İlk Derece Mahkemesi · Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/408 E. 2018/114 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/408
- Karar No
- 2018/114
- Karar Tarihi
T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2017/408 Esas - 2018/114 T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017/408 Esas KARAR NO : 2018/114 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALI : ... VEKİLİ : ... DAVA : İtirazın İptali (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/05/2017 KARAR TARİHİ : 15/02/2018 KARARIN YAZ. TARİH : 01/03/2018 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İSTEM : Davacı vekili 13/02/2013 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya değişik zamanlarda ve değişik miktarlarda banka havalesi ile borç paralar gönderdiğini, davalının borç-emanet aldığını paraları ödememesi nedeniyle aleyhine Samsun 5. İcra Müdürlüğünün 2012/10606 esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, borçlunun süresi içinde yaptığı itirazda havalelerin yapmış olduğu hizmetlerin bedeli karşılığı olduğunu ileri sürdüğünü, banka dekontlarında açıklama olarak Emanet Para kaydının bulunduğunu, davalı tarafın herhangi bir itirazda bulunmaksızın gönderilen havaleleri kabul ettiğini, davalı ile müvekkilinin iddia edildiği miktarda ticari ilişkisinin olmadığını, belirterek davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahküm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili 18/03/2013 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin altın imalatçılığı yaptığını, davacının ise kuyumcu olduğunu, tarafların 2010 yılı 4.ayından itibaren ticari ilişki içinde olduklarını, davacının müvekkiline zaman zaman TL, Euro ve altın gönderdiğini, müvekkilinin de bunları işleyerek davacıya gönderdiğini, kuyumculuk sektöründe teamül haline gelen bir defter tutma sistemi bulunduğunu, taraflar arasıda 5 adet işlem defter kaydı bulunduğunu, defterlerin incelenmesinde müvekkilinin davacıdan 973 gram altın alacağı bulunduğunun anlaşılacağını, bu alacağın tahsili için icra takibi yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. DELİLLER : Taraf beyanları, faturalar, Samsun kapatılan 5. İcra müdürlüğünün 2012/10606 esas sayılı dosyası, 12/06/2014 havale tarihli bilirkişi raporu, Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/125 esas ve 2014/281 karar sayılı ilamı ve tüm dosya kapsamı. KANITLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKÇE: Samsun 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/125 Esas 2014/281 Karar sayılı 20/06/2014 tarihli kararı ile davanın kabulüne karar vermiş, davalı vekilinin temyizi üzerine dosya Yargıtay'a gönderilmiş olup Yargıtay 19. H.D' nin 2016/1967 esas 2016/10242 karar sayılı ilamında davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle kararın bozulduğu, bunun üzerine Samsun 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/424 esas 2017/192 karar sayılı ilamı ile görevli mahkemenin Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilerek dosyanın mahkememize gönderildiği anlaşılmış, yargılamaya mahkememizde devam edilmiştir. Davaya konu Samsun 5. İcra Müdürlüğü'nün 2012/10606 sayılı takip dosyası ile davacının davalı hakkında 141.737,50 TL asıl alacak için icra takibi yaptığı, ödeme emrinin tebliği üzerine davalının süresinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu, davacının da itirazın iptali istemi ile iş bu davayı açtığı anlaşılmıştır. Samsun 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/125 esas sayılı dosyasından, tarafların talep ve savunmalarının araştırılabilmesi açısından gerekli bilgi belgeler toplanmış, tarafların gösterdikleri deliller temin edilmiş, Samsun 5. İcra Müdürlüğünün 2012/10606 esas sayılı takip dosyası temin edilmiş, davacı tarafın talebine konu yapmış olduğu banka aracılığıyla yapılan ödemelerin dayanağı olan bilgi belgeler Samsun ili Bafra ilçesi Şekerbank şubesinden temin edilmiş, davacıların sıfatı da dikkate alınarak davaya konu ödemenin ve ilişkinin hukuki niteliğinin tespiti açısından Samsun Ticaret ve Sanayii Odasına ve Samsun Kuyumcular Esnaf ve Sanaatkarlar Odası Başkanlığına yazı yazılmış, cevapları alınmış, bu haliyle davaya konu işlemlerin senede ve belgeye