Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/1145 E. 2025/2711 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1145
Karar No
2025/2711
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/300 E., 2023/247 K.

Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda, kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı ... ve müşterekleri; tapu kaydı, miras yolu ile gelen hak ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile kadastro sırasında mera vasfıyla sınırlandırılan çekişmeli 106 ada 45 parsel taşınmazın bir bölümünün tapu kaydının iptal edilerek payları oranında adlarına tescili istemi ile dava açmışlardır.

II. CEVAP Davalı Hazine, aşamalarda; çekişmeli taşınmazın kamu orta malı mera vasfında olduğunu, özel mülkiyete konu edilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI Mahkemece; davacıların dayanağı olan tapu kaydının Hazinenin taraf olduğu tescil ilamıyla oluştuğu da göz önünde bulundurulmak, kaydın mevkii gözetilerek haritası uygulanıp kapsamı belirlenmek suretiyle tapu kaydının kapsamında kalan taşınmaz bölümünün davacı adına tescil edilmesi, dava konusu taşınmazın mera niteliği ile sınırlandırılmış olması nedeniyle kapsam dışında kalan taşınmaz bölümüyle ilgili usulünce mera ve zilyetlik araştırması yapılması gereğine değinilen önceki bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacıların dayanağı tapu kaydının çekişmeli taşınmaz bölümlerini kapsadığı, mahalli bilirkişi beyanlarına göre bu bölümlerin davacılar ve murisi evvelleri tarafından tarımsal amaçlı olarak kullanıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli 106 ada 45 parsel sayılı taşınmazın 08.07.2015 tarihli bilirkişi raporunda (A), (B) ve (C) harfleri ile gösterilen bölümlerinin tapusunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz talebinde bulunulmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 25.02.2021 tarihli ve 2017/5115 Esas, 2021/1737 Karar sayılı ilamıyla; Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde gereklerinin yerine getirilmediği belirtilerek doğru sonuca varılabilmesi için taşınmaz başında yeniden komşu köylerde ikamet eden yaşlı, tarafsız, taşınmazı iyi bilen yerel bilirkişiler, aynı yöntemle gösterilecek taraf tanıkları, teknik bilirkişi ve üç kişilik ziraat bilirkişi kurulu katılımı ile keşif yapılması, yerel bilirkişiler yardımı ile davacı tarafın dayandığı tapu kaydı ve dayanağı haritaların zemine uygulanarak kapsamının belirlenmesi, çekişmeli taşınmaz bölümlerinden tapu kapsamı dışında kalan yer bulunması halinde, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin ne olduğu, çekişmeli bölümlerin meranın devamı niteliğinde olup olmadığı, taşınmazı kimin ne zamandan beri ne şekilde kullandığı hususlarında ayrıntılı bilgi alınması, beyanlar arasında çelişki doğduğunda yüzleştirme yapılarak çelişkinin giderilmesine çalışılması, çekişmeli bölümlerin 106 ada 45 parsel numaralı mera parseli ile arasında ayırıcı unsur olup olmadığına ilişkin mahkeme gözleminin tutanağa geçirilmesi, fen bilirkişisinden tapu uygulamasını ve keşfi takibe imkan veren, ziraat bilirkişileri kurulundan ise taşınmazın toprak yapısı, niteliği, mera parseline göre arz ettiği özellikleri içerir bilimsel verilere dayalı ayrıntılı rapor alınması, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dilekçesi, yapılan keşif ve tüm dosya kapsamı uyarınca davanın kabulünün gerektiği belirtilerek 106 ada 45 parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (A), (B) ve (C) harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümlerinin tapu kaydının iptali ile bu bölümlerin aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle hüküm yerinde gösterilen payları oranında davacılar adına tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine temsilcisi temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın kadastro sırasında mera vasfıyla sınırlandırıldığını, kamu orta mallarının özel mülkiyete konu edilemeyeceğini, verilen kararın eksik incelemeye dayalı olduğunu ve bozma kararlarının gereklerine riayet edilmediğini belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir. 1. Kadastro sonucunda, ... ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan dava konusu 106 ada 45 parsel sayılı 2.008.816,16 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz, mera vasfı ile orta malı olarak sınırlandırılmıştır. Davacı ... ve müşterekleri, tapu kaydı, miras yolu ile gelen hak ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile çekişmeli taşınmazın bir bölümünün tapu kaydının iptal edilerek payları oranında adlarına tescili istemi ile dava açmışlardır. Mahkemece yazılı gerekçeler ile davanın kabulüne hükmedilmiş ise de; bozma kararlarının gereklerine riayet edilmediği gibi yapılan araştırma ve inceleme de son derece noksandır.

