İlk Derece Mahkemesi · Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi

Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/84 E. 2022/663 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/84
Karar No
2022/663
Karar Tarihi

T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/84 Esas - 2022/663 T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2020/84 Esas KARAR NO : 2022/663 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/01/2020 KARAR TARİHİ : 09/06/2022 KARARIN YAZ. TARİH : 23/06/2022 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ: Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davalı ... ile muris ... arasında ... şubesinde 20/03/2018 tarihinde 100.00 TL tutarında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye ek olarak Yarınım Güvende sözleşmesiyle Genel Kredi Sözleşmesinin hayat sigortası ile güvence altına alındığını, borcun ödenmemesi veya vefat durumunda hayat sigortası ödemesinin bertaraf edilmesi amacıyla harici olarak yine 20.03.2018 tarihli teminat senedi alındığını, genel kredi sözleşmesinin çekilmesinden 1 ay sonra 22/04/2018 tarihinde ...'ın vefat ettiğini, müteveffanın hastalık geçmişinden davalı kuruma bahsettiği ancak kurumun bunun sorun olmayacağını belirttiğini, ancak vefatından sonra borcun ödenmemesi üzerine Samsun İcra Müdürlüğünün 2019/42562 Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, 52 M 6627 plakalı araç üzerine haciz konulduğu, aracın ticari bir araç olduğunu, yakalamanın konulması ve yapılacak diğer tasarruflar ileride telafisi olmayan imkansız zararlara yol açacağından dava sonuçlanıncaya kadar icra takibinin durdurulması amacıyla söz konusu haciz ve yakalamanın kaldırılmasına, davalının takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzre icra inkar tazminatına mahkum edileceği ihtar olunur. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından kredi borcu davaya konu edilmeye çalışılsa da Samsun İcra Müdürlüğünün 2019/42562 Esas sayılı dosyasından başlatılan takibin kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip olduğunu, borç dayanağı belgenin 08/04/2019 vade tarihli 100.000-TL bedelli senet olduğunu, senede bakarak alttaki münasebetin ne olduğunun tespitinin mümkün olmadığını, dolayısıyla herhangi bir ihtilaf halinde hamilin davasını sadece bu kıymetli evraka dayandırabileceğini, temelde yatan asıl borç ilişkisinin varlığını ve mahiyetini ispat zorunda olmadığını, salt, bononun varlığının alacağının bulunduğunu göstermeye yeterli olduğunu, Samsun İcra Müdürlüğünün 2018/135991 esas ayılı dosyasında takibe konu edilen takibin dayanağı bonoda teminat olarak verildiğine yönelik bir belirleme bulunmadığını, taraflarca akdedilen temel bankacılık hizmetleri sözleşmesinde takibe konu bonoya açık atıf bulunmadığı gibi, takibin dayanağı bononun tanzim ve vade tarihleri ile miktarının da bahsi geçen sözleşme ile örtüşmediğini, senedin asıl borçlusunun ... olduğunu, ...'ın ise borçtan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, ...'ın vefat ettiğini, davacı ...'ın mirasçısı olması sebebi ile de bankaya olan borcundan dolayı sorumlu olduğunu belirterek, davanın usulden ve esastan reddine, kötü niyetli ikame edilen dava sebebi ile alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağının bir sureti sunulmuştur. Mahkememizin 31/01/2020 tarihli 2020/84 esas sayılı ara kararı ile davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Samsun İcra Müdürlüğünün 2019/42562 esas sayılı dosyası uyap sistemi üzerinden dosyamız arasına alınmıştır. Şekerbank A.Ş Fatsa Şubesine, Mapfre Sigorta A.