İlk Derece Mahkemesi · Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/137 E. 2018/96 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/137
- Karar No
- 2018/96
- Karar Tarihi
T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2017/137 Esas - 2018/96 T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017/137 Esas KARAR NO : 2018/96 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALI : ... VEKİLLERİ :... İHBAR OLUNAN ... VEKİLİ :... DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/06/2014 KARAR TARİHİ : 08/02/2018 KARARIN YAZ. TARİH : 28/02/2018 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İSTEM : Davacı vekili 18/06/2014 havale tarihli dilekçesinde özetle; davalı ...nin Müvekkil ... ihtiyacı olan elektriği ...sözleşme hesabı olan aboneliği ile davalı...den temin ettiği, S.M.S A.Ş ye verilen elektrikte 25/04/2014 tarihinde 06.00 – 16.21 saatleri arasında 10 saat 21 dakika 26/04/2014 tarihinde ise 00.40 – 06.15 saatleri arasında 5 saat 35 dakika olmak üzere toplam 15 saat 56 dakika kesinti olduğunu, davalı ...müvekkil firmanın kesinti nedeni ile uğranılan zararın tazminatı için 20/04/2014 tarihindeki müracaat edildiğini, davalı ... nin 09/05/2014 tarihinde müvekkili S.M.S A.Ş nin talebine olumsuz cevap verdiğini, davalı ... müvekkil S.M.S AŞ ye elektrik enerjisi veren hattın yapım bakım ve onarımından sorumlu olduğu, Davalı ... müvekkil şirketin S.M.S A.Ş ' ye enerji verdiği elektrik hattında aksaklıklar olduğunu, elektrik kesintisi nedeni ile 50.000,00 TL zararın davalıdan alınarak müvekkili şirkete verilmesine, talep tarihi olan 20/04/2014 tarihinden itibaren en yüksek yasal faiz uygulanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili 08/07/2014 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle, arızanın meydana gelme sebebinin Samsun Organize Sanayi Sitesi içinde bulunan köprü geçişinde dava dışı şirket olan ... nin boru döşemesi çalışmaları sırasında, müvekkilden nezaretçi talep etmeden çalışılmış ve XLPE kablolara farklı noktalardan zede verilmiş olduğu, farklı noktalarda hasar olması sebebiyle arızanın süresinin uzadığını bu sebeple müvekkilin hiçbir kusuru bulunmadığını, dava konusu hasarın ...tarafından yapılan çalışma esnasında meydana gelmiş olduğu, ...' nin davaya dahil edilmesi için başvurma zorunluğu doğduğunu, elektrik hattının mevzuata uygun olarak yapıldığını, müvekkil kurum veya çalışanlarının zararın meydana gelmesinde hiçbir kusur ve ihmallerinin bulunmaması nedeniyle haksız ve mesnetsiz davanın reddini savunmuştur. DELİLLER : Taraf beyanları, Bilirkişi raporu, fatura, ihbar dilekçesi, taraflardan gelen dilekçeler ve tüm dosya kapsamı. . KANITLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde Mahkememizin 2014/310 Esas 2015/622 Karar sayılı 03/07/2015 karar tarihli kararıyla, " Davanın reddine " karar verilmiş olup davacı vekilinin kararı temyiz etmesi üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2016/452 Esas 2016/15551 Karar sayılı ve 20.12.2016 tarihli ilamında; " Davacı vekili, bilirkişi raporuna itirazlarını bildiren dilekçesinde, uyuşmazlığın çözümü için mahkemece atanan ve karara esas alınan bilirkişi heyetinde yer alan bilirkişilerden elektrik mühendisi Bülent Bayraktar'ın davanın ihbar olunduğu...'nin personeli olduğu belirtilerek de rapora itiraz etmiştir. Mahkemece bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.Bilirkişi, bir davada çözümü yargıç tarafından bilinmeyen özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde, mahkemece oy ve görüşüne başvurulan üçüncü kişi veya kişilere denilmektedir. Bilirkişi veya bilirkişilerin de tarafsız olması asıldır. Bu nedenle, yasa koyucu bilirkişilerin tarafsızlığını sağlamak için bilirkişilerin de reddedilebileceğini HMK'nun 272 Maddesinde açıkça hükme bağlamıştır.Adı geçen bilirkişinin ihbar olunan ...' de görevli olması, ihbar olunanın da dava sonucunda verilecek karardan etkilenecek olması nedeniyle tarafsız olamayacağı sonucunu doğurur. Davacı vekili bilirkişinin tarafsızlığı ile ilgili iddialarını dile getirerek rapora itiraz