2. Bilindiği üzere bozma ilamına uyulmakla davanın tarafları yararına usuli kazanılmış hak oluşacağı gibi, mahkemeye de bozma ilamı doğrultusunda işlem yapma ve bozma ilamında işaret edilen hususları eksiksiz yerine getirme zorunluluğu doğar.

3. Somut olayda; hükmüne uyulan bozma ilamlarında açıkça davacı tarafın dayanağı olan ve tescil ilamı ile oluşan Kasım 1976 tarih, 17 sıra numaralı tapu kaydının tesis mevkiinin "...." mevkiisi, dava konusu taşınmazın kadastro sırasında belirtilen mevkiisinin ise "Topdoruk" mevkii olduğu anlaşılmasına rağmen, bu iki yerin aynı yer olup olmadığı üzerinde durulmamış, keşif sırasında taşınmazın bulunduğu mevkiyi bilmeyen yerel bilirkişilerin beyanlarına başvurulmuş, yapılan keşif ve uygulama uyuşmazlığın çözümü hususunda son derece yetersiz olduğu halde sonuca gidilmiştir. Öte yandan, davacıların dayandıkları tapu kaydının Hazinenin taraf olduğu tescil ilamıyla oluştuğu belirtilerek tapu kaydının haritasının uygulanması suretiyle kapsamının belirlenmesi, kayıt kapsamı dışında kalan bölüm yönünden zilyetlik araştırması yapılması gereğine değinildiği halde, tescil ilamının krokisi ile kadastro paftası çakıştırılmak suretiyle tapu kaydının kapsamını belirler nitelikte fen bilirkişisinden rapor alınmadığı gibi, yöntemince mera araştırması yapılması gereğine değinildiği halde bu yön üzerinde de durulmamıştır. Tüm bunlarda vareste olmak üzere davanın kabulüne hükmedildiği halde, hangi gerekçeler ile bu sonuca gidildiği hüküm yerinde gösterilmemiştir.

4. Doğru sonuca varılabilmesi için taşınmaz başında yeniden komşu köylerde ikamet eden yaşlı, tarafsız, taşınmazı ve bulunduğu mevki ile yöreyi iyi bilen yerel bilirkişiler, aynı yöntemle gösterilecek taraf tanıkları, teknik bilirkişi ve üç kişilik ziraat bilirkişi kurulu katılımı ile keşif yapılmalıdır.

5. Keşif sırasında evvela yerel bilirkişiler marifetiyle davacı tarafın dayandığı tapu kaydının mevkii ile çekişmeli taşınmazın bulunduğu mevkiin aynı yerler olup olmadığı sorulup saptanmalı, davacıların iddiasına temel teşkil eden tapu kaydının dayanağı harita zemine uygulanarak kapsamı belirlenmelidir. Tapunun oluşumuna esas tescil ilamında Hazine taraf olduğuna göre, bu tapu kaydının bağlayıcı nitelikte olduğu gözetilerek yapılan uygulama sonucunda tapu kaydı kapsamında kalan bölümün davacılar adına tesciline karar verilmeli, dayanak tapu kapsamının dışında kalan yer bulunması halinde, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin ne olduğu, evveli itibariyle kadim mera olup olmadığı, çekişmeli bölümlerin meranın devamı niteliğinde olup olmadığı, meradan sökülerek devşirilip-devşirilmediği, çekişmeli bölümlerin kim tarafından ne zamandan beri ve ne şekilde kullandığı hususlarında ayrıntılı bilgi alınmalı, çekişmeli taşınmaz bölümleri ile komşusu 106 ada 45 parsel sayılı mera nitelikli taşınmaz arasında ayırıcı unsur olup olmadığına ilişkin Mahkeme gözlemi tutanağa geçirilmeli, ziraat bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmaz bölümlerinin toprak yapısı, niteliği, mera parseline göre arz ettiği özellikleri ve yan kesit krokisini içeren, çekişmeli taşınmaz bölümleri ile mera arasında doğal yahut yapay ayırıcı unsur olup olmadığını değerlendiren, taşınmaz bölümlerinin tüm yönlerden çekilmiş fotoğraflarını da içerir bilimsel verilere dayalı ayrıntılı rapor alınmalı; fen bilirkişisinden tapu uygulamasını ve keşfi takibe imkan veren krokili ve denetime müsait rapor istenmeli, bundan sonra, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.

Mahkemece belirtilen hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Temyiz eden davalı Hazine 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğundan, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

Dosyanın Hanak Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

28.05.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/1145, K. 2025/2711, T. 28.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2024-1145-e-2025-2711-k-74cb9fa2dca8