Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2023/6217 E. 2025/4833 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6217
Karar No
2025/4833
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1073 E., 2023/1658 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Torbalı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/53 E., 2020/38 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı tereke temsilcisi ve davacı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 14.10.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde, temyiz eden davacı ve tereke temsilcisi vekili Avukat ...ile temyiz edilen davalı ... vekili Avukat ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı; mirasbırakan babası ...’ın ehliyetsiz olduğu dönemde dava konusu 549 parsel sayılı taşınmazını davalı oğlu ...’a bağış suretiyle temlik ettiğini, taşınmazın sonrasında muvazaalı olarak diğer davalılara devredildiğini, mirasbırakan tarafından davalı ...’e yapılan devrin ehliyetsizlik nedeniyle geçersiz olduğunu, diğer davalıların ise edinimlerinde iyiniyetli olmadığını, son kayıt maliki davalı ...’in uzaktan akrabaları olup mirasbırakanın ehliyetli olmadığını bildiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile mirasbırakan adına tescilini istemiş, aşamada mirasbırakanın terekesine ... temsilci olarak atanmıştır. II. CEVAP Davalı ...; taşınmazı bedelini ödeyerek satın aldığını, üzerindeki ipotek ve haciz borcunu da ödediğini, taşınmazı kendisinin kullandığını, davacının, mirasbırakanın ölümünün üzerinden 22 yıl geçtikten sonra kötüniyetli olarak dava açtığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunun 18.09.2019 tarihli raporuyla mirasbırakanın akit tarihinde fiil ehliyetini haiz olduğunun saptandığı, bağış işleminin geçerli olduğu, bağış işlemine ilişkin muvazaa iddiasının da ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı ve tereke temsilcisi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Tereke temsilcisi ve davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ATK raporu ile tanık beyanlarının ve dosyadaki mirasbırakana ait tedavi evraklarının çelişki oluşturduğunu, ATK üst kurulundan rapor alınması gerekirken Mahkemece bu taleplerinin haksızca reddedildiğini, hükme esas alınan ATK raporunun denetime elverişli olmadığını, dava konusu devrin normalde doktor raporu alınmadan yapılamayacağı halde mirasbırakan hakkında sağlık raporu alınmadan devir yapıldığını, Mahkemece tanık beyanlarının hiç değerlendirilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, ehliyetsizlik hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; mirasbırakan ...'ın 21.11.1991 tarihinde ölümü ile geride mirasçı olarak davacı ... ile davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ...ve ...'ın mirasçı olarak kaldıkları, mirasbırakının dava konusu 549 parsel sayılı taşınmazını 21.05.1991 tarihinde bağış yoluyla davalı oğlu ...'e, ...'in 05.09.2003 tarihinde satış yoluyla davalı ...'ye, ...'nin 31.07.2007 tarihinde satış yoluyla dava dışı ...'e, adı geçenin 16.01.2008 tarihinde satış yoluyla davalı ...'e, ...'in de 11.02.2013 tarihinde diğer davalı ...'ya satış suretiyle temlik ettiği, Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunun 18.09.2019 tarihli raporuyla mirasbırakanın akit tarihinde fiil ehliyetini haiz olduğunun belirtildiği, aşamada mirasbırakanın terekesine ...'in temsilci olarak atandığı anlaşılmaktadır.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Tereke temsilcisi ve davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 345,55 TL bakiye onama harcının tereke mirasçılarından alınmasına,

03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz edilen davalı ... vekili için 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin temyiz eden tereke mirasçılarından alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2023/6217, K. 2025/4833, T. 03.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2023-6217-e-2025-4833-k-1a3b038ab7e7