Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2023/390 E. 2024/2147 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/390
Karar No
2024/2147
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/43 E., 2022/2380 K. HÜKÜM/KARAR : Asıl ve Birleştirilen Dava Ret/ Kabul- Karar Kaldırılarak Asıl ve Birleştirilen Dava Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Urla 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/598 E., 2019/534 K. Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir. Kararın asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak vekalet ücreti bakımından düzeltilmiş şekliyle yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl ve birleştirilen davada davacılar; mirasbırakanları ...'nin 1312 parsel sayılı taşınmazını ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle gelini olan davalıya temlik ettiğini, temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek miras payları oranında tapu iptali ve tescile karar verilmesini istemişlerdir. Birleştirilen davada davacı ...'in ölümü üzerine davayı mirasçıları takip etmiştir. II. CEVAP Asıl ve birleştirilen davada davalı; bakım borcunu yerine getirdiğini, temlikte muvazaanın bulunmadığını belirtip davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının mirasbırakan ...'ye karşı bakım yükümlülüğünü eksiksiz olarak yerine getirdiği, ölünceye kadar bakma sözleşmesine konu taşınmazın mirasbırakanın geride bıraktığı mal varlığının cüzi bir miktarına tekabül ettiği, muvazaa iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekilleri; mirasbırakanın yaşı, aile yapısı ve sağlık durumu dikkate alındığında ölünceye kadar bakma sözleşmesi yapmasını haklı ve inandırıcı gösterecek hiçbir sebep olmadığını, mirasbırakanın evinde oturan davalı ve eşinin mirasbırakanın parasını ve taşınmazlarını kullandıklarını, bu nedenle örf, adet, vicdan ve ahlak gereğince mirasbırakana bakmak zorunda olduklarını, mirasbırakanın paylı veya daha düşük değerde taşınmazları var iken çok değerli olan taşınmazını devretmesinin mal kaçırma iradesini gösterdiğini, muvazaa anlaşmasının, davalı ve eşinin diğer tüm mirasçıları eve almamaları sonucu yaratılan psikolojik ortamda meydana geldiğini, tüm dosya kapsamı ile muvazaa iddialarının kanıtlandığını, hiçbir surette kabul anlamına gelmemesi kaydıyla hesaplanan vekalet ücreti ve yargılama giderinin de hatalı olduğunu belirtip İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmesini istemişlerdir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla ; mirasbırakan tarafından davaya konu taşınmazın davalıya bakım karşılığı devredildiği, aksinin de davacı tarafça ispatlanamadığı, asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, ancak davacıların miras payları dikkate alınmaksızın taşınmazın tamamının değeri üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak vekalet ücreti bakımından düzeltilmiş şekliyle yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekilleri; istinaf dilekçelerinde yer alıp vekalet ücreti dışında kalan itiraz nedenlerini yineleyerek kararın bozulmasını istemişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleştirilen dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 01.04.1974 tarihli, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı; Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 706 ncı; Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 237 nci ve Tapu Kanunu'nun 26 ncı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1922 doğumlu mirasbırakan ...'nin 09.12.2013 tarihinde öldüğü, geride mirasçıları olarak çocukları; asıl ve birleştirilen davada davacılar ile dava dışı ...'in kaldığı, davalı ...'nın ...'in eşi olduğu, mirasbırakanın 1312 parsel (yeni 465 ada 6 parsel) sayılı taşınmazını 24.06.2011 tarihinde ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile gelini olan davalıya devrettiği anlaşılmaktadır. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye, 346,90 TL onama harcının temyiz eden asıl davada davacılardan, 427,60 TL onama harcının temyiz eden birleştirilen davada davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2023/390, K. 2024/2147, T. 14.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2023-390-e-2024-2147-k-ad69764e252b