Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2023/5759 E. 2023/6165 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/5759
- Karar No
- 2023/6165
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İnfaz Hakimliği SAYISI : 2022/2479 (E), 2022/3203 (K) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesinin 20.09.2012 tarihli ve 2011/367 Esas, 2012/316 Karar sayılı kararı ile 12 yıl 6 ay hapis cezasına hükümlü ...'ın, bu cezasının infazı sırasında, mahkûmiyete konu cezanın kesinleşmesinden sonra yurt dışında bir süre firari olarak gezdiğini, hakkında kırmızı bültenle yakalama kararı bulunduğunu, yurt dışında yakalanması üzerine toplamda 97 gün tutuklu ve gözaltında kaldığını, bu sürelerin infaz etmekte olduğu cezasından mahsup edilmesi gerektiği şeklinde hükümlü tarafından yapılan talebin, hükümlünün yurt dışında tutuklu kaldığına ilişkin bir bilginin tespit edilemediğinden bahisle reddine dair Düzce İnfaz Hâkimliğinin 25.07.2022 tarihli ve 2022/2479 Esas, 2022/3203 Karar sayılı kararı ile ilgili olarak; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 94660652-105-81-27443-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve 2023/61586 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü; I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve 2023/61586 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, ... Ağır Ceza Mahkemesinin 20.09.2012 tarihli kararı ile hükümlü hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 20.06.2013 tarihli ve 2013/3146 Esas, 2013/6141 Karar sayılı ilâmı ile düzeltilerek onanması sonucu 20.06.2013 tarihinde kesinleştiği, hükümlünün firari olması nedeniyle hakkında yakalama emri düzenlenmesini müteakip, en son 21.06.2013 tarihinde İstanbul Atatürk Havalimanında hudut kapısı yolu ile Türkiye'den çıkış yaptığının tespit edilmesini takiben, hakkında kırmızı bültenle arama kararı çıkartıldığı ve 14.08.2014 tarihinde Birleşik Arap Emirlikleri INTERPOL birimi tarafından yakalanarak iade işlemleri için bir takım evraklar istenildiği, bu hususun ... Cumhuriyet Başsavcılığı İlamat ve İnfaz Bürosunun 29.08.2014 tarihli yazısından anlaşıldığı, ancak iade işlemelerinin yapıldığına dair dosya arasında bir bilgi ve belgenin bulunmadığının görüldüğü, hükümlünün beyanına göre iade işlemelerinin yapılamaması nedeniyle anılan Ülke tarafından serbest bırakılması üzerine tekrar Türkiye'ye döndüğü hususunun da anlaşılamadığı, hükümlünün daha sonra kolluk birimleri tarafından yapılan çalışma sonucunda sahte kimlik belgesi ile Düzce ilinde 08.04.2021 tarihinde yakalanarak göz altına alındığı, 09.04.2021 tarihinde de Düzce T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna sevk edildiği, Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 13.04.2021 tarihli ve 2021/3965 ilamat numaralı müddetnamesine göre hükümlünün cezaevine giriş tarihinin 09.04.2021, koşullu salıverilme tarihinin 04.08.2029 olarak belirlendiği, anılan müddetnameye göre hükümlünün cezasından 08.04.2021-09.04.2021 tarihleri arasında geçirdiği gözaltı süresinin mahsup edildiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Cezadan mahsup" başlıklı 16 ncı maddesinin "Nerede işlenmiş olursa olsun bir suçtan dolayı, yabancı ülkede gözaltında, gözlem altında, tutuklulukta veya hükümlülükte geçen süre, aynı suçtan dolayı Türkiye'de verilecek cezadan mahsup edilir." şeklinde düzenleme nazara alındığında, Somut olayda, hükümlü hakkında kırmızı bültenle arama kararı çıkartılıp çıkartılmadığı hususunun araştırılmadığı, dosya arasında bulunan Birleşik Arap Emirlikleri tarafından gönderilen belgeye göre hükümlü hakkında usulüne uygun iade işlemlerinin yapılıp yapılmadığının tespit edilmediği, hükümlünün yakalandığı ülkeden nasıl ve ne zaman Türkiye'ye döndüğünün saptanmadığı, hükümlünün yurt dışında yakalandığının tespit edilmesi halinde başka ülkelerde tutuklu ya da göz altında bulunup bulunmadığının uluslararası istinabe yoluyla çözüme kavuşturulamadığı cihetle, Mahkemesince yurt dışı tutukluluk ve infaz bilgileri konusunda bilgi ve belgeler temin edilerek, sanığın yurt dışı tutukluluk mahsubu talebinin değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları; (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar. 2. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 16 ncı maddesi; “Nerede işlenmiş olursa olsun bir suçtan dolayı, yabancı ülkede gözaltında, gözlem altında, tutuklulukta veya hükümlülükte geçen süre, aynı suçtan dolayı Türkiye'de verilecek cezadan mahsup edilir.” Şeklinde düzenlenmiştir. 3. Somut olayda; hükümlü infazı halen devam etmekte olan mahkumiyetine konu suç nedeniyle hakkında çıkartılan uluslararası yakalama kararı nedeniyle yakalandığı Birleşik Arap Emirlikleri devletinde 97 gün tutuklu kaldığını ileri sürmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesindeki açık düzenleme dikkate alınarak bu konuda gerekli bilgi ve belgeler getirtilip, incelenmek suretiyle hükümlünün mahsup talebi ile ilgili karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu verilen karar Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Düzce İnfaz Hâkimliğince verilen 25.07.2022 tarihli ve 2022/2479 Esas, 2022/3203 Karar sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.10.2023 tarihinde karar verildi.