bağlanması hususunda yerleşmiş bir teamül olup olmadığı, bu uygulamanın yaygın olup olmadığı, üçüncü kişilerce de bu durumun tereddütsüz şekilde böyle kabul edilip edilmediği hususlarının cevapları alınmış, en sonunda dosya üzerinde hesapçı hukukçu bilirkişi ... aracılığıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmış, dosya arasında bulunan 12/06/2014 havale tarihli bilirkişi raporunda; İcra takibine konu olan 141.737,50 TL'nin davalıya davacı tarafın banka havalesiyle gönderildiğine ilişkin taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı, ancak ihtilafın davacı tarafından gönderilen havalelerin borç mu yoksa davacının davalı ile giriştiği ticari ilişkiden kaynaklanan borcuna karşılık mı gönderildiği hususunda toplandığını, dava konusu olayın emsal Yargıtay kararları da dikkate alınarak değerlendirildiğinde, davacının takibe ve davaya konu ettiği banka havale dekontlarında havale edilen paraların emanet para olarak gönderildiği açıklamasının bulunması, havale dekontlarındaki bu açıklamanın davacı iddiasını doğrulaması, ispat yükü kendisine düşen davalının kendisine havale edilen paraların davacı ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklanan alacağına istinaden gönderildiğine ilişkin olduğunu ispatlayamaması, davalının kendi el yazısı ile tek taraflı olarak tutmuş olduğu resmiyeti olmayan, davacının imzasını taşımayan defterlerin davalı lehine delil olamayacağı, dolayısıyla emanet para açıklaması ile internet yoluyla davalıya davacı tarafından yapılan havale bedellerinin ödünç para verme düşüncesi ile gönderildiğinin anlaşıldığı, buna göre davacının davalıdan 141.737,50 TL alacaklı olduğu sonucuna varıldığının bildirildiği görülmüştür. İş bu dava; davalıya değişik zamanlarda ve miktarlarda banka havalesi ile yapılan ödemelerin, ödenmemesi üzerine davalı hakkında yürütülen Samsun 5. İcra Müdürlüğünün 2012/10606 sayılı icra takibine, borçlu tarafından itiraz edilmesi sonucu duran takibin devamını sağlamak amacıyla açılan itirazın iptali davasıdır. Dava bir yıllık yasal süre içerisinde açılmıştır. Kural olarak havale ödeme aracıdır. Var olan borcun ödenmesine yönelik yapılmış sayılması gerekir. Bu durumun aksini iddia edenin savunma ya da iddiasını hukuk önünde korunur şekilde yasal delillerle kanıtlaması gerekir. Banka havalesiyle gönderilen bedelin borç olarak gönderildiği, gönderi belgesinde belirtilmemiş ise ana kural geçerli olur. Yani, var olan borcun ödenmesi amacıyla havalenin yapıldığının kabul edilmesi gerektiği hususu ana kuraldır (karinedir). Somut olayda davaya konu edilen havalelerin dayanağı olan dekontlarda, havale edilen paranın emanet para olarak gönderildiği açıklaması ve şerhi bulunmaktadır. Havale dekontlarındaki bu açıklama davacının iddiasını doğrulamaktadır. Ispat yükü kendisine düşen davalı kendisine havale edilen paraları, aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklanan alacağına istinaden gönderildiğini ispatlayamamıştır. Davalının kendi el yazısı ile tek taraflı olarak tutmuş olduğu, resmiyeti olmayan, hukuken korunur olmaktan uzak, davacının imzasını taşımayan defterlerin davalı lehine delil olamayacağı hususu bellidir ve mahkememizin kabulündedir. Bu durum karşısında emanet para açıklamasıyla internet ortamında davalıya, davacı tarafından gönderilen havale bedellerinin ödünç para vermek düşüncesiyle gönderildiği sonucuna varılması gerekir. Davalı vekili 30/11/2017 tarihli dilekçesiyle yemin deliline de dayanmayacaklarını bildirmiştir. Bu itibarla davacının davalıdan 141.737,50 TL alacaklı olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca, söz konusu alacak yönünden davalı taraf icra takip tarihinden önce yöntemince temerrüde düşürülmüş değildir. Bu haliyle ödenen bedelin takip tarihi itibariyle hangi miktara baliğ olduğu hususunun ayrıca araştırılmasına gerek kalmamıştır. Yine, icra takibine konu 141.737,50 TL'nin davacı tarafından davalıya banka havalesiyle gönderildiğine ilişkin taraflar arasında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ihtilaf, gönderilen bedelin borç olarak mı yoksa davacının davalıyla giriştiği ticari ilişkiden kaynaklanan borcuna karşılık mı gönderildiği noktasında toplanmaktadır. Davaya konu edilen havaleye ilişkin