verildiği, Mahkeme kararının taraf vekillerince temyizi üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 12.12.2013 tarih ve 2013/185 36... /17841 Karar sayılı kararı ile mahkeme kararının bozulmasına karar verildiği, bozma sonrası süreçte dosyanın İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/332 Esas sırasına kaydedildiği, birleştirilen İstanbul Anadolu 20. Asliye Hukuk Mahkemesi 2010/595 Esas sayılı davanın muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis istemiyle 01.12.2010 tarihinde açıldığı, ... vekili tarafından 18.08.2014 tarihinde asli müdahale talebinde bulunulduğu, İstanbul Anadolu 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.10.2020 tarih ve 2010/5 95... /276 Karar sayılı kararıyla mahkeme dosyasının aynı yer 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/332 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.05.2021 tarih ve 2019/3 32... /174 Karar sayılı kararıyla; asıl davanın açılmamış sayılmasına, birleştirilen 2010/246 esas sayılı davada ve karşı davada ileri sürülen vasiyetnamenin iptali taleplerinin koşulları oluşmadığından reddine, birleştirilen 2010/595 esas sayılı dosya yönünden ise dava konusu temliklerin mirasçılardan mal kaçırma amacıyla yapıldığı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği, Mahkeme kararının ... ve ... vekili ile asli müdahil ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 07.03.2023 tarih ve 2021/75 08... /1372 Karar sayılı kararı ile; asli müdahilin talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olmasının isabetsiz olduğu belirtilerek Mahkeme kararının bozulmasına karar verildiği, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl davanın açılmamış sayılmasına, birleştirilen 2010/246 esas sayılı davada ve karşı davada ileri sürülen vasiyetnamenin iptali taleplerinin koşulları oluşmadığından reddine, birleştirilen 2010/595 Esas sayılı dosya yönünden ise dava konusu temliklerin mirasçılardan mal kaçırma amacıyla yapıldığı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle davacıların ve asli müdahilin davasının kabulüne karar verildiği, karara karşı asıl davada davacı ve birleştirilen davalarda davalı ... ve ... vekili tarafından yalnızca birleştirilen 2010/595 Esas sayılı dosya yönünden temyiz başvurusunda bulunulduğu anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesinin birinci fıkrasında Bölge Adliye Mahkemelerinin Resmi Gazete'de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar 1086 sayılı Kanun'un temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin, yine aynı maddenin ikinci fıkrasında ise Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine istinaf yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun'un 427 ilâ 444. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı, yani bu kararlara ilişkin dosyaların Bölge Adliye Mahkemelerine gönderilemeyeceği belirtilmiştir.

Bu durumda 20 Temmuz 2016 tarihinden önce verilen kararlar, kanun yoluna başvurma tarihi ne olursa olsun 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 ilâ 444. maddelerindeki temyize ilişkin hükümlere tabi olup dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Başkanlığına gönderilmesi gerekmektedir. Buna karşılık, 20 Temmuz 2016 tarihinde ve sonrasında verilen temyiz incelemesinden geçmeyen kararlara karşı yasa yoluna gidilmesi halinde ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ilâ 360. maddelerindeki istinafa ilişkin hükümlerinin uygulanması için dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi zorunludur.

Eldeki davada, temyiz istemine konu birleştirilen İstanbul Anadolu 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.10.2020 tarih ve 2010/595 Esas sayılı dosyasının Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 12.12.2013 tarih ve 2013/185 36... /17841 Karar sayılı bozma kararından sonra asıl dava ile birleştirildiği görülmektedir. Hemen belirtilmelidir ki, daha önce Yargıtay denetiminden geçen asıl davanın ve birleştirilen 2010/246 Esas sayılı davanın “İstinaf” kanun yoluna tabi olmadığı açıktır. Ne var ki, birleştirilen 2010/595 Esas sayılı dava yönünden karar tarihinin 09.11.2023 olduğu ve bu dava yönünden Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 07.03.2023 tarih ve 2021/75 08... /1372 Karar sayılı bozma kararı ile esasa ilişkin bir inceleme yapılmadığı nazara alındığında anılan kararın ''İstinaf'' kanun yoluna tabi olduğu anlaşılmaktadır.

Hâl böyle olunca; davaların birleştirilmesiyle bağımsız dava olma özelliğini kaybetmedikleri gözetilerek ''İstinaf'' kanun yoluna tabi olduğu anlaşılan birleştirilen 2010/595 Esas sayılı dava dosyasının istinaf incelemesi yapılmak üzere ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi, sonucunda verilen kararın temyiz edilmesi halinde temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine iadesi gerekmektedir. - K A R A R -

Açıklanan sebeplerle; Dosyanın İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesine TETKİKSİZ İADESİNE, 24.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/2130, K. 2026/1401, T. 24.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2024-2130-e-2026-1401-k-4f6ba02ce00e