Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2022/6881 E. 2024/62 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/6881
- Karar No
- 2024/62
- Karar Tarihi
... MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/138 E., 2022/102 K. DAVACILAR : ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili Avukat ... DAVALILAR : ... Mirasçıları ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... Mirasçıları; ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... DAVA TARİHİ : ... HÜKÜM/KARAR : Karar Verilmesine Yer Olmadığına Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece bozma kararına uyularak karar verilmesine yer olamadığına karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar; ... köyü çalışma alanında bulunan 105 ada ... ada 7, 115 ada 1, 115 ada 2, 115 ada 3, 115 ada 4, 115 ada 5, 235 ada 5, 243 ada 54, 243 ada 55, 243 ada 64, 243 ada 65, 243 ada 66, 243 ada 67, 243 ada 68 ve 258 ada 7 parsel sayılı taşınmazların davalı ..., 105 ada 13 ve 243 ada 55 parsel sayılı taşınmazların ise davalı ... adına tespit ve tescil edildiğini, dava konusu taşınmazların müşterek mirasbırakan ... adına kaydedilmesi gerektiğini, terekenin taksim edilmediğini ileri sürerek davalılar üzerine kayıtlı haksız ve yolsuz tescili yapılan taşınmazların tapuları iptal edilerek miras payları oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemişlerdir. II. CEVAP Davalı ..., açılan davayı kabul ettiği beyan etmiş; davalı ... ise mirasbırakanın çekişmeli taşınmazların bir kısmını hibe ettiğini, bir kısımını ise sattığını, yapılan tespitlerin bu nedenlerle doğru olduğunu savunarak davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemece; davalılardan ...'ün davayı kabul ettiği, davalı ...'ün mirasbırakanın dava konusu yerleri vasiyet ettiğini savunduğu, kadastro sırasında tespit tutanaklarının oluşumunda dosyaya sunulan vasiyetname ve mukavale senedi adında satış isimli belgelere atıfta bulunularak tespitlerin davalılar adına yapıldığı, vasiyetnamenin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nda yer alan şekil şartlarını taşımadığı, mukavele senedinin şarta bağlandığı ve bu şartların oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 05.10.2015 tarihli ve 2015/12399 Esas, 2015/11138 kararıyla; Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olmadığı, taraf ve senet tanıkları ile yerel bilirkişiler eşliğinde mahallinde yeniden keşif yapılmak suretiyle ortak mirasbırakan tarafından düzenlendiği iddia edilen 17.01.1997 tarihli satış ve hibe senetleri ile 19.01.1997 tarihli vasiyetnamenin davaya konu taşınmazları kapsayıp kapsamadığı, senetlerde öngörülen koşulların davalı tarafından yerine getirilip getirilmediği, menkul mal hükmündeki tapusuz taşınmazların zilyetliğinin davalıya devredilip devredilmediği hususlarının sorularak maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması ve beyanları arasındaki çelişkilerin giderilerek aydınlatılması gereğine ve kabule göre de; temyize gelmeyen davalı ... tarafından açılmış bir dava bulunmadığı, davacıların miras payları oranında iptal ve tescil isteminde bulundukları ve davalı ... ile davalı ... arasında kesin hüküm teşkil edecek nitelikte Ladik Kadastro Mahkemesi'nin 2008/3 Esas ve 2011/6 Karar sayılı kararının bulunmasına göre davalı ... adına temyize konu taşınmazlardan pay verilmemesi gerektiğine ve davacılar tarafından ikame edilen tamamlama harcının dikkate alınmamasının isabetsizliğine değinilerek karar bozulmuştur. B. İkinci Bozma Kararı 1. Bozmaya uyan Mahkemece; senetlerde belirtilen bedellerin davalı ... tarafından ödenmediği, taraflar arasında herhangi bir para alışverişi olmadığı, satın alma gücünün bulunmadığı, cenaze masraflarının ise davalı ... tarafından karşılandığı, senet tanığı ... ve davacı tanıklarının ifadelerine göre davalı ... tarafından mirasbırakana kötü davranıldığı, senetlerdeki şartların davalı tarafından