dekontlarda "emanet para" şerhinin bulunması, dekontlardaki bu ibarenin davacı iddiasını doğruluyor ve destekliyor olması, ıspat yükü kendisine düşen davalının kendisine havale edilen paraların daha önceden kaynaklanan kendi alacağının karşılığı olduğunu yöntemince hukuk önünde korunur şekilde kantılayamamış olması, davalının kendi el yazısıyla tek taraflı olarak tutmuş olduğu, resmiyeti olmayan ve davacının imzasını taşımayan defterlerin davalı lehine - davacı aleyhine delil olamaması ve davalı tarafın yemin deliline de dayanmamaları sebeplerine dayalı olarak, davacı tarafın davalıdan takip tarihi itibariyle 141.737,50 TL alacaklı olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Somut olayda davacı tarafın davalı tarafa banka dekontlarına dayalı olarak havale işleminde bulunurken bağışlama iradesinin olduğu da ne iddia edilmiş, ne de kanıtlanmıştır. Kaldı ki davaya konu havalelerin davalı hesabına yapıldığı bellidir ve taraflar arasında ihtilaf konusu değildir. Bu haliyle yapılan ödeme sebepsiz kalmaktadır. Zaten yukarıda belirtildiği şekilde davacı tarafın bu ödemeleri yaparken bağış iradesinin olmadığı da bellidir. Davaya konu alacak likit olduğu için davacı tarafın icra inkar tazminatı talebi kabul edilmiştir. Bilirkişi Av. ...'dan temin edilen 12/06/2014 havale tarihli rapor dosya içeriği gereği getirtilen bilgi belgelere, tarafların talep ve savunmalarının niteliğine, hukuka, karar vermeye uygun bulunmuş, verilen karara esas alınmıştır. Sonuç olarak; davacı tarafından davalıya farklı zamanlarda ve farklı miktarlarda gönderilen toplam 141.737,50 TL'nin borç para olarak gönderildiği, davalının davacı ile aralarında ticari ilişkiye dayalı olarak bu paranın gönderildiğini hukuk önünde korunur şekilde ispatlayamadığı, davacı tarafın başlattığı icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali gerektiği kanaat ve kararına varılmıştır. İş bu dosya ile ilgili 15/02/2018 tarihinde karar verildiği HMK nın 294/4 maddesi gereği kararın 1 ay içinde yazılması gerektiği ancak Hakimler ve Savcılar Kurulunca 16/02/2018 tarihinde, karar veren hakim ( ... ) ...'in açığa alınması nedeniyle gerekçeli kararın kararı veren hakim tarafından yazılmadığı, 6100 sayılı HMK'nın 299. Maddesindeki " Hüküm sonucu tefhim edildikten sonra gerekçeli karar imzalanmadan, hâkim ölür veya herhangi bir sebeple imzalayamayacak hâle düşerse, yeni hâkim, tefhim edilen hükme uygun olarak gerekçeli kararı bizzat yazarak imzalar. Toplu mahkemelerde böyle bir durumun gerçekleşmesi hâlinde, hüküm diğer hâkimler tarafından imzalanır ve başkan veya en kıdemli hâkim tarafından, hükmün altına diğer hâkimin imza edememesinin sebebi yazılarak imza olunur." hüküm gereğince yetkilendirilen hakim (...) ... tarafından tefhim edilen hükme uygun gerekçe yazılması gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kabulü ile davalının Samsun 5. İcra müdürlüğünün 2012/10606 esas sayılı dosyasındaki takibe yönelik itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, 2-Alacak likit olduğundan 141.737,50 TL nin %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 9.682,09 TL harçtan peşin alınan 1.711,95 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.970,14 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince hesaplanan 14.089,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafça başlangıçta ödenen 1.711,95 TL peşin harç, 132,50 TL tebligat ve posta gideri, 300,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.144,45 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 6-Davalı tarafça yapılan 60,75 TL'lik tebligat ve posta masrafının davalı üzerine bırakılmasına, 7-Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine, 8-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde, müracaat etmeleri halinde kalemde, müracaat etmemeleri halinde dosyaya hesap numarası bildirmiş ise hesaba aktarmak sureti ile, hesap numarası da bildirilmemiş ise masrafı gider avansından karşılanmak sureti ile PTT vasıtasıyla adreste ödemeli olarak taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Temyiz yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usülen anlatıldı.15/02/2018 Katip... Hakim... Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır.