Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2022/6235 E. 2024/7 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6235
Karar No
2024/7
Karar Tarihi

... MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1152 E., 2022/1204 K. DAVA TARİHİ : ... HÜKÜM/KARAR : Ret / Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/971 E., 2019/7 K. Taraflar arasındaki kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; dava konusu ... Mahallesinde bulunan taşınmazın dedesinden babasına, babasından da kendisine intikal etmesine rağmen kadastro çalışmaları sırasında taşınmazın tespit harici bırakıldığını, yıllardır zilyetliğinin kendisinde olduğunu, bir kısmını zaman zaman ektiğini ancak 2013 yılında idari yoldan Hazine adına tescil edildiğini ileri sürerek dava konusu 109 ada 21 parsel sayılı taşınmazın davalı Hazine adına tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, taşınmazın bulunduğu yerin hafif tepelik, bayır ve çukur olmasından dolayı tarıma elverişli olmadığını, davacı lehine zilyetlikle mülkiyet edinme koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmaza ilişkin 1985 ve 1999 tarihli hava fotoğraflarında herhangi bir kullanım bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece davanın olağanüstü zamanaşımına dayalı tapu iptali ve tescil davası olarak değerlendirildiğini oysa davanın zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescil davası olduğunu, hava fotoğraflarının yanlış değerlendirildiğini, ziraat bilirkişi ile fen bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğunu, davalı İdarenin idari yoldan tescil işleminin iptali için dava açtıklarını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın yörede 1989 tarihinde yapılan tesis kadastrosu çalışmasında tescil harici bırakıldığı, 10.06.2013 tarihinde 109 ada 21 parsel numarası ile ihdasen Hazine adına tapuya tescil edildiği, fen ve harita mühendisi bilirkişi raporuna göre 1985 ve 1999 yılı hava fotoğraflarında taşınmazda kullanım olmadığının, çevresi ile farklı olduğunun görüldüğü, ziraat bilirkişi raporuna göre taşınmazın imar-ihya edilmediğinin tespit edildiği, her ne kadar mahalli bilirkişi ve tanıklar taşınmazın davacı tarafça kullanıldığını ifade etmişlerse de bir taşınmazın kullanım süresini ve niteliğini en iyi belirleme yönteminin hava fotoğraflarının incelenmesi olduğu bu nedenle yetersiz ve soyut nitelikteki yerel bilirkişi ile tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya yeterli olduğu, Mahkemenin ret kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın idari yoldan tescil işleminin iptali ile zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescil davası olduğunu, İdare tarafından dosyaya müdahale edildiğini, ... Kaymakamının müdahalesi ile fen bilirkişi raporunun hazırlandığını, davacının davasından vazgeçmesinin istenildiğini, İdare adına yapılan ihdasen tescilin hatalı olduğunu, kararın hukuka aykırı olduğunu, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk Kadastro Kanunu'nun 14 üncü ve 17 nci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakılan dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 13.084,09 m2 yüz ölçümündeki ham toprak nitelikli taşınmaz 10.06.2013 tarihinde Hazine adına 109 ada 21 parsel numarasıyla ihdasen tescil edilmiştir. Davacı ... irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu kaydının iptali ve adına tescili istemiyle dava açmıştır. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2022/6235, K. 2024/7, T. 08.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2022-6235-e-2024-7-k-2307f2271680