yerine getirilmediği, 19.01.1997 tarihli vasiyetnamenin ise Türk Medeni Kanunu'nun 538 inci maddesinde belirtilen geçerlilik şartlarını taşımadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile ... Mahallesi ... ada 7, 115 ada 1, 115 ada 2 , 115 ada 3, 115 ada 4, 115 ada 5, 235 ada 5 , 243 ada 54, 243 ada 5, 243 ada 54, 243 ada 64, 243 ada 65, 243 ada 66, 243 ada 67, 243 ada 68, 258 ada 7 nolu paselin davalı ... adına kayıtlı tapusunun 192/320 oranında iptali ile, Üsküdar 16. Noterliğinin 03.01.2013 tarihli mirasçılık belgesi uyarınca davacıların miras hisseleri oranında tapuya tesciline, 105 ada 13 ve 243 ada 55 nolu parsellerin davalı ... adına kayıtlı tapusunun 192/320 oranında iptali ile, Üsküdar 16. Noterliğinin 03.01.2013 tarih 00208 yevmiye numaralı numaralı mirasçılık belgesi uyarınca davacıların miras hisseleri oranında tapuya tesciline karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davalı ... mirasçıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 17.02.2021 tarihli ve 2018/3135 Esas, 2021/1324 Karar sayılı kararı ile; 1-Temyize konu 105 ada 24 parsel, 110 ada 21, 39, 42 parsel, 111 ada 7 parsel, 235 ada 5 parsel, 115 ada 1, 2, 3, 4, 5 parsel, 243 ada 54, 64, 65, 66, 67, 68 parsel ve 258 ada 7 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükümü onanmasına karar verilmiştir. 2-Mahkemece, davalı ... adına tespit ve tescil edilen 105 ada 13 parsel ve 243 ada 55 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin daha önce verilen hükmün bu parseller yönünden temyiz kanun yoluna başvurulmadığından kesinleştiği, anılan taşınmazlar hakkında yeniden hüküm kurularak davalı aleyhine kesinleşen önceki hükme aykırı olacak hukuki durum yaratılmasının isabetsiz olduğu, dava konusu olmayan 243 ada 5 parsel sayılı taşınmaz hakkında hüküm kurulmasının da isabetsiz olduğu belirlenerek kararın bu yönlerden bozulmasına karar verilmiştir. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tapu iptal tescil davasına konusu edilen bir kısım taşınmazlara yönelik 12.01.2018 tarihli Mahkeme kararının, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2018/3135 Esas, 2021/1324 Karar sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği, yine Ladik Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/6 Esas, 2014/6 Karar sayılı kararında yer alan 105 ada 13 ve 243 ada 55 nolu parsellere yönelik 20 ve 21 numaralı bentlerdeki parseller yönünden kurulan hükümler temyiz kanun yoluna başvurulmadığından kesinleşmiş olduğu belirlenerek ... ada 24 , 110 ada 21, 110 ada 39 , 110 ada 42, 111 ada 7, 115 ada 1, 115 ada 2 , 115 ada 3 , 115 ada 4, 115 ada 5, 235 ada 5, 243 ada 54, 243 ada 64 , 243 ada 65 , 243 ada 66, 243 ada 67, 243 ada 68, 258 ada 7 numaralı parseller yönünden ve 105 ada 13 ve 243 ada 55 nolu parseller yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz başvuru dilekçesinde;son bozma kararında davalı ... adına tespit ve tescil edilen 105 ada 13 parsel ve 243 ada 55 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin daha önce verilen hükmün bu parseller yönünden temyiz kanun yoluna başvurulmadığından kesinleşmiş olmasına rağmen anılan taşınmazlar hakkında yeniden hüküm kurularak davalı aleyhine kesinleşen önceki hükme aykırı olacak hukuki durum yaratılmasının isabetsiz olduğunun belirtildiğini, Mahkemece hatalı olarak karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, temyiz edilen son kararda bu 2 parsel yönünden eda hükmü olmadığını, kararın infaz kabiliyetini bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 297 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nin geçici 3/2 inci maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı giderin istek halinde yatırana iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1 inci maddesi uyarınca Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 08.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...