Ş'ne yazılan yazıya cevap verilmiştir. Samsun İcra Müdürlüğünün 2019/42562 esas sayılı dosyasından ödeme makbuzları celb edilmiştir. Bankacı bilirkişiden 21/10/2021 tarihli rapor aldırılmıştır. Davacı vekili tarafından 18/04/2022 tarihli dilekçe ile ekinde GKS, ihtarname, ödeme planı, hesap ekstresi, hesap özeti, faiz genelgesi ibraz edilmiştir. Davacı vekili tarafından 28/04/2022 tarihli ek rapor aldırılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; icra takibine konu kambiyo senedi sebebi ile borçlu olunmadığı iddiasına dayalı menfi tespit davasıdır. Tüm dosya kapsamından; davalı banka ile müteveffa ... arasında 20/03/2018 tarihli 100.000 TL bedelli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, murisin kredi borcunu ödememesi nedeni ile hesabın kat edildiği, mirasçılara karşı Fatsa 1. Noterliği'nin 30/11/2018 tarih 19167 yevmiye numaralı ihtarname gönderilerek borcun ödenmesine yönelik 3 gün süre verildiği, süresi içerisinde borcun ödenmediğinden bahisle Samsun İcra Dairesi'nin 2019/42562 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı anlaşıldı. Samsun İcra Dairesi'nin 2019/42562 Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; takibin 100.000 TL bedelli, 20/03/2018 düzenleme tarihli, 08/04/2019 vade tarihli senede dayalı kambiyo senedine özgü haciz yolu ile takip olduğu, alacaklısının Şekerbank T.A.Ş. olduğu, borçlusunun ise müteveffa ... adına mirasçıları ..., ..., ... olarak gösterildiği, 66.330,66 TL asıl alacak, 176,91 TL protesto gideri, 498,27 TL işlemiş faiz, 0,35 TL işlemiş faiz, olmak üzere toplam 67.006,19 TL üzerinden takibe girişildiği anlaşılmıştır. Davacının dava dilekçesindeki iddiaları ile tereke adına hareket ettiği anlaşılmakta olup, öncelikle taraf teşkili bakımından değerlendirme yapılmalıdır. Kural olarak mirasçıların tereke üzerindeki tasarrufu elbirliği (iştirak) halinde gerçekleşmekte olduğundan mirasçılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Bu durumda davada taraf teşkilinin sağlanması için tüm mirasçıların davaya katılımının sağlanması ya da terekeye temsilci tayin ettirilerek temsilci vasıtasıyla yargılamaya devam edilmesi gerekmektedir. Ancak eldeki dava terekeyi korumaya yönelik menfi tespit davası olup, tereke üzerinde bir tasarruf söz konusu değildir. TMK’nun 702. maddesinin gerekçesinde ortaklardan her birinin, topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği, bu korumadan da bütün ortakların yararlanacağının kabul edildiği, elbirliği mülkiyetinde ortaklardan her birinin ortaklığa giren hakları dava veya diğer yollarla koruma yetkisine sahip olacağı, bu korumadan bütün ortakların yararlanacağı, fakat davacının davasını kaybetmesinin diğer ortakların haklarını etkilemeyeceği ifade edildiğinden eldeki dava bakımından davacının tek başına talep hakkı olduğu kabul edilmiş, dava dışı mirasçıların davaya dahli gerekli görülmemiştir (Yargıtay HGK'nun 18/06/2019 tarih, 2017/19-839 Esas, 2019/690 Karar sayılı ilamı). Davacı tarafça dava dilekçesinde takibe konu kambiyo senedinin teminat senedi olduğu ileri sürülmüştür. Yargıtay HGK'nun 14.03.2001 tarih ve 2001/12-233 sk. ile 20.06.2001 tarih ve 2001/12-496 sk.nda da benimsendiği üzere; bir senedin, teminat senedi olduğunun kabulü için, senedin hangi ilişkinin teminatı olarak verildiği senet üzerine yazılmak suretiyle ya da yazılı belge ile kanıtlanmalıdır. Buna göre; senedin teminat için verildiğini gösterir belgede, takip dayanağı senede açıkça atıf yapılması zorunludur ve açıkça atıf yapıldığının kabulü için de senedin vade ve tanzim tarihi ile miktarının belirtilmesi gerekir. Somut olayda, takibe dayanak bono davacı tarafından keşide edilmiş olup, senedin lehtarı müteveffa Sabrı Yalçın olarak görünmektedir. Senet ciro yolu ile davalı bankaya devredilmiştir. Bononun ön-arka yüzünde teminat için verildiğine ilişkin bir kayıt bulunmamakta olup, davacı vekili teminat iddiasını ispatlar herhangi bir yazılı delil ibraz edememiştir. Alınan 21/10/2021 tarihli raporda her ne kadar bilirkişi tarafından senedin munzam teminat senedi olduğu kanaati bildirilmiş ise de, hukuki nitelendirme hakime ait olup, senedin teminat senedi olduğuna ilişkin herhangi bir banka kaydının da bulunmadığı anlaşılmıştır. Bononun teminat ve dahi neyin teminatı için verildiğini ispat yükü bunu ileri süren tarafta, yani davacıdadır. Davacı tarafa bu konuda yemin delili hatırlatılmış, yemin deliline dayanılmadığı anlaşılmakla, takibe konu senedin teminat senedi olduğu hususu ispat edilememiştir. Her ne kadar sözleşme ile senet incelendiğinde miktar ve tarih uyuşmakta ise de senedin kayıtsız şartsız ödeme taahhüdü içerdiği, senet