İlk Derece Mahkemesi · Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/317 E. 2018/113 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/317
- Karar No
- 2018/113
- Karar Tarihi
T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2017/317 Esas - 2018/113 T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017/317 Esas KARAR NO : 2018/113 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... DAVALI : ... DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/04/2017 KARAR TARİHİ : 15/02/2018 KARARIN YAZ. TARİH : 28/02/2018 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İSTEM : Davacı vekili 19/04/2017 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin eski eşi... ile davalının çok yakın arkadaş olduğunu, müvekkilinin davalıya ait işyerinden kıyafet alışverişi yaptığını, müvekkilinin eski eşinin vefatından sonra davalının senetsiz alış veriş yaptırmayacağını ancak boş senet verirse alışveriş yapabileceği yönünde müvekkilini senet vermesi için ikna ettiğini, müvekkilininde yılların hatırına binaen ... ya güvenerek boş senet verdiğini, davalının müvekkiline karşı faizleriyle birlikte dava değeri kadar icra takibinde bulunduğu, açılan icra takibinden sonra müvekkilinin davalıyı aradığını davalının kendisine borcu olmadığı beyanını ses kaydına çektiğini, müvekkilin eşinin elinde kendisine ait senetler ve paralar olduğunu bu senetleri ve paraları geri verirse iş bu senedi de takipten çekeceğini söylediğini, müvekkilinin davalıdan 54.600,00 TL lik alışveriş yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu müvekkilinin ev hanımı olduğunu müvekkilinin davalıya sadece 1.000,00 TL kadar borcu bulunduğunu, söz konusu senetin sözde alacaklıya müvekkilinin, alacaklıdan kıyafet alışverişi yapmasından dolayı bir miktar borcu için teminat olarak verildiğini, müvekkilinin senete sadece kimlik bilgilerini yazdığını ve imza attığını, kendisine kıyafet borcu olduğunu iddia eden davalının tüm ticari defterleri incelendiğinde 54.600,00 TL lik bir kaydın olmayacağını, müvekkili hakkında hukuka ve yasaya aykırı olarak açılan icra takibinde müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, haksız ve kötüniyetli takip nedeni ile davalı hakkında %20 den az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı şirketi vekili 16/05/2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının davasının hukuka aykırı, haksız, icra takibini sürüncemede bırakma amacına yönelik bir dava olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususların hiçbirinin gerçek olmadığını, bu hususların da ancak müvekkilinin imzasını taşıyan yazılı belge ile ispat edilebileceğini, davacı tarafın davalı ile yaptığı konuşmanın ses kayıtlarının olduğunu bu ses kaydını kabul etmediklerini, hukuka aykırı delil niteliğinde olduğunu, davacının konusu TCK 132,133 ve devamı maddeleri uyarınca suç teşkil eden bu eylemi ile ilgili olarak, hakkında Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde cezai şikayette bulunduklarını, kötü niyetli davacının icra takibindeki alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine yargılama giderleriyle avukatlık ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Taraf beyanları, Samsun CBS nin 2017/14994 soruşturma sayılı dosyası, Samsun 9. İcra Müdürlüğünün 2017/47294 esas sayılı dosyası, Samsun CBS nin 2017/26062 soruşturma sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı. KANITLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKÇE: Dava, davacının Samsun 9. İcra Müdürlüğünün 2017/47294 esas sayılı dosyasındaki takip nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespiti için açılan menfi tespit davasıdır. Davaya konu Samsun 9. İcra Müdürlüğünün 2017/47294 E.sayılı dosyasında, alacaklının ...olduğu borçlunun ...olduğu 54600 TL asıl alacak 5471,59 Tl işlemiş faiz 163,80 Tl komisyon olmak üzere toplan davalı 60.235,39 TL üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi yaptığı anlaşılmıştır. Takibe konu bono incelendiğinde keşidecisinin ... lehdarın ... olduğu düzenleme yerinin Samsun düzenleme tarihinin 11.03.2016 tarihi vade tarihinin 14.04.2016 tarihi olduğu senedin 54600 TL meblağlı olduğu senedin malen ibareli olduğu görülmüştür. Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/26062 soruşturma dosyası incelendiğinde; müştekinin ... şüphelinin ... oldukları şüpheliye isnad edilen fiilin 11.03.2016 düzenleme tarihli 14.04.2016 vade tarihli 54600 TL meblağlı bonoya açık halde atılan imzanın kötüye kullanılması eylemi olduğu şüpheli hakkında atılı suçtan dolayı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği kararın kesinleştiği görülmüştür. Bahse konu Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/26062 soruşturma dosyasında ...'ün yazılı beyanı incelendiğinde; bahse konu senedi hatıra binaen boş olarak imzalayıp verdiğini beyan ettiği ...'nın ise bahse konu senedi davacının şirketleirne olan borçlarından dolayı verdiğini beyan ettiği görülmüştür. Mahkememizce yapılan yargılama sonucu toplanan delilerden; davanın menfi tespit davası olduğu, ihtilafın davaya konu bononun davalıya hatra binaen boş olarak verilip verilmediği ve senedin bedelsiz olup olmadığı noktalarında toplandığı, davayı ispat yükünün MK'nın 6 ve HMK'nın 190. maddeleri gereğince davacı tarafta olduğu, celbedilen Samsun C. Başsavcılığı'nın 2017/26062 soruşturma dosyasında açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçundan dolayı davalı hakkında yapılan soruşturmada 25/12/2017 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, bu karar aleyhine yapılan itirazın reddedildiği, davacının iddialarının ispatı yönünde herhangi bir yazılı belge ibraz edemediği, en son olarak yemin deliline dayanılmadığı görülmekle ispatlanamayan davasının reddine karar vermek gerekmiştir. Davalının rızası dışında kayıt edilen ses kayıtlarının delil olarak değerlendirilmesinin yasal olarak mümkün olmaması nedeniyle bu yöndeki talebinin reddine karar verilmiştir. Yine davaya konu hususun yazılı delilerle ispat edilmesi gerektiğinden davacının tanık dinletme yönündeki taleplerinin reddine karar verilmiştir. Davacının talebi üzerine ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilmediğinden davalının tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın REDDİNE 2-Takibin durdurulmasına yönelik kararı verilmediğinden davalının icra inkar tazminatı talebinin reddine 3-Alınması gerekli 35,90 TL harcın peşin alınan 1.028,67 TL harçtan mahsubu ile kalan 992,77 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince red edilen miktar üzerinden hesaplanan 6.976,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, 5-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına. 6-Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine. 7-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde, müracaat etmeleri halinde kalemde, müracaat etmemeleri halinde dosyaya hesap numarası bildirmiş ise hesaba aktarmak sureti ile, hesap numarası da bildirilmemiş ise masrafı gider avansından karşılanmak sureti ile PTT vasıtasıyla adreste ödemeli olarak davacı tarafa iadesine, Dair, Taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Samsun Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usülen anlatıldı .15/02/2018 Katip ... Hakim ... İş bu dosya ile ilgili 15/02/2018 tarihinde karar verildiği HMK nın 294 /4 maddesi gereği kararın 1 ay içinde yazılması gerektiği ancak Hakimler ve Savcılar Kurulunca 16/02/2018 tarihinde, karar veren hakim (... ) ...'in açığa alınması nedeniyle gerekçeli kararın kararı veren hakim tarafından yazılmadığı, 6100 sayılı HMK'nın 299. Maddesindeki " Hüküm sonucu tefhim edildikten sonra gerekçeli karar imzalanmadan, hâkim ölür veya herhangi bir sebeple imzalayamayacak hâle düşerse, yeni hâkim, tefhim edilen hükme uygun olarak gerekçeli kararı bizzat yazarak imzalar. Toplu mahkemelerde böyle bir durumun gerçekleşmesi hâlinde, hüküm diğer hâkimler tarafından imzalanır ve başkan veya en kıdemli hâkim tarafından, hükmün altına diğer hâkimin imza edememesinin sebebi yazılarak imza olunur." hüküm gereğince yetkilendirilen hakim ( ...) ... tarafından tefhim edilen hükme uygun gerekçe yazılması gerekmiştir. Katip ... Hakim ... ¸e-imza ¸e-imza Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır.