İlk Derece Mahkemesi · Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/547 E. 2023/94 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/547
- Karar No
- 2023/94
- Karar Tarihi
T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/547 Esas - 2023/94 /// TÜRK MİLLETİ ADINA /// T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVA : İtirazın İptali (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 08/11/2021 KARAR TARİHİ : 23/01/2023 GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 13/02/2023 Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili DAVA dilekçesi ile özetle: Davalıya ait ... plakalı aracın davacıya ZMMS ile sigortalandığını ve 13.02.2019 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında, oluşan maluliyeti sebebiyle dava dışı ...'ye ZMMS Genel Şartları uyarınca 20.03.2020 tarihinde 9.121,19-TL tutarında tazminat ödendiğini, sigortalı araç sürücüsünün olay mahallini terk etmiş olması hasebiyle rücu koşullarının oluştuğunu ve bu minvalde Samsun İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası üzerinden davalı aleyhine takibe girişildiğini, ancak itiraz üzerine takibin durduğunu beyanla, itirazın iptali ile takibin devamını talep ve dava etmiştir. Davalı, CEVAP dilekçesi ile özetle: ... plakalı aracın kendisine ait olduğunu ancak İbrahim Ateş isimli kişiye ait ....ye kiralandığını, kazanın araç kiracının kullanımında iken gerçekleştiğini ve zararın ancak kiracıdan istenebileceğini, ayrıca ...'nün zararının tazmin edildiğini ve bu sebeple sigorta şirketinin ...'ye yaptığı ödemenin dayanaksız olduğunu beyanla, davanın reddini dilemiştir. Samsun 1. Tüketici Mahkemesi'nin 22.01.2022 tarih ve 467/32 sayılı görevsizlik kararının istinaf edilmeksizin kesinleşmesi üzerine dosya mahkememize tevzi edilmiş ve esasın yukarıdaki sırasına kaydedilmiştir. Mahkememizin 15.03.2022 tarih ve ... sayılı karşı görevsizlik kararı üzerine dosya merci tayini için istinafa gönderilmiş olup, Samsun BAM 2. HD.nin 14.04.2022 tarih ve 453/497 sayılı ilamı ile görevli mahkemenin, mahkememiz olduğu belirtilmiştir. Dosya, esasın yukarıdaki sırasına kaydedilmiş ve yargılamaya devam edilmiştir. Samsun İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası celp edilmiş olup incelenmesinden: Alacaklı - davacı tarafından borçlu - davalı aleyhine 9.121,19-TL'si asıl alacak olmak üzere toplam 10.261,46-TL üzerinden ilamsız icra yolu ile takibi girişildiği, ancak borçlu - davalının süresinde ileri sürdüğü itirazları üzerine takibin durduğu ve işbu davanın hak düşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür. Hasar dosyası celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizce adli trafik uzmanı bilirkişiden alınan 05.07.2022 tarihli kusur raporunda özetle: Kazanın münhasıran ... plakalı araç sürücüsünün kusuru ile gerçekleştiği, ...'nün herhangi bir kusurunun bulunmadığı mütala edilmiştir. Dava dilekçesiyle mübrez Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp ABD'ndan alındığı anlaşılan 10.12.2019 tarihli maluliyet raporunda özetle: Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre ...'nün yaralanmasına göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %5 olduğu mütala edilmiştir. Bu rapor, HMK m. 281 meşruhatı ekli davetiye ile birlikte davalıya tebliğ edilmiş, ancak davalı rapora karşı beyanda bulunmamıştır. Mahkememizce aktüerya alanında uzman bilirkişiden alınan 05.12.2022 tarihli raporda özetle: Davacının maluliyetine bağlı oluşan sürekli işgöremezlik (efor kaybı) zararının 20.555,30-TL olduğu mütala edilmiştir. Bilirkişi raporları taraflara tebliğ edilmiştir. Dava, ZMMS poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Burada evvela, aracın üçüncü bir kişiye kiraya verildiği ve kazanın araç onun yedinde iken gerçekleştiği, buna bağlı olarak zararın kiracı tarafından tazmin edilmesi gerektiği yönündeki itirazın değerlendirilmesi gerekmekte olup; 2918 sayılı KTK'nın 95. maddesinde, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigotacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği öngörülmektedir. Görüldüğü gibi, aracın gerçekte bir üçüncü kişiye kiraya verilip verilmediği ve davalının işleten sıfatını taşıyıp taşımadığı hususu, davalı ile kiracı olduğu ileri sürülen üçüncü kişi arasındaki iç ilişkiye ait bir sorundur ve sigortacının trafik sigortasına dayalı olarak tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda başvurabileceği kimse, aracın gerçek işleteni kim olursa olsun, sadece sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi) olan sigorta ettiren olduğundan, davalı sigorta poliçesinin ve sigorta genel şartlarının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür. Buna göre, davalının, bu yöne ilişkin itirazı yerinde değildir. Zorunlu trafik sigortacısı 2918 s. KTK'nın 95/2. maddesi ve ZMMS Genel Şartları'nın B-4. maddesi gereğince, tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin halleri, üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden, zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre kendi sigorta ettirenine rücu edebilir. Somut olayda, ... isimli kişiye ödenen bedeni hasara ilişkin tazminatın sigortalıdan rücuen tahsili talep edilmekte olup, davacı rücu sebebini, sigortalı araç sürücüsünün kazadan sonra olay yerini terk etmesi olgusuna dayandırmıştır. Taraflar arasındaki ZMMS poliçesi 26.01.2019 tarihinde keşide edilmiş olup, bu tarihte yürürlükte olan ZMMS Genel Şartları'nın "Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı" başlığını taşıyan B.4. maddesinin (f) bendinde, "Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması" rücu sebebi olarak düzenlenmiştir. Buna göre, sigorta şirketinin ZMMS Genel Şartları B.4. maddesinin (f) bendi kapsamında sigortalısına rücu hakkının doğumu için iki sebebin bir arada bulunması aranır: trafik kazasının bedeni hasara neden olması ve sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk sebebinin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme ya da can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu hallerden birine dayanmaması gerekir. Yani, bedeni hasara neden olan trafik kazalarında, sigortalı araç sürücüsünün tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gittiği ya da can güvenliği nedeniyle olay yerinden uzaklaştığı sigortalı tarafından ispat edilecek ki, sigortacının rücu hakkı doğmasın. Somut olayda; kazanın, münhasıran sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile gerçekleştiği saptanmış olup, bilirkişi tarafından yapılan incelemeden de anlaşıldığı üzere, sigortalı araç sürücüsü kazadan sonra olay yerinde hiç durmamış ve oradan hızlıca uzaklaşmıştır. Araç sürücüsünün olay yerinin kalabalıklaşması üzerine korkuya kapılarak oradan uzaklaştığı yönündeki iddianın hiçbir dayanağının bulunmadığı görülmektedir. Davalı, sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk sebebinin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme ya da can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu hallerden birine dayandığını usulünce ispat edememiştir. Bu halde, rücu koşulu gerçekleşmiştir ve üçüncü kişi nezdinde oluşan gerçek zararın belirlenip ödeme yapıldıktan sonra rücusu istenebilecektir. Davacının oluşan maluliyetine bağlı olarak husule gelen vücut fonksiyon kaybı oranı Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp ABD tarafından düzenlendiği anlaşılan 10.12.2019 tarihli raporda %5 olarak saptanmış olup, sigorta şirketi, üçüncü kişiye, bu raporu esas alarak ödeme yapmıştır. Rapor, kaza tarihindeki yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmiş olup, davalı HMK m.281 meşruhat ekli davetiyeye rağmen rapora itirazda bulunmamıştır. Bu halde, anılan rapor esas alınarak sonuca gidilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Bu sebeplerle, kazada yaralanan ...'ye, sürekli işgöremezlik (efor kaybı) zararı olarak ödenmesi gerekli tazminat tutarının 20.555,30-TL olduğu kabul edilmiş, davacının takibe girişmekte haklı olduğu düşüncesiyle itirazın iptaline karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulüne, Samsun İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin aynen devamına, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 700,96-TL karar ve ilam harcından peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 577,02-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan toplam 2.254,74-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı, davayı vekil marifetiyle takip ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 9.200-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Zorunlu Arabulucuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 680-TL arabulucuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 6-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, 6100 sayılı HMK'nın 341/2. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi, anlatıldı. 23/01/2023 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu'nun 5. maddesi kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.