metninde teminat için verildiği kaydının bulunmadığı, sözleşme içeriğinde senede açık atıf yapılmadığı, sözleşmenin tarafları dikkate alındığında senedin kredi sözleşmesinin asıl borçlusu tarafından düzenlenmediği, şu halde senedin Yargıtay kabulü çerçevesinde teminat senedi olmadığı kabul edilmiştir (HGK'nun 22/06/2021 tarih, 2017/12-357 Esas, 2021/824 Karar sayılı ilamı). Davacı vekilince dava dilekçesi içerisinde, kredi borcunun varlığı kabul edilerek hayat sigortası tarafından ödenmesi gerektiği ifade edilmiştir. Eldeki dava takip alacaklısı ile borçlusu arasındaki menfi tespit davasıdır. Hayat sigortası poliçesini düzenleyen sigorta şirketi davalı olarak gösterilmediği gibi, dain-i mürtein kaydına ilişkin muvafakat gibi dava şartlarının da yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Hayat sigortasına ilişkin iddiaların eldeki dosya kapsamında davalı bankaya yöneltilemeyeceği değerlendirilmiş, bu yöndeki iddialara itibar edilememiştir. Nitekim dosya kapsamından sigorta şirketinin ödeme yaptığı hususunda bir iddia da söz konusu olmadığından, davalı bankanın alacağının varlığı konusunda sigorta şirketince varsa yapılan ödeme hususu resen incelenmemiştir. Davacı tarafça dava dilekçesinde borcun varlığının banka tarafından ispat edilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Davalı bankanın cevap dilekçesinde takibe konu senedin, kredi borcunun ödenmesi amacıyla verildiğinin kabul edilmesi karşısında, kredi borcunun varlığı hususunda bankacı bilirkişiden rapor alınmış olup, düzenlenen 28/04/2022 tarihli raporda özetle; davalı bankanın takip tarihi itibariyle toplam 71.987,32 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş, yapılan ödemeler akabinde dava tarihi itibariyle toplam alacağın da 103.192,85 TL olduğu bildirilmiştir. Rapor taraflara tebliğ edilmiş ise de taraflarca rapora karşı itiraz edilmemiştir. Açıklanan sebeplerle; takibe konu senedin teminat senedi olmadığı, hayat sigortasına ilişkin iddiaların eldeki dosyada değerlendirilemeyeceği, davalı bankanın takip tarihi itibariyle müteveffadan 71.987,32 TL alacaklı olduğu, takibin toplam 67.006,19 TL üzerinden başlatıldığı, davalı bankanın takip tarihi itibari ile alacağının ortaya konulduğu, yapılan ödemeler dikkate alındığında dava tarihi itibari ile davacının dava açmakta yararının bulunmadığı anlaşılmış, takibin salt mirasçı olması nedeni ile davacıya yöneltilmesi karşısında kefalet hükümleri mahkememizce değerlendirilmemiş, davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı taraf kötü niyet tazminat talebinde bulunmuş olup, mahkememizce ihtiyati tedbir kararının reddine karar verildiği, bu nedenle alacaklının alacağa geç kavuşulmasının söz konusu olmadığı, dolayısıyla davalı yönünden kötü niyet tazminat talebi şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla, bu talebin de reddi gerekmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalı yanın kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 80,70 TL karar ilam harcın peşin alınan 1.144,30 TL'den mahsubu ile bakiye karar ilam harcı olan 1.063,36 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince hesaplanan 9.510,80-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 6-Davalı tarafın sarf ettiği yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,76-Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine, 7-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde, müracaat etmeleri halinde kalemde, müracaat etmemeleri halinde dosyaya hesap numarası bildirmiş ise hesaba aktarmak sureti ile, hesap numarası da bildirilmemiş ise masrafı gider avansından karşılanmak sureti ile PTT vasıtasıyla adreste ödemeli olarak taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Samsun Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usülen anlatıldı. 09/06/2022 Katip ¸e-imza Hakim ¸e-imza Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır.

Atıf: Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/84, K. 2022/663, T. 09.06.2022, www.arakarar.com/karar/samsun-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-84-e-2022-663-k-1d2e42ad8cfc