Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2023/3450 E. 2024/5649 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3450
- Karar No
- 2024/5649
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1474 E., 2023/245 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul/Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/217 E., 2022/150 K. Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar;157 ada 17, 18 ve 19 parsel sayılı taşınmazların davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile adlarına tescilini istemişler; davacılar vekili 31.05.2019 tarihli dilekçede Ordu ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde kain 157 ada 13 parsel sayılı taşınmazın kadastro öncesi çevresindeki diğer taşınmazlar ile birlikte bir bütün halinde tarafların müşterek murisi ...’a ait iken ... mirasçılarının aralarında yaptıkları harici ve rızai taksim sonucu müvekkillerin murisi olan babaları ...’a, ...’ın ölümü ile de müvekkillere isabet ettiğini, kadastro çalışmaları sırasında müvekkillerin il dışında ikamet etmelerinden faydalanan davalıların dava konusu taşınmazı kendi adlarına tespit ve tescil ettirdiklerini ileri sürerek 157 ada 13 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili; davacıların 31.05.2019 tarihinde 18.04.2019 tarihli muhtıraya ilişkin eksikliklerin giderilmesine dair talep ve beyanların sunumu şeklindeki ikinci dilekçenin kabulünün mümkün olmadığını, ikinci dilekçede ...'ın imzası bulunmadığını, imzası eksik bir dilekçede dava şartlarının eksik olduğunu, dilekçenin reddi gerektiğini, tapu müdürlüğünden gelen düzeltme ile ikinci dilekçelerinde tek bir taşınmaz hakkında taleplerinin olduğunu bildirdiklerini, başlangıçta dava edilmeyen bir başka taşınmazın usulünce dava açılmadan davaya dahil edilmesi sonucunu doğuracak şekilde ileri sürülen talebin maddi hataya dayalı olduğundan söz edilemez olduğunu, esasen ıslah yolu ile dahi dava edilenden başka bir taşınmazın davaya katılma olanağı olmadığına göre 157 ada 13 sayılı parsel yönünden bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini ve davaya konu taşınmazın 45 yıl önce Rasim İrtem'den satın alındığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ortak muris ...'in ölümü ile taşınmazların paylaşıldığı, dava konusu yerin davacılara kaldığı belirlenerek davanın tapu malikleri davalılar ..., ..., ..., ..., ... yönünden kabulüne, 157 ada 13 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacılar adına (her biri için eşit şekilde 1/3'er pay ile) tapuya kayıt ve tesciline, diğer davalıların ise tapu maliki olmadıkları anlaşıldığından davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Nedenleri Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Mahkemece nispi vekalet ücretinin maktu vekalet ücretinden az olamayacağı gözardı edilerek lehlerine 5.100,00 TL maktu vekalet ücreti hükmetmesi gerekirken 2.172,34 TL'ye karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacıların 31.05.2019 tarihinde 18.04.2019 tarihli muhtıraya ilişkin eksikliklerin giderilmesine dair talep ve beyanların sunumu şeklindeki ikinci dilekçenin kabulünün mümkün olmadığını, ikinci dilekçede ...’ın imzasının bulunmadığını, imzası eksik bir dilekçede dava şartlarının eksik olacağını, ilk dava dilekçesinde tam üç taşınmaz yönünden talepleri olduğunu bildirdiklerini daha sonra tapu müdürlüğünden gelen düzeltme ile ikinci dilekçelerinde tek bir taşınmaz hakkında taleplerinin olduğunu bildirdiklerini, başlangıçta dava edilmeyen bir başka taşınmazın usulünce dava açılmadan davaya dahil edilmesi sonucunu doğuracak şekilde ileri sürülen talebin maddi hataya dayalı olduğundan söz edilemeyeceğini, esasen ıslah yolu ile dahi dava edilenden başka bir taşınmazın davaya katılma olanağı olmadığına göre 157 ada 13 sayılı parsel yönünden bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğini, 114 ada 214 sayılı parsel yönünden de talepleri olduğu bildirilmiş ise de, tek bir taşınmaz hakkında dava açılmış olup daha sonra maddi hata ile yanlış yazılan parsel numarasının 215 olarak düzeltilmiş olduğunu, başlangıçta dava edilmeyen bir başka taşınmazın usulünce dava açılmadan davaya dahil edilmesi sonucunu doğuracak şekilde ileri sürülen talebin maddi hataya dayalı olduğundan söz edilemeyeceğini, esasen ıslah yolu ile dahi dava edilenden başka bir taşınmazın davaya katılma olanağı olmadığına göre 114 ada 215 sayılı parsel yönünden bir karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerektiğini, 114 ada 214 sayılı parsel yönünden ise usulüne göre açılmış bir dava olmadığını, bilirkişi tarafından hava fotoğraflarının tam olarak taşınmazlara uygulanmayıp teknik incelemenin eksik ve hatalı yapıldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu edilen 157 ada 13 parsel sayılı taşınmazın davalı murisi ... adına tespit ve tescil edildiği, davacılar tarafından hasmın doğru gösterildiği ancak davaya konu edilen taşınmazın parsel numarasının maddi hata sonucu yanlış yazıldığı, her iki dilekçe ile yapılan işlemin maddi hatanın düzeltilmesinden ibaret olduğu, yanlışlığın ıslah yoluna başvurulmaksızın her zaman düzeltilmesinin mümkün olduğu, vekalet ücretinin ise keşfen belirlenen ve harcı tamamlatılan değer üzerinden nispi olarak hesaplanması gerektiği, keşfen belirlenen değer üzerinden harcın peşin alındığı, nispi vekalet ücretinin de maktu ücretin altında kalması halinde Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/2. maddesine göre dava değerini geçemeyeceğini bu nedenle keşfen belirlenen değer olan 2.712.24 TL vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, mahallinde icra edilen keşifte beyanlarına başvurulan mahalli bilirkişi ve taraf tanık anlatımlarına göre ortak muris ...'a ait olduğu anlaşılan taşınmazı murisin sağlığında davacılar murisi ...'a bağışlayarak zilyetliğini teslim ettiği ve akabinde de mirasçıları olan davacılara taşınmazları verdiğinin anlaşıldığı, Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenerek davacılar vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz başvuru dilekçesinde; istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 15. maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Kadastro sonucu; Ordu ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 157 ada 13 parsel sayılı 207,19 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz davalıların murisi ... adına tespit ve tescil edilmiştir. 3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 247,70 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.10.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.