etmiş, temyiz dilekçesinde bu beyanlarını tekrar etmiştir. Bilirkişin tarafsız olamayacağı itirazında bulunmuştur. Taraflar sonradan öğrendikleri veya yeni meydana çıkan ret sebebine dayanarak (mesela bilirkişinin tarafsız olmadığını ileri sürerek ) bilirkişi raporuna itiraz edebilirler ve yeni bir bilirkişi seçilmesini isteyebilirler. Mahkemece , davacı vekilinin bilirkişinin reddi mahiyetindeki dilekçesinin süresinde ve yerinde olduğu dikkate alınıp usulüne uygun şekilde yeniden bilirkişi kurulu oluşturulup, rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, şahsına itiraz edilen bilirkişinin bulunduğu heyetten alınan rapora dayanılarak karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir." denilmek suretiyle mahkememiz kararı bozulmuştur. Mahkememizce usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiştir. Mahkememizin 11/05/2017 tarihli 1 nolu celse ara kararında dosyaya rapor sunan bilirkişi heyeti dışındaki komisyon listesinden oluşturulacak 1 elektrik mühendisi, 1 makina mühendisi ve 1 mali müşavir bilirkişiden oluşacak heyetten yerinde inceleme de yapılmak suretiyle dava konusu hususunda rapor düzenlenmesi istenmiştir. Bilirkişiler Elektrik Mühendisi... S.M.M. Müşavir ... Makina Mühendisi ...'in 08/08/2017 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; elektrik enerjisinin tedarik sürekliliği, ticari ve teknik kalitesinin iyi olması hali dağıtım şirketleri ve kullanıcılar tarafından istenilen bir durum olduğu, arızaların da dağıtım şebekesi işletmelerinde öngörülemeyen doğal bir olay olduğu, enerji kablolarının döşenmesi işlerinin, TEDAŞ Genel Müdürlüğünün şartnamelerine uygun olarak yapıldığı YEDAŞ tarafından ifade edildiği, 01/01/2013 tarihinde yürürlüğe giren Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına ilişkin hizmet kalitesi yönetmeliğinin, kullanıcılara ödenecek tazminatın hesaplanması ve ödenmesi ile ilgili madde 16 kapsamında, kullanıcı zararının tazmini ile ilgili madde 26 ve tablo-6 ile ilgili dağıtım şirketi ticari kalite tablosu ticari kalite kod no 10 kapsamında herhangi bir tazminatın tahakkuk ettirilmesi gerekmediği, taraflar arasında düzenlenen ve dosya kapsamında incelenen sözleşme maddelerinin değerlendirilmesiyle anlaşıldığı, taraflar arasında düzenlenen 16/01/2004 tarihli Orta Gerilim Elektrik Satış Sözleşmesinin 17. Maddesinde " eletrik kesilmesine bağlı olarak herhangi bir zarar doğması ihtimali var ise Samsun Makina A.Ş nin zarar, ziyan veya herhangi bir nam altında tazminat talebinde bulunamayacağı, elektrik kesilmesine bağlı olarak işletmenin özelliğine göre herhangi bir zarar doğma ihtimali var ise abonenin ( ... nin) buna ilişkin tedbirlerini önceden almak zorunda olduğu" belirtilmiştir. Bu itibarla ve taraflar arasında akdedilen somut sözleşme maddelerine göre, söz konusu tarihlerdeki arızaların oluşumunda ve arıza sonrası çalışmalarda YEDAŞ ın bir kusurunun olmadığı ve davacıya herhangi bir tazminat ödemesine gerek olmadığı, görüş ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. İş bu dosya ile ilgili 08/02/2018 tarihinde karar verildiği HMK nın 294 /4 maddesi gereği kararın 1 ay içinde yazılması gerektiği ancak Hakimler ve Savcılar Kurulunca 16/02/2018 tarihinde, karar veren hakim ( ...) ...'in açığa alınması nedeniyle gerekçeli kararın kararı veren hakim tarafından yazılmadığı, 6100 sayılı HMK'nın 299. Maddesindeki " Hüküm sonucu tefhim edildikten sonra gerekçeli karar imzalanmadan, hâkim ölür veya herhangi bir sebeple imzalayamayacak hâle düşerse, yeni hâkim, tefhim edilen hükme uygun olarak gerekçeli kararı bizzat yazarak imzalar. Toplu mahkemelerde böyle bir durumun gerçekleşmesi hâlinde, hüküm diğer hâkimler tarafından imzalanır ve başkan veya en kıdemli hâkim tarafından, hükmün altına diğer hâkimin imza edememesinin sebebi yazılarak imza olunur." hüküm gereğince yetkilendirilen hakim (... )... tarafından tefhim edilen hükme uygun gerekçe yazılması gerekmiştir. Dava, elektrik abonesi davacının, 25/04/2014 ve 26/04/2014 tarihleri arasında meydana gelen elektrik kesintisi nedeniyle, kesinti sebebiyle yasal mevzuat uyarınca 50.000,00 TL tazminat ödenmesine ilişkin davadır. Davacının davalı ile elektrik abone sözleşmesi imzaladığı ihtilafsızdır. Davacı taraf belirttiği iki gün içinde elektrik kesintisinin toplan 15 saat 56 dakika kesinti olduğunu ( 25/04/2014 tarihinde 10 saat 21 dakika, 26/04/2014 tarihinde 5 saat 35 dakkika) iddia ederek, bu kesinti nedeniyle yasal mevzuat gereği tazminat ödenmesi gerektiğini iddia ederken, davalı taraf ise, kesintide kusurlarının bulunmadığını, nedenin ...'nin boru döşemeleri sırasında meydana geldiği, problemin süresinde giderildiğini, illiyet bağının bulunmadığını, 25/11/2014 tarihli cevabı müzekkere ile yönetmelik gereği günde 12 saati aşmadığı sürece herhangi bir hakkın doğmadığını, davanın ...'ye ihbarını talep etmiş olup, ihbar edilen ... vekili cevabında özetle, zarardan sorumlu olmadığını, kusurlarının bulunmadığını beyan etmiştir. Dava, davalının istemi doğrultusunda ...'ye ihbar edilmiştir. Davacı taraf 17/11/2014 havaleli dilekçesi ile, davasını açıkça, kesinti nedeniyle meydana gelen zarardan kaynaklanmayıp, sadece elektrik kesintisi ile ilgili 50.000,00 TL tazminat talep ettiğini açıklamış bulunmaktadır. Mahkememizce davaya konu dönem için meydana gelen kesintiye ait tüm bilgi ve belgeler celp edilmiş, tüm taraf delilleri toplanmış, olaya ilişkin uzman bilirkişi kurulu vasıtasıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmış bulunmaktadır. Bilirkişiler Elektrik Mühendisi ..., S.M.M. Müşavir ..., Makina Mühendisi ...'in 08/08/2017 tarihli bilirkişi heyet raporunun dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya yeterli olduğu anlaşılmış, davacı tarafın itirazları yerinde görülmemiş ve anılan rapor hükme esas alınmıştır. Davacı vekilince 16/08/2017 tarihli dilekçesi ile bilirkişi heyetinde bulunan Elektrik Mühendisi ...'ün serbest elektrik mühendisi olarak çalıştığı, mesleği gereği çizdiği projeleri davalı ...'ın onayına sunmak mecburiyetinde olduğu, bu sebeple tarafsız olamayacağı belirtilerek adı geçen bilirkişinin şahsına itiraz edilmiş, Mahkememizce de 23/11/2017 tarihli celsede davacı vekilinin bu itirazının reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 272.maddesi uyarınca "Hâkimler hakkındaki yasaklılık ve ret sebepleriyle ilgili kurallar, bilirkişiler bakımından da uygulanır." Aynı Yasanın 36.maddesi nazara alındığında davacı vekilinin 16/08/2017 tarihli dilekçesinde belirttiği bilirkişiye yönelik itirazın somut verilere dayanmadığı anlaşılmış itirazının yerinde olmadığı kabul görmüştür. Mahkememizce itibar edilen bilirkişi heyeti raporundan da anlaşılacağı üzere taraflar arasında düzenlenen 16/01/2004 tarihli Orta Gerilim Elektrik Satış Sözleşmesinin 17. Maddesinde " eletrik kesilmesine bağlı olarak herhangi bir zarar doğması ihtimali var ise ... nin zarar, ziyan veya herhangi bir nam altında tazminat talebinde bulunamayacağı, elektrik kesilmesine bağlı olarak işletmenin özelliğine göre herhangi bir zarar doğma ihtimali var ise abonenin ( ... nin) buna ilişkin tedbirlerini önceden almak zorunda olduğu" belirtilmiş olması ve söz konusu tarihlerdeki arızaların oluşumunda ve arıza sonrası çalışmalarda ... ın bir kusurunun olmaması nazara alındığında davanın reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli 35,90 TL harcın peşin alınan 853,90 TL harçtan mahsubu ile kalan 818,00 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT gereği reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 5.850,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, 4-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine, 6-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde, müracaat etmeleri halinde kalemde, müracaat etmemeleri halinde dosyaya hesap numarası bildirmiş ise hesaba aktarmak sureti ile, hesap numarası da bildirilmemiş ise masrafı gider avansından karşılanmak sureti ile PTT vasıtasıyla adreste ödemeli olarak davacı tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usülen anlatıldı.08/02/2018 Katip ... Hakim ... Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır.