Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/1836 E. 2025/3666 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1836
- Karar No
- 2025/3666
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/768 E., 2023/1534 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sürmene Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/262 E., 2023/7 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı ... dava dilekçesinde; davalılar .............,...........ve ............. ile kardeş olduğunu, muris babaları ................'dan kendilerine intikal eden taşınmazların kadastro çalışmaları sonucunda davalılar adına tespit ve tescil edildiğini, bu taşınmazlarda kendisinin miras payı olduğunu ileri sürerek ................ilçesi 212 ada 3, 4, 5 parsel, 218 ada 8, 9, 12 parsel, 220 ada 22 parsel, 260 ada 5, 6, 7, 10 parsel, 261 ada 5, 6, 7 parsel, 262 ada 3 parsel sayılı taşınmazların davalılar adına tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... cevap dilekçesinde; davacının alacağına karşılık 5.000,00 TL bedel karşılığında anlaşıldığını, davacıya 2013 yılında 10.000,00 TL, 2019 yılında ise 8.000,00 TL ödeme yaptığını, davalı ...'un ödeme yapmaması nedeniyle davacının eldeki davayı açtığını, davasında haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş, yargılama sırasında alınan beyanında muris babasının davacı ne zaman isterse o vakit davacıya hakkını vermesi gerektiğini söylediğini, kendisinin ve davalı ...'in davacıya 5.000,00 TL hakkını verdiğini davalı ...'un davacıya hakkını vermemesi nedeniyle bu davanın açıldığını belirterek davayı kabul etmiştir.
2. Davalı ... mirasçısı ... yargılama sırasında, muris babası ..............'in davacıya 9.000,00 TL ödemede bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tüm dosya kapsamı ve dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi beyanları ile dava konusu taşınmazların muris ...dan kaldığı, tarafların ...ın çocukları olduğu, murisin, sağlığında dava konusu taşınmazları erkek çocuklarına paylaştırdığı, kadastro tespitinin de bu paylaşıma göre yapıldığı, bu taşınmazların zilyetliklerini de oğullarına devrettiği ve oğullarının kullanmaya başladıkları, murisin bu tasarrufunun bağış niteliğinde olup zilyetliğin devri ile mülkiyet mirasçılara aktarıldığından, ölümünden sonra bu yerler terekeye konu olamayacağı için yeniden taksime konu edilmeleri de söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazların kadastro tutanağından ve mahalli bilirkişiler ile bir davacı tanığı beyanından taşınmazların muris .................tarafından paylaştırıldığının anlaşıldığı, davacı tarafın, murisin sağlığında böyle bir paylaşım yapmış olsa dahi kız çocuğu olan davacıya miras payının bedelinin ödenmesini şart koştuğunu ancak davalıların bu ödemeyi yapmadıklarını ileri sürdüğü, davacının bu beyanının murisin sağlığında yaptığı bağışa yönelik tevil yollu ikrar niteliğinde olduğunu, Mahkemece, kök murisin sağlığında yaptığı paylaşıma ve bağışlama işlemine itibar ederek davanın reddine karar verilmesinin davalılar ... ve ... açısından yerinde görüldüğü, bununla birlikte davalı ... 27.02.2020 tarihli 5. celsedeki beyanlarında açılan davayı kayıtsız ve şartsız olarak kabul ettiğinden davalı ... yönünden davanın kabul edilmesi gerektiği belirtilerek davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davalı ... yönünden davanın kabulüne diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ... adına kayıtlı 261 ada 6 parsel sayılı taşınmaz yönünden kabul hükmünün kurulmadığını, Bölge Adliye Mahkemesince ikrar kabul edilen beyanın yanlış değerlendirildiğini, davalıların beyanlarından murisin davalılara davacıya hakkını vermesi gerektiğini belirtmesine rağmen davacının hakkının verilmediğini, dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından murisin paylaştırma iradesinin değil taşınmazların kullanım şekline ilişkin düzenleme olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Kadastro sonucu, ...................ilçesi çalışma alanında bulunan 212 ada 3 parsel, 260 ada 10, 261 ada 7, 262 ada 3 parsel sayılı taşınmazların hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tescil edildiği; 212 ada 5, 218 ada 9 parsel, 260 ada 5 parsel, 261 ada 5 parsel sayılı taşınmazların hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tescil edildiği; 212 ada 4, 218 ada 8 parsel, 260 ada 7 parsel, 261 ada 6 parsel hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tescil edildiği; 218 ada 12 parsel sayılı, 220 ada 22 parsel sayılı, 260 ada 6 parsel taşınmazların hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar ... adına 1/3'er payla tescil edildiği, tescilin 19.11.2008 kesinleştiği anlaşılmıştır. Davacı, dava konusu taşınmazların murisi .....................dan kendisine de intikal ettiğini ileri sürerek miras payı oranında tapu iptali ve tescil davası açmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.