Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2023/3987 E. 2024/5259 K. – Tapu İptali-Tesc

Konu: Tapu İptali-Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3987
Karar No
2024/5259
Karar Tarihi
Konu
Tapu İptali-Tescil

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/855 E., 2023/842 K. HÜKÜM/KARAR : Ret/Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Görele 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/183 E., 2023/126 K. Taraflar arasındaki tapu iptali-tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı; murisleri ...'un dava konusu 46 ada 4 parsel sayılı taşınmazın yarı payını satış göstermek suretiyle davalılara devrettiğini, temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, murisin taşınmaz satmaya ihtiyacı olmadığı gibi temlik tarihinde yaşları küçük olan davalıların da alım gücü bulunmadığını, taşınmazda kat irtifakı tesis edildiğini ileri sürerek dava konusu bağımsız bölümlere ilişkin tapu iptali-tescil isteğinde bulunmuştur. II. CEVAP Davalılar; muris babaları ile birlikte ailece Almanya'da çalışırken, 1984 yılında muris, anneleri, davacı ve davalılardan ...'in dönüş yaptığını, murisin Almanya'dan emekli olmadan döndüğünü, çalıştığı firmadan aldığı toplu parayı da harcadığını, Almanya'da kalan davalılardan ... ve ...'un 1980'li yılların sonundan itibaren annelerine ve muris babalarına para gönderdiğini, davalı ...'in de maddi katkı sağladığını, murisin Almanya'dan geldikten sonra çalışmadığını ve kumar, içki alışkanlığı bulunup savurgan olduğunu, murisin teklifi üzerine dava konusu taşınmaz bedelinin yarısını davalılardan ...'in ödediğini ve taşınmazı birlikte satın aldıklarını ancak murisin üzerine tescil edildiğini, dava konusu taşınmazın yarısı davalılardan ...'e ait olduğundan murisin 17.11.1997 tarihinde taşınmazı yatırım yapmaları için kendilerine devrettiğini, devir tarihinden itibaren de taşınmaz üzerinde hem davacının eşinin hem de kendilerinin ticari faaliyetlerinin devam ettiğini, dava konusu taşınmaz üzerine yapılan binanın bütün maliyetini kendilerinin karşıladıklarını, murisin ve kendilerinin davacı ve ailesine maddi yardımlarda bulunduklarını, bunun yanında murisin davacı kızına başka taşınmazlar devrettiğini, çocukları arasında ayrım yapmadığını, mal kaçırma amacı bulunmadığını, muris adına kayıtlı taşınmazlar da olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davalılara yapılan satışın gerçek amacının satış değil de gizli bağış olduğu, murisin mal kaçırma amacının olmadığı, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Kaldırma Kararı Bölge Adliye Mahkemesince; İlk Derece Mahkemesi gerekçesinde "davalılara yapılan satışın gerçek amacının satış değil de gizli olan bağış olduğu görülmüştür" denildikten sonra "murisin mal kaçırma amacının olmadığı kanaatine varılmış" ifadelerinin yazıldığı, hüküm kısımında ise davanın reddine karar verildiği, hükmün gerekçesinin kendi içerisinde çelişkili olup davanın reddine karar verilmekle aynı zamanda gerekçe ile hüküm arasında da çelişki meydana getirildiği, dava konusu işlemde muris muvazaasının bulunup bulunmadığı hususunun gerekçeli kararda somut olarak değerlendirilip tartışılmasından sonra belirtilen çelişki de giderilmek suretiyle olumlu yahut olumsuz bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. C. İlk Derece Mahkemesince Kaldırma Kararı Sonrasında Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin sağlığında davacıya da temlikte bulunduğu ve ölümü ile geriye 3 parça daha taşınmaz bıraktığı, dinlenen tanık beyanlarında da murisin davacıdan mal kaçırmasını gerektirecek bir sebep ileri sürülmediği, murisin mirastan mal kaçırma kastının bulunmadığı, dava konusu temlikin mal kaçırma iradesi ile yapıldığına dair iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. D. Kaldırma Kararı Sonrası İlk Derece Mahkemesi Kararına Karşı İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. E. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, önceki kararın kaldırılarak dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderildiğini, yine İlk Derece Mahkemesince dosya kapsamında farklı bir delil olmamasına rağmen haksız ve dayanaksız bir şekilde davanın reddine dair karar verildiğini, kararın hukuki mesnetten uzak olduğunu, dosyada var olan delilleri ve içtihatları dahi görmeden, ayrıca mahkemenin resen tayin ettiği mahalli bilirkişilerin tespitlerinden uzaklaşarak bir anlamda kendi usulü ile de çelişerek objektiflikten uzak, maddi delilleri görmezlikten gelerek verilen kararın hatalı olduğunu, tanık beyanları ve dosya kapsamındaki delillerde de muvazaanın açık ve net olduğunu, davacı tanık beyanlarına itibar edilmediğini, davalıların dinlenen tanıkları arasında çelişkili beyanlar bulunduğunu, yazılı bir miras taksim sözleşmesi bulunmadığını, mahalli bilirkişi beyanlarının nazara alınmadığını, murisin davalı ...'e de 102 ada 8 parseldeki dava dışı bağımsız bölümünü devrettiğini, dava dışı başka bağımsız bölümlerini satarak bedelini dava konusu taşınmaz üzerindeki binanın yapımında kullandığını bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. F. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahalli bilirkişi beyanlarının dikkate alınamayacağına ilişkin gerekçenin usul ve yasaya uygun olduğu, somut uyuşmazlıkta ispat yükü davacı tarafta olup İlk Derece Mahkemesince belirtilen gerekçelerle kanıtlanamayan davanın reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itiraz nedenlerini yineleyip kararın usule, yasaya ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, delillerin değerlendirilmediğini, dava konusu taşınmazın yarı payının davalılardan ... tarafından alındığının kabul edildiğine dair bir beyanın olmadığını, davalıların dava konusu taşınmaz üzerindeki binanın yapımı için ödeme yaptıklarını ispat edemediklerini, bankadan gelen kayıtlara göre ... tarafından bireysel kredi çekildiğini, bu krediyi muhtemelen şahsına kullandığı gibi aksi düşünülse dahi bu kredinin 14 daire ve dükkanın kirasından zaten karşılandığını, davacı tanıkları, mahalli bilirkişi ve davalı tanıklarından ...'ın beyanlarının davacı taraf lehine olduğunu, iddiaların ispatlandığını bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.4.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 6., 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 190. maddesi. 3. Değerlendirme 1. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1940 doğumlu muris ...'un 04.06.2014 tarihinde ölümü ile geride mirasçıları olarak dava dışı eşi ... ile davacı kızı ... ve davalı oğullarının kaldığı, murisin çekişme konusu 46 ada 4 parsel sayılı taşınmazını 17.11.1997 tarihinde satış suretiyle 1/3'er paylarla davalı oğullarına devrettiği, 05.11.2012 tarihinde kat irtifakı tesis edildiği ve taşınmaz üzerindeki 14 adet bağımsız bölümün davalılar adına tescil edildiği anlaşılmaktadır. 2. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 247,70 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2023/3987, K. 2024/5259, T. 30.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2023-3987-e-2024-5259-k-e1c39a7670fc