İlk Derece Mahkemesi · Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/1015 E. 2023/226 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/1015
- Karar No
- 2023/226
- Karar Tarihi
T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/1015 Esas - 2023/226 T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/1015 KARAR NO : 2023/226 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/11/2021 KARAR TARİHİ : 21/02/2023 KARARIN YAZ. TARİH : 22/03/2023 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İddia ve savunmaların özeti; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davacının davalıya ait işletmeye verdiği yemek hizmetlerinden dolayı tanzim ettiği faturaların bedellerini davalının ödememesi üzerine alacaklarının tahsili amacı ile davalı aleyhine Samsun İcra Dairesinde ... Esas sayılı takibi başlattıklarını, ancak davalı şirketin icraya konu borcuna itiraz etmesi nedeni ile icra takibinin durduğunu, davalının itiraz dilekçesinde borcun tamamına itiraz ettiğini, borçlu tarafından takip dosyasındaki alacağa mahsuben 27/07/2020tarihinde 3.000,00 TL, 12/01/2021 tarihinde 5.000,00 TL ödeme yaptığını, davacının ödeme ile borcu kabul ettiğini, itirazın haksız olduğunu belirterek davalının itirazının iptaline ve Samsun İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki takibin devamına ve asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ancak cevap dilekçesini sunmadığı anlaşılmıştır. Toplanan Deliller: Samsun İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası, davalının tacir sıfatının araştırılmasına yönelik Kocaeli Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na, Karamürsel Vergi Dairesine, Kocaeli Ticaret Sicil müdürlüğüne yazılan müzekkere cevapları, davalı şirketin ticaret sicil kayıtları, BA-BS formları, davacı defterinin incelenmesine yönelik olarak alınan 22/06/2022 tarihli bilirkişi raporu, tüm dosya kapsamı ve sair belgeler Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptaline ilişkindir. Davacı mal satış sözleşmesinden kaynaklanan faturalardan kaynaklı alacağının tahsili istemi ile başlatılan ve davalının itirazı üzerine duran Samsun İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının devamını sağlamak amacı ile eldeki davayı açmış davalı ise cevap dilekçesini sunmamış ve dava dilekçesinde belirtilen hususları inkar etmiş sayılmıştır. Samsun İcra Dairesi'nin2020/37566 Esas sayılı takip dosyası uyap üzerinden celp edilmiş olup incelenmesinden; takip alacaklısı davacı tarafından, takip borçlusu davalı aleyhine, 54.946, 08 TL asıl alacak ve 1.753,65 TL işlemiş faiz üzerinden takibe girişildiği, takip dayanağının 31/03/2020 tarihli 236.691,12 TL bedelli, 30/04/2020 tarihli 13.356,36 TL bedelli, 01/06/2020 tarihli 7.904,52 TL bedelli, 30/06/2020 tarihli 5.667,84 TL bedelli, 20/07/2020 tarihli 1.326,24 TL bedelli faturalar olduğu ödeme emrinin takip borçlusu davalıya 10/08/2020 tarihinde tebliğ edildiği, takip borçlusu davalının 13/08/2020 tarihli süresinde ileri sürdüğü itirazları üzerine takibin durduğu ve itirazın alacaklıya tebliğine ilişkin mazbataya rastlanılmamakla işbu davanın 1 yıllık hak düşücü süre içinde açıldığı görülmüştür. İcra takip dosyasında davacının 07/05/2021 tarihinde davalının 27/07/2020 tarihinde ve 12/01/2021 tarihinde ödeme yaptığına ilişkin harici tahsil bildiriminde bulunduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı dava dilekçesinde takip talebinin 56.699,73 TL asıl alacak ve 10.982,44 TL işlemiş faiz isteminden oluştuğunu, davalı tarafından yapılan 8.000,00 TL'lik ödemenin mahsubu ile müddeabihin 59.682,17 TL olduğunu belirtmişse de itirazın iptali davasının takip ile sıkı sıkıya bağlı olması sebebi ile takip talebi kapsamında değerlendirme yapılarak davalı aleyhine 54.946, 08 TL asıl alacak ve 1.753,65 TL işlemiş faiz üzerinden takibe girişildiği görülmüş ve bu kabul ile yargılamaya devam edilmiştir. İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak alacaklıda olup davacının önce taraflar arasında var olduğu ileri sürülen akdi ilişkiyi, akabinde de takibe konu faturalar içeriğinin davalıya teslim ettiğini yazılı delille ispat etmesi gerekmektedir. Taraflara ticari defterlerin yerlerini bildirmek üzere iki haftalık kesin süre verilmiş, davacı taraf 2020-2021-2022 yılı defterlerini ibraz etmiş davalı tarafın defter ve belgelerini sunmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 222. maddesine göre; (1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." Davacı şirket vekiline ticari defter ve belgelerinin bulunduğu yerleri bildirmek üzere süre verilmiş, süresinde ticari defter ve belgeler dosyaya sunulmuş, bilirkişiden 22/06/2022 tarihli rapor alınmıştır. Raporun incelenmesinde; davacı tarafından davalıya toplam 54.946,08 Tl tutarında faturalar kesildiği, buna karşılık davalıdan toplam 40.000,00 TL tahsilat yaptığı, netice olarak davalıdan 31.12.2020 tarihi itibariyle 14.946,08 TL alacaklı olduğu, davacı şirket kayıtlarında yer alan 17.12.2020 tarihli 32.000,00 TL tahsilatın sehven kayıtlara geçtiği, gerçekte böyle bir tahsilatın olmadığı, takip tarihi olan 22/07/2020 tarihi itibari ile davacının davalıdan 54.946,08 TL alacaklı olduğu, ancak dava tarihi olan 22.11.2021 tarihi itibari ile davacının davalıdan bahse konu bu düzeltme kaydının değerlendirilmeye alınması halinde takip tarihi olan 46.946,08 TL alacaklı olduğu, ancak, dava tarihinden önce davacının kayıtlarında sehven yer aldığı anlaşılan 32.000,00 TL tahsilatın, dava tarikinden sonraki bir tarihte kayıtlardan çıkarıldığı, sehven kayıtlarda yer alan bu tahsilatın kayıtlardan ters yevmiye maddesi ile çıkarıldığı, bu ters kayıt işlemi sonrası , davacının davalıdan 46.946,08 TL alacaklı olduğunun kayıtlarında yer aldığı, dava dosyasında bulunan davaya konu ... dosyanın evraklarının yer aldığı, oysa taraflar arasındaki icra işlemine konu icra dosyasının ... olduğu, görüşü mütalaa edilmiştir. Somut olayda, davacının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmış, Davalı defterlerinin incelenmesine yönelik bulunduğu yer mahkemesine talimat yazılmış, defter ve belgelerin sunulması için tebligat çıkartılmış, davalı defter ve belgelerini ibraz etmemiş talimat kapatılarak iade edilmiştir. Burada, davalının ihtara ve tebligata rağmen ticari defterlerini ibraz etmemesinin hukuki sonuçlarına değinmek gerekmekte olup; davalının tacir olduğu ve ticari defter tutma yükümlülüğünün bulunduğu, davalının ticari defterleri bulunduğu halde bunları mahkemeye ibraz etmek istememesi durumunda, defterleri kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış tasdikleri yaptırılmış olan davacının birbirini doğrulayan defterlerindeki kayıtların davalı aleyhine delil kabul edilmesi gerekir (Bkz: Kuru, Baki, İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medeni Usul Hukuku, Legal Yayınevi, Ağustos 2016, syf: 387). Buna göre, davacının ticari defterlerindeki birbirini doğrulayan kayıtlara göre değerlendirme yapılıp sonuca gidilmelidir (Bkz: Yargıtay 11. HD.nin 04.10.2017 tarih ve 2759/5005 sayılı kararı). Davalının takibe yaptığı itirazdan sonra bir kısım ödeme yapması ile taraflar arasındaki akdi ilişkiyi kabul etmiş sayıldığı, kaldı ki mahkememizce alınan bilirkişi raporu ve HMK'nun 222. Maddesi gereğince davacı tarafından akdi ilişki ve fatura içeriğindeki malların davalıya teslim edildiği ispatlandığına göre davalı faturalar bedellerini ödediğini ispatla mükelleftir. İspat yükü kendisine düşen davalı ödeme yönünde herhangi bir delil sunamamıştır. Toplanan kanıtlara ve dosyadan oluşan kanaate göre; davalının kendisine verilen kesin süre içinde ticari defterlerini ibraz etmediği, bu davacının usulüne uygun olarak tutulan defter kayıtlarına göre davalıdan davacının 46.946,48 TL alacaklı olduğu bilirkişi raporu ile de tespit edilmiş bu miktara ilişkin takibe itirazın yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Takip öncesi dönem için temerrüt faizi istenebilmesinin temel koşulu, borcun belli bir günde ödenmesi taahhüt edilmemişse, borçlunun temerrüde düşürülmesidir. Eldeki davada, davalı borçlunun 6098 sayılı TBK'nun 117. maddesinde öngörülen şekilde temerrüte düşürüldüğü ileri sürülmemiş ve bu yönde herhangi bir delil bildirilmemiş olup davacının takip talebindeki işlemiş faiz isteminin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Asıl alacak hesap edilebilir yani likit kabul edilmekle %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş, işin ticari nitelik arz etmesi ve takip talebi nazara alınarak takip tarihi sonrası asıl alacağa yasal faizi uygulanmasına karar verilmiştir. 6325 sayılı kanunun 18/A-11 maddesi gereği dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması dava şartı olduğundan davacı tarafından arabuluculuk başvurusu yapılmış davalının arabuluculuk görüşmelerine katıldığı anlaşılmış olmakla tespit edilen arabuluculuk ücretinin de davanın kabul red oranına göre taraflardan tahsiline karar vermek gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın 1-i-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; davalının Samsun İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 46.946,48 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden kaldığı yerden devamına, işlemiş faize ilişkin istemin reddine, ii-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, iii-Asıl alacak likit olduğundan 9.389,29 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine 2-Alınması gereken 3.206,91 TL harçtan peşin alınan 898,88 TL harcın mahsubu ile bakiye; 2.308,03 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan 898,88 TL peşin harç,59,30 TL başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan 301,20 TL posta masrafı, 650,00 TL Bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 951,20 TL yargılama giderinden kabul miktarına göre hesaplanan 787,58 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine. 6-Zorunlu Arabulucuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabulucuk ücretinin 1.092,94 TL'sinin davalıdan, 227,06 TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 7-Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine. 8-Kullanılmayan gider avansın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine. Dair, davacı vekilinin yüzünde davalının yokluğunda kabul edilen kısım yönünden gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer emsal mahkemeye verilecek bir dilekçe ile Samsun BAM'da istinaf yolu açık olmak, reddedilen kısım yönünden KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulüne anlatıldı.21/02/2023 09:33:28 Katip ¸ Hakim ¸