Yargıtay · 1. Ceza Dairesi

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2009/3341 E. 2011/3745 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2009/3341
Karar No
2011/3745
Karar Tarihi

...'ı kasten öldürmeye teşebbüsten, ...'ı hayati tehlike geçirecek şekilde yaralamaktan ve izinsiz silah taşımaktan sanık ...'ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (...) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.05.2008 gün ve 399/239 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı ile sanık müdafii taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi. TÜRK MİLLETİ ADINA 1- Oluşa, dosya içeriğine ve mahkemenin gerekçesine göre, sanığın mağdur ...’e yönelik eyleminin kasten yaralama olarak nitelendirilmesinde isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki suç vasfına ilişen bozma düşüncesi benimsenmemiştir. 2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın mağdur ...’ı kasten öldürmeye teşebbüs, mağdur ...’i kasten yaralama, 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliklerini tayin, tüm suçlar bakımından takdire ve tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, Cumhuriyet Savcısının tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, mağdur ...’e yönelen eylemde suç vasfına, sanık müdafiinin sübuta yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle; 1- Sanık hakkında mağdur ...’i kasten yaralama ve 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçlarından kurulan hükümlerin tebliğnamedeki düşünceye kısmen aykırı olarak ONANMASINA, 2- Sanığın mağdur ...’a yönelik suçu yönünden; Sanığın tabancayla mağdura bir el ateş etmek suretiyle, karaciğer sağ lob ve mezolarda yaralanma, göğüs sağda hemopnomotaraks meydana getirecek ve yaşamını tehlikeye sokacak şekilde yaraladığı olayda, teşebbüs nedeniyle 9-15 yıl arasında ceza öngören 5237 sayılı TCK’nun 35. maddesinin uygulanması sırasında, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak, benzer nitelikteki daha vahim olaylar da dikkate alındığında, ceza adaletinin sağlanması açısından alt ve üst sınırlar arasında makul bir ceza yerine 15 yıl hapis cezasına hükmedilerek fazla ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, 09.06.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2009/3341, K. 2011/3745, T. 09.06.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-ceza-dairesi-2009-3341-e-2011-3745-k-0195f069b64c