Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2023/3383 E. 2024/4509 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3383
- Karar No
- 2024/4509
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1341 E., 2023/551 K. HÜKÜM/KARAR : Ret/Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/286 E., 2022/168 K. Taraflar arasında görülen tapu iptal ve tescil, olmadığı takdirde bedel istekli davada İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine ilişkin verilen kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf isteğinin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davacının babasının davalıdan 100.000 TL borç para aldığını ve borcun teminatı olarak 290 Ada, 3 parsel sayılı taşınmazdaki 1 nolu bağımsız bölümü devrettiğini, borcun 35.000 TL' sinin ödendiğini, kalan miktar ödenmek istediğinde davalının 100.000 TL daha talep ettiğini ve taşınmazı devretmekten kaçındığını, bu konuda Kocaeli 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/56 Esas sayılı dosyasında tanık anlatımlarının mevcut olduğunu ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, olmadığı takdirde bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; tarafların arasında herhangi bir inançlı işlem olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; 05.02.1947 tarihli 20/6 sayılı İnançları Birleştirme kararı uyarınca, inançlı işleme dayalı iddianın şekle bağlı olmayan yazılı delille kanıtlanması gerekeceği, inanç sözleşmesi olarak adlandırılan bu belgenin de sözleşmeye taraf olanların veya inanılanın imzasını içermesi gerekli olduğu, davacı tarafça bu şekilde yazılı bir belge ile inanç sözleşmesinin ispat edilemediği, davacının dava dilekçesinde yemin deliline de dayanmış olduğu, yeminin de davalı tarafça eda edildiği, iddianın kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında her ne kadar yazılı bir inanç sözleşmesi olmasa da, davalının eşinin kardeşinin ve diğer yakın akrabalarının yeminli ifadelerinin yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilmesi gerektiğini, davalının eşinin de beyan ettiği üzere, 100.000 TL'yi davalının eş hesabından çekip davalıya vermiş olduğunu, davalının da bu parayı borç olarak vermiş olduğunu, davalının eşinin bankadan 100.000 TL çektiğine dair ilgili bankadan gelen yazı cevabının ekindeki hesap hareketlerinin de yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilmesi gerektiğini, eşin bu beyanının ikrar kapsamında dahi değerlendirilebilecekken davanın ispatlanamadığı için reddedilmesinin doğru olmadığını, davalı tarafın dava konusu taşınmazı görmeden teminat amaçlı devraldığını, taşınmazda dava dışı ...’ın oturduğunu, davalının taşınmazı satın aldığını iddia ediyorsa neden taşınmazda bir başkasının oturmasına müsaade etmiş olduğunu ve taşınmazın ince işçiliğini davalının değil de ...'ın üstlendiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; iddiasını ispata yarar yazılı delil ya da delil başlangıcı vasfında bir belge ibraz edemediği gerekçesi ile davacının istinaf isteğinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri: Davacı vekili temyiz dilekçelerinde, istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 05.02.1947 tarihli 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı. 3. Değerlendirme 1. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacının dava konusu 290 ada 3 parseldeki 1 nolu bağımsız bölümü 03.05.2016 tarihinde satış suretiyle davalıya devrettiği anlaşılmaktadır. 2. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 247,70